Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sigarayı bırakma masrafına vergi indirimi var

SİGARA içenler ve içmedikleri halde, dumanından etkilenip pasif içici durumuna düşenler için 19 Temmuz 2009’dan itibaren, “yeni bir dönem” başladı.Birçok mekanda sigara içmenin yasaklanması ve bu yasağa uyulmaması halinde, hem içene hem de mekan sahibine ceza uygulanması, sigara içme yasağına uymayı zorunlu kıldı.

Çok kişi de sigarayı bırakma kararı aldı. Bazıları da bunun için tedavi görüyorlar.

TEDAVİ GİDERLERİ

Sigarayı bırakma programları ve tedavileri için yapılan masraflar, gider gösterilmek suretiyle, vergi matrahından indiriliyor ve sonuçta daha az vergi ödeniyor.

Sadece sigara değil, alkol bağımlısı olanların da alkol müptelalığını tedavi masrafları da gider gösteriliyor ve daha az vergi ödenebiliyor.

BAŞKA NELER İNDİRİLİYOR?

O kadar çok ki... Örneğin;

yüzme bilmeyenlerin “yüzme dersi”, dans bilmeyenlerin “dans dersi” masrafları, faturası alınmak suretiyle gider gösterilip, daha az vergi ödenebiliyor.

Bitmedi devamı var;

- Kürtaj giderleri, doğum kontrol hapları, kısırlaştırma giderleri,

- Takma dişler, diş telleri, gözlükler, takma kol-bacak, ortopedik ayakkabılar ve tekerlekli sandalyeler için yapılan ödemeler,

- Akupunktur giderleri,

- Konutlar ve yazlık evler için kullanılan kredilerin faizleri ve daha birçok harcama gider olarak gösterilebiliyor.

NE ZAMAN BAŞLADI?

Şimdi diyeceksiniz ki “Bu harcamaların gider gösterilmesi ne zaman başladı?”

Hemen yanıtlayalım, bu uygulama çok uzun süredir var.

Ancak, Türkiye’de değil Amerika’da!..

Türkiye’de ise sadece gelir vergisi beyannamesi verenler, sınırlı olarak eğitim ve sağlık harcamalarını gider olarak gösterebiliyor. Beyan ettiği gelirin yüzde 10’unu aşmamak üzere indirim konusu yapabiliyor.

DARISI BAŞIMIZA

Konunun yabancısı olanlar “Darısı başımıza” dileğini yadırgayabilirler. Türkiye’de yukarıdaki harcamaları ve daha bir sürü harcamayı gider yazamayanlar, yaptıkları harcamaların karşılığında belge almak konusunda pek istekli değiller. Alacakları belge, “gider yazma” ya da “vergi iadesi” şeklinde işlerine yaramadığı için fatura ya da fiş istemiyorlar. Hatta pazarlık yapmak suretiyle, KDV’sini ödemeyip fiyat indirimi şeklinde avantaj da sağlayabiliyorlar. Bu avantaj, karşı taraf için de söz konusu. Onlar da gelirini gizlemiş oluyor ve vergisini ödemiyorlar. Böyle olunca, ortak çıkarlar birleşiyor, kayıtdışılık da başını alıp gidiyor.

Oysa, yukarıda belirtilen giderler de dahil olmak üzere, çoğu harcamanın bırakınız tamamını, yüzde 25’ini gider yazabilseler, fatura ve fiş alacaklar, karşı taraf da kestiği fatura ve fişin tamamını yani yüzde 100’ünü gelir yazıp vergisini ödeyecek. Bundan en çok kazançlı çıkan da kuşkusuz Maliye olacak.

Nedense yıllardır bu kadar basit bir olay, bir türlü anlaşılamadı...

X