Sigortada sahteciliğe dedektifli önlem

A.A.
17.10.2007 - 11:55 | Son Güncelleme:

Sigorta şirketlerinin, bir arabayı birkaç şirkete sigorta ettiren, otomobilini saklayıp (çalındı) diyen, ya da hasarlı aracı sigorta ettirmeye çalışarak, sistemi suistimal edenlere karşı, 'dedektiflik bürolarıyla' çalıştıkları bildirildi.

Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mustafa Us, bölge acenteleri toplantısına katılmak üzere geldiği Adana'da,  Türkiye'de, önceki yıllara göre sigorta bilincinde gelişme kaydedilmesine rağmen, suistimallerdeki artışın dikkat çekici boyutta olduğunu belirtti.

Türkiye'de, 70 dolardan 90 dolara kadar çıkan kişi başına prim üretiminin, gelişmiş ülkelerde 2 bin 500 ile 4 bin 500 dolar arasında değiştiğini vurgulayan Su, “Bir yandan sigorta pastasını büyütmeye çalışırken, diğer yandan artan kötü niyetli eylemleri önlemek için aklımıza gelen her yönteme başvuruyoruz” dedi.

Su, bir arabayı birkaç şirkete sigorta ettiren, otomobilini saklayıp (çalındı) diyen, ya da hasarlı aracı sigorta ettirmeye çalışanlar başta olmak üzere sigorta şirketlerinin sırtından haksız kazanç sağlamak isteyenlere karşı dedektiflerle çalıştıklarını belirterek, şunları söyledi:
“Şüphelendiğimiz durumlarda, daha çok emekli polislerce kurulan dedektiflik büroların başvuruyoruz. Araç hasarında rapor tutan polislerimiz de son derece duyarlı. Bunun yanı sıra son yıllarda sigorta şirketleri arasında da yoğun bir işbirliği var. Hasar kontrollerinde daha etkin yöntemler kullanmaya çalışıyoruz.

Bir araç sigortalıysa, sisteme girildiğinde (yürürlükte poliçesi var) uyarısı çıkıyor ancak, (minareyi çalan kılıfını uydurur) misali bu kişiler motor ve şase numaralarını değiştirerek, yine aynı yöntemlere başvuruyorlar. Araç kaskosu branşı en riskli branş olarak karşımıza çıkıyor.”

Su, aynı suistimale sağlık sigortasında da rastlandığına dikkati çekerek, “Sağlık sigortası olan genç bir kişinin, yerine yaşlı bir adamın ameliyat olduğuna denetçilerimiz tanık oldu” dedi.

KARA PARA İLE MÜCADELE-

Su, 18.10.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında, kara para ile mücadelede de sigortacılar olarak sorumluluklarını yerine getirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:
“Bu kanun kapsamında, şüphe gördüğümüz tüm paraları araştırmakla mükellefiz. Sigorta bedeli olarak bize aktarılan para bankacılık sisteminden geliyorsa daha rahat davranıyoruz ancak, para nakit olarak kasamıza veriliyorsa ve miktarı çok yüksekse Başbakanlık Mali Suçları Araştırma Komisyonu'na ihbarda bulunuyoruz, onlarla sürekli işbirliği halindeyiz.”

“OTOMOBİLİMİZİ CANIMIZDAN ÇOK SEVİYORUZ”

Su, Türk sigortacılık sektöründe lokomotif branşların kaza ve trafikte yoğunlaştığına dikkati çekerken, “Sigorta pastasının branşlara göre dağılımına bakıldığında, halen otomobilimizi canımızdan çok sevdiğimiz görülüyor. Bu branşlar riskli, suistimalin en fazla olduğu branşlar olduğu için de aldığımız primler ödediğimiz hasarları karşılamıyor, zarar ediyoruz” diye konuştu.

Avrupa ülkelerinde sigorta pastasının yüzde 60 civarını hayat sigortasından oluşurken, Türkiye'de kişi başı 90 dolarlık sigorta priminin ancak, 10-12 dolarını hayat sigortasının oluşturduğuna dikkati çeken Su, “Hayat sigortalarının önemli bölümü de, bankaların kredi verirken zorunlu tuttuğu hayat sigortası poliçelerinden kaynaklanıyor. Türkiye'de sigortaların yüzde 84'ünü elementer dediğimiz grup oluşturuyor” dedi.

Su, geçen yıl ödenen toplam sigorta priminin 10 milyar YTL civarında olduğu düşünüldüğünde, Türkiye'de daha kullanılmamış büyük bir pazar olduğunun görüleceğini, bu nedenle sigortacıların sektörün geleceğine iyimser baktıklarını sözlerine ekledi.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı