Gündem Haberleri

    Şiir Dünyası

    Hürriyet Haber
    27.05.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    ‘Huzur Köşkü’nde bir şair

    Bir portre : Hüseyin DEMİRHAN

    ORHAN Veli, yıllar yıllar önce Louıs Aragon'un o güzel şiiri Elsa'nın Gözleri'nin ancak dört tane dörtlüğünü çevirmişti. Uçsuz bir denizdir bulanır kuş gölgelerinde/ Sonra birden güneş çıkar, o bulanıklık geçer/Yaz meleklerin eteklerinden bulutlar biçer/ Göklerin en güzeli buğdayların üzerinde, diye başlayan o güzelim şiiri, Hüseyin Demirhan, birkaç yıl önce tümünü çevirdi. Aynı adı taşıyan şiir kitabı ise yine Demirhan'ın çevirisiyle bugünlerde yayınlanmaya hazır bekliyor.

    KÜLEBİ'NİN ÖĞRENCİSİ

    Hüseyin Demirhan, 1927 yılında Eğirdir Gölü'nün kıyısında doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Antalya Lisesi'nde tamamladı. Cahit Külebi ile cavit Orhan Tütengil'den edebiyat ve felsefe dersleri aldı. 1950 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi. Bir süre felsefe öğretmenliği yapan şairimiz, 1950-1966 yılları arasında Turizm ve Tanıtma Bakanlığı'nda fransızca çevirmenliği yaptı.

    TDK'DAN ÇEVİRİ ÖDÜLÜ

    Atina'da bir süre Basın Ateşiliği yapan Demirhan, daha sonra TRT'ye geçti ve oradan emekli oldu. Platon'dan yaptığı Devlet çevirisiyle 1974 yılında Türk Dil Kurumu Çeviri Ödülü'nü aldı.

    Hüseyin Demirhan, şimdi Antalya'da Yaşlıları Koruma Derneği'nin(YAKODER) Huzur Köşkü'nde yaşamını sürdürüyor. Ziyaretimiz sırasında, yıllar önce yazdığı İlma'ya Mektup'u okudu. Bu şiiri Nurullah ataç, çok sevmişti.

    O'nu bir akşam Baro Bar'da görürsünüz, bir başka akşam ise Hasan Ağa'da. Camları kalın gözlüğünün arkasında gözleri her daim fıldır fıldırdır.

    BİR DEMET ANI

    Gür sesiyle kimi zaman şiir okur, kimi zaman ise geçmişten bir demet anı sunar çevresindekilere. Bir süre önce, Fransız şairlerden yaptığı çevirilerden oluşan Elveda Gençlik Yasemini Ömrün, kitabı Akdeniz Sanatevi tarafından yayınlandı.

    İLMA’YA MEKTUP

    İşte böyle İlma, öldürdüler beni

    Meyve dalında, bal

    peteğinde çürüdü

    Yoksulluk, gariplik

    yetmezmiş gibi

    İnsanları bir katılık bürüdü

    Bitti rüyaların en güzeli.

    Ama üzülme ben ölmeyeceğim

    Etlerim, kemiklerim de dağılsa

    Bil ki ben o saksıdaki çiçeğim

    Gözlerin yapraklarına takılsa

    Sana için için gülmeyeceğim

    Ben her sabah güneşle doğan

    Sonsuzca genç, sonsuzca

    yeni olan.

    Hüseyin DEMİRHAN

    Şiirimin bittiği yer

    Yaşamanın bedelini ödemek bu kadar güç/Omuzumdaki bunca yük kimin/Bitmez bir kederdir bu/Ve uzanır yolumda tüm yaşamların o ruh bulutu/Sarar sanki beni yarınlarımı bitirir gibi/Benden yana güneş hep gölgeli kaldı/Ve geldi artık bu kışın da son günü/ Bahar mı bu gelen/Yapraklar yeşilde ve tomurcuğunda bir çiçek saklı/Oysa ben kaygılıyım/Bu aptal çiçek yine açar ve yalancı bahara kanar/Kaçmıyorum ama neden içimde bir yalnızlık var/Göçmen kuşlar yokoldu/Sonra alıcı kuşlar kartallar/Gökyüzünde savrulan sığırcıklar bile azaldı/Bir zamanlar meydanlarda otlayan sığırlar ve buzağıları/ Atlar ve tayları/ Ve eşekler sıpalarıyla ne çoktular/İnsanlarsa günümüzde beşiz altız doğuyorlar/Ve diyorlar ki bana/Kimse kimsenin umurunda olmamalıymış/Daha dünya büyükmüş/Gözlerim mi bozuk yoksa benim/İşte yeşiller saksılarda/Ve yine övünçle diyorlar ki bana/Bak topraklar dümdüz/Çamursuz beton ve asfalt/Ve yolcu yolunda adımsız/Vallahi ya olacağım bir deli/Ya falezlerden atacağım kendimi. Cengiz ALACAOĞLU

    FAKSIMIZA DÜŞENLER

    Perişan

    Çok zormuş ayrılık

    sevince insan

    Güzel gözlerine hasretim inan,

    Kimsesiz kalmışım yok ki soran

    En güzel günlerim oldu perişan.

    Anladım rahat yok bu

    yalan dünyada

    Yokluğun bir ateş sanki,

    bir rüya

    Aşk yolunda koşan

    mutlulukmuş güya

    Benim gibi var mıdır aşktan

    perişan.

    Uslanmaz bu gönül hasret

    çekse de

    Bir ömür böyle geçti

    burada bitse de

    Hiç umurumda değil ecel gelse de

    Mutluluk yolunda

    oldum perişan.

    Turgut GÜLER

    Aşk

    Şiirleri

    Saçların

    Saçların çırçıplak

    omzundan aksın

    Mermer üzerinden

    geçen su gibi

    İçinde bir ezgin his

    duyacaksın

    Yaz vaktinin gündüz

    uykusu gibi

    Saç tel tel, örtüler hep

    tül tül düşer

    Gözünün değdiği yere

    gül düşer

    Sonunda sana da bir gül düşer

    Gönlümün şimdiki

    duygusu gibi

    Dillerde dökülüp sayılır saçın

    Sıcak nefeslerle bayılır saçın

    Bir tütsüdür, kalbe

    yayılır saçın

    Kararan gözlerin buğusu gibi

    Misafir

    Bir gece misafirim olsan yeter

    dolar odama lavanta kokusu;

    Soğur sevincinden sürahide su.

    Ay pencerede durup durup

    güler.

    Havva kızların en dilberini

    Görsün diye aya karşı soyunsan

    Okşasam, öpsem, koklasam bir zaman,

    Vücudunun ürperen her

    yerini.

    Teneffüs eder gibi seviştikçe,

    Doğacak çocuğum aklıma

    gelir;

    Şiir söylerim saadete dair,

    Odama misafir olduğun gece.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı