Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Şiir Dünyası

    Hürriyet Haber
    09.09.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 09.09.2000 - 00:01

    Bir portre : Hatice KUZGUN

    Şiir, öykü, resim üçgeninde

    HATİCE Kuzgun, Ataol Behramoğlu'nun ‘‘Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var’’ şiirinin hayranı. Bu şiiri yaşam ilkesi edinmiş. Çünkü, Kuzgun'da bir insanı sevmekle başlar her şey, diyor.

    Soğuk bir ocak sabahı Eğirdir'de dünyaya merhaba diyen Hatice Kuzgun, ilk ve orta öğrenimini bu şirin ilçede tamamladıktan sonra Isparta Kız Öğretmen Lisesi'ne başlar.

    HER DALDA VAR

    Eğitim daha bitmemiştir O'nun için. Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nden ön lisans, Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü'nden de lisans diplomasınu alır.

    Öğretmenliğin yanında öyküler ve şiirler de vardır Kuzgun'un yaşamında... Ve bir de resim...

    İlk öykü kitabı Güllük'te Akşam'ı yayınlar 90'lı yıllarda. Bunlar şiirsel bir anlatımla kaleme alınmış gözlemci, duygulu, insancıl öykülerdir.

    Resim çalışmalarını sürdürür. Üç kişisel sergi açar ve karma sergilere katılır.

    RENKLİ YAŞAM

    Bir şiirinde, ‘‘Çılgınlıklar kadehlerde gizli/Kilitsiz/Boşaldıkça; sersem, sessiz, kimliksiz/İğde dalı, salkım söğüte sevdalı/Akşam yeli estikçe/Selam veriyor suya’’ diyen Kuzgun, bugünlerde ilk şiir dosyasının kitaplaşmasını bekliyor.

    Hatice Kuzgun'un Antalya'daki yaşamı resim, öykü ve şiir üçgeninde; bir de kimi akşamları dostlarıyla birlikte Hasan Ağa'da sürüp gidiyor.

    Kuzgun'dan bir şiir

    Yeşili Üşümüş Çam

    Serçeyle yeşili ayıramayan

    Dikeni düşmüş,

    yeşili üşümüş

    Akşamı gölgesiz

    Sevgiyi geç öğrenmiş

    canım ben

    Bir gün konuk gelirsen bana

    İp merdiven atar aya

    Çiçek toplarım sana

    Dargın buluta uğrar

    Derdimi döker, içimi çeker

    Gülerek yine de

    Gözlerimi silerim yaprağımla

    Yanımda telli duvaklı akasya

    Bir de şu kıskanç

    kozalak olmasa

    Tutsam eteğini

    Sevgi yeşile dünya

    Gelinim olur musun sen?

    ANSAN'IN

    EYLÜL

    ETKİNLİKLERİ

    3 11 Eylül- 1 Ekim

    Resim sergisi

    Mehmet Göncü

    Yer: ANSAN Sanat Galerisi

    3 12 Eylül Salı

    Dolunay'da Şiir Gecesi

    Yer: Akdeniz Aile Plajı

    Saat: 21.00

    3 23 Eylül Cumartesi

    Güz Şiirleri

    Antalyalı Şairler

    Yer: ANSAN

    Saat: 18.00

    3 24 Eylül Pazar

    ANSAN Dayanışma Gecesi

    Özgürlük, Sevgi, Barış, Şiir ve Müzik Yemeği

    Yer: Hasan Baro Restaurant

    Saat: 19.30- 24.00

    BAHÇE DERGİSİ

    Son yaz sayısı

    Ölüm temasında

    Antalya'da yayınlanan ve Türkiye genelinde dağıtılan Kültür ve Edebiyat Dergisi BAHÇE son yaz sayısını ‘‘Ölüm’’e ayırdı.

    Dergide ölüm üzerine yazılmış düz yazı ve şiirler var. Bahçe'nin Sahibi ve Yazıişleri Müdürü Mehmet Tosun, okura seslendiği sunuş yazısında neden bu konuyu işlediklerini söyle anlatılyor:

    ‘‘Ölüm olgusu dirimle birlikte sonsuza dek güncelliğini koruyacak. Bu sorunsal, genellikle nasıl yaşanacağını bilemeden öldüğü söylenen insanoğlunun evrensel gerçekliği Ama Shaw'un dediği gibi doğal ve sonsuz olan yaşamdır; doğal ölüm diye tanımlanabilecek bir şeyin var olduğu kanıtlanamamıştır çünkü hala... Ve iki büyük korkunun Tanrı ve Ölüm korkusunun insanları mutsuz kıldığını söyleyen Epikuros hala savaşımını yaşama sanatından yana sürdürüyor: Ölüm gelecek diye acı çekmek en büyük aptallıktır. Ölüm varken biz yokuz, biz varken dre ölüm yok; onunla hiçbir zaman buluşamayacağız ki...’’

    FAKSIMIZA DÜŞENLER

    Beni Kendinde Ara

    Beni bir çağlayanda değil/Beni bir derede ırmakta ara/Beni görkemli ağaçlarda değil/Yerdeki küçük otlarda ara/Beni yeni açmış gizemli bir gülde değil/Ona güzellik veren kokusunda ara/Beni yukarılarda gökyüzünde değil/Her gün bastığın toprakta ara/Beni güneşte ay da değil/En küçük yıldızlarda ara/Beni hırçın dalgalarda değil/Saf, beyaz köpüklerde ara/Beni soğuklarda ayaz gecelerde değil/Sabahın bir çiğ tanesinde ara/Beni azgın sellerde değil/Bir yağmur damlasında ara/Beni karanlık gecelerde değil/Mehtapta yakamozların arasında ara/Beni uçsuz bucaksız çöllerde değil/Bir yudum su gibi seraplarda ara/Beni gülen gözlerde değil/Hüzünlü göz yaşlarındaki yüzlerde ara/Beni söylenmiş bilinen şeylerde değil/Söylenmeyenlerin içinde ara/Beni kinde, nefrette, kıskançlıkta değil/Sevgide, saygıda güzel olan her şeyde ara/Beni ihanetlerde, yanlışlarda, yalanlarda değil/Doğrularda, iyilerde ve gerçeklerde ara/Beni yanında değil/Rüyalarda, hayallerde anılarda ara/Ve...Beni bende değil

    Kendinde ara.'' <ı>Gönül ÜNAL

    Kim Uğursuz

    Dördüncü Mehmet av meraklısı

    Bir av günü her attığı karavana

    Av dönüşü dalkavukları: ‘‘Sultanım, ava çıkarken Bir bektaşi geçti uzağımızdan O'dur avımıza uğursuzluk getiren.’’ Avcı Mehmet buyurmuş:

    ‘‘Tez getirile o derviş huzuruma!’’

    Erenler yaka paça getirilmiş huzura. Ve Mehmet Gürlemiş:

    ‘‘Uğursuzluk getirdin avıma

    Gün boyu iki keklik bile düşmedi torbama Tez başın vurula!’’

    Erenler, ‘‘başım sizindir Sultanım’’ demiş. ‘‘Yalnız bir çift sözüm var izin verirseniz

    Siz bana restgeldiniz iki keklikten oldunuz Ben size rastgeldim bi kelleden Söyleyin şimdi kim uğursuz?’’

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı