"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Sigara paketlerinde şiddete hayır!

Tam bir yıl önce bu zamanlar Tayland’dan bir izlenim yazmışım; sigara paketlerinin üzerindeki ‘caydırıcı’ fotoğraflarla ilgili...

Berbat olmuş bir akciğer fotoğrafı... Parmakları kesilmiş bir kadın... Boğazı delinmiş, parçalanmış bir adam...

Sigara paketleri böyle satılıyordu Tayland’da, şimdi aynı uygulama 1 Ocak’tan itibaren Türkiye’de de başlayacak.

Çeşitli uyarılar eşliğinde 14 korkunç fotoğraflı uyarı sigara paketlerinde yer alacak. Yüzde 20 civarında sigarayı azalttırdığı söyleniyor bu uygulamanın ama ben kesinlikle inanmıyorum.

Çünkü bu fotoğraflı sigara paketlerine kontr olarak çoktandır rengarenk, sevimli sigara kılıfları çıktı dünyada...

Bizde de var bu kılıflardan.

Çirkin sigara paketini alır almaz bu kılıfın içine koyuyor tiryakiler ve bir daha paketin üzerindeki fotoğrafı görmüyor.

Dünyada restoranlar, barlar kibrit verir gibi bu sigara kılıflarından hediye ediyor müşterilerine.

Rengarenk sigara paketi kılıfının bir yerine de restoranın adını, telefonunu yazarak reklamlarını yapıyorlar.

Bizde de mekanlar şimdiden hazırlamalı bu promosyon kılıflarından, tiryakilere promosyon olarak vermek için...

Umarım bizdeki uygulamada kan, boğazı parçalanmış adam, ameliyat görüntüleri gibi çok sert fotoğraflar yer almaz.

Daha soft görüntüler seçilmeli... Umarım yukarıdaki gibi korkunç fotoğraflar konulmaz sigara paketlerinin üzerine...

Çünkü sigara kullanmayanların da görüş alanında olacak bu paketler.

Sigara içmediğiniz halde, bir akşam yemeğinde bu sigara paketinin masanızda olduğunu düşünün.

İştah mı kalır insanda?..

Barda boğazı patlamış bir adam fotoğrafına karşı kadeh kaldırmak hiç iç açıcı değil...

Sigara içmeyen biri olarak ben niye maruz kalıyorum bu çirkin sahnelere?

Bu yüzden sigara paketlerindeki fotoğraflı uyarılarda şiddete hayır!

Hepimizin gözüne her dakika kanlı fotoğrafların sokulması şiddetin daniskasıdır çünkü...

Tarkan, Amerika yerine Rusya pazarına oynasaydı...

İnsanın hayallerinin peşinden gitmesi güzeldir...

Ama olmayacak duaya da amin dememeli...

Tarkan yıllarca Amerika’da iş yapabilmek, albüm çıkarabilmek için uğraştı durdu.

Oralara yerleşti, Ertegün’ün himayesine girdi, ıngilizce albümler çıkardı, emek harcadı, zaman harcadı...

Amerikan rüyası için harcadığı enerjinin yarısını Rusya pazarı için harcasa şu an Avrupa’nın daha çok ilgisini çekerdi...

Yıllar önce Moskova’ya gittiğimde gözlerimle görmüştüm.

Bir hafta sonra Moskova’da konser verecek Tarkan’ın gençler üzerinde nasıl heyecan yarattığını...

Gördünüz işte son Rusya turnesini...

St. Petersburg’da, Moskova’da, ıstanbul konserleri kadar seyirci topluyor.

Türk narenciyecilerin Rusya’ya yaptıkları Tarkan’lı portakal reklamları sanatçının popüleritesini iyice yükseltti.

Ama sorsan Tarkan’a, burun kıvırır Rusya’ya...

Varsa yoksa hâlâ Amerika...

Sevdiğim başka, sevenim başka hesabı...

Oysa artık anlamalı, Batı’da hiçbir zaman “Doğu’nun Prensi” olarak anılmayacağını...

Eyvah! Fink klişesi spor sayfalarına da sıçradı

Magazin sayfaları Rita Fink haberlerinde yıllarca hep aynı başlıkları attı;

Rita, fink attı...

Gecelerde fink attı...

Magazin sayfalarının Rita haberlerindeki değişmez klişesi bu.

Avşar Kızı da böyleydi, neyse ki bu berbat tanımlamadan bir süredir vazgeçmiş gözüküyor magazin basını.

Eyvah ki ne eyvah, Beşiktaş’ın Alman oyuncusu Michael Fink’le birlikte bu kâbus spor sayfalarına da sıçradı.

Son Fenerbahçe derbisinden Beşiktaş galibiyetle çıkınca ve de Fink iyi oynayınca spor sayfaları en kolay klişeye sarıldı:

Mustafa Denizli Fink attı...

Michael sahada Fink attı...

İlk akla geleni başlığa taşımak en kolayıdır ama sıradanlığı da beraberinde getirir.

Biraz daha kafaları yorsak nasıl olur beyler...
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI