Gündem Haberleri

    Şiir Dünyası

    Hürriyet Haber
    02.09.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Güzel olanı yazıyorum

    Zaman geçerken, geçiştirmelerde/Ve kandırırken kendimizi/En olmadık yerlerde/Umutlar da küçülmüşse eğer/Bir nokta mı koysak/bir virgül mü/bir ünlem mi!

    70'li yıllarda şiirle tanışan Erol Üneral, o günden bugüne yüzlerce şiir yazdı. O yıllarda Hürriyet Gazetesi'nde şiir sayfası hazırlayan Şair Ümit Yaşar Oğuzcan, Üneral'ın bazı şiirlerini yayınlayınca, daha bir sıkı sarılmış şiire.

    Şiir O'nun için bir aşktı.

    ‘‘En büyük hobim ve olmazsa olmaz diyebileceğim şey, çocuklarım Ufuk-Deniz ve bir de Antalya-Akdeniz’’ diyor konuşmamızın bir yerinde Üneral.

    Dolmuşların geçtiği bir caddenin hemen köşesinde Sezi Tekstil adı ile butik işleten ve ekonomi çarkını bu yolla döndürmeye çalışan Üneral, l993 yılında Antalya'ya yerleşti. 1997 yılında çalıştığı turizm sektöründen emekli oldu.

    ÇANAKKALE'DE DOĞDU

    1953 yılında Çanakkale'de doğan ve babası memur olduğu için bir çok kenti dolaşan Üneral, ilk ve orta öğrenimini Kütahya'da, yüksek öğrenimini ise Ankara Teknik Yüksek Öğretmen Okulu'nda tamamladı ancak öğretmenlik yapmadı ve ticarete atıldı. Ticarette de kendi deyimiyle para kazanamadı sadece deneyim kazandı. Bir süre politikayla uğraşsa da gördüğü 'çirkinlik çıkar ilişkileri' nedeniyle de politika macerası fazla sürmedi.

    Erol Üneral, kendisini şöyle anlatıyor:

    ‘‘Sayısını bilmediğim kadar şiir yazdım. Bazen kendime takılıyorum, Erol sen aşık olunca yazarsın diye. Öyle çok yazmışım mı, öyle çok aşık olmuşum mu bilemiyorum. Beş senedir Antalya Beyaz Baston Körler Derneği'nde fahri olarak çalışıyorum. Her zor anımda, o görmeyen insanların yaşam sevinçleri benim de yaşamdan keyif almamı sağlıyor ve onları çok seviyorum.’’

    Butiğin panosunda şiirler var zaman zaman değişen. İşte onlardan biri; ‘‘Her yalnızlığımda/Sen düşüyorsun aklıma/Öfkelere kapılıyor yüreğim/Değer miydi şu ölümlü dünyada/Gözlerimde/Ellerin, tenin, bedenin.’’

    Üneral'dan bir şiir

    Bir Oyundu Yaşamın

    Hep küçük sevdalara soyundun/Hırçın rüzgarlar gibi gelip geçerken ömrün/Hep küçük insanlarla oynadın/mutluluk oyununu/Bu kaçıncı açmazlığın, kaçıncı yıkım/Bir başka kentin sokaklarında bıraktığın/Her yenilginin, ayrılığın ardında/Sığınacak bir liman bulamazken/Kendini yargıladın, suçlular aradın/Oysa rejisi, senaryosu belli/Bir oyundu senin yaşamın/Şimdi bir beklemedesin/Güneşin ardından, yağmur bulutlarının/ ıslığını özleyen/Kurak topraklar gibi/Beyin yorgun, yürek ezgin/Oyun antrak vermiş, ışıklar yakılmış/Seyirciler antre'de, oyuncu şaşkın/Sen şu an provalarını sıkı yap, kendine/İyi değerlendir bu arayı/Bir sonra gonk vuracak, yine ışıklar sönecek/Oyunun bir başka perdesi/Başka kişilerle, kimbilir nasıl/Sahneye konacak'

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı