Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Sığ Düşünenler Cumhuriyeti!

    Hürriyet Haber
    28.10.2003 - 00:00 | Son Güncelleme: 28.10.2003 - 00:01

    1929'da telefon abone sayısı 15 bin 262 iken, 2002 yılında bu rakam yaklaşık 19 milyona ulaşmış. Okumuyoruz, yazmıyoruz ama konuşuyoruz. Sığ düşünmelerimizin nedeni de bu. Ah bir gerçekten düşünebilsek. Ama önce bunu Atatürkçü geçinenlerin anlaması, kafalarındaki kalıpları kırması lazım.Türkiye'nin 80 yılda büyük atılım yaptığını kabul etmek lazım. 600 yıllık bir ‘‘enkaz imparatorluk’’ üzerine modern bir Cumhuriyet yaratmak kolay değil. Atatürk 80 yıl önce böyle bir şeye nasıl cesaret etmiş, olacak şey değil, kesinlikle deli olmalı!Türkiye 80 yılda bir yerlere geldi ama geldiği yerin ‘‘makbul bir yer’’ olduğunu söylemek oldukça zor. ‘‘AKP-Türban-İmam Hatip’’ bermuda şeytan üçgeninde bugün içinde bulunduğumuz ‘‘ahval’’ hiç kuşku yok ki Atatürk'ün 80 yıl önce öngördüğü ‘‘çağdaş Türkiye’’ rüyası ile örtüşen bir ‘‘ahval’’ değil. Atatürk'ün izindekiler bile basmakalıp düşüncelerin ötesine geçemiyor, yenilikçi olamıyor, yaratıcı olamıyor sığ sularda tepinip duruyor.Atatürk 80 yıl önce çağdaş Türkiye'yi hayal edip bunu yaratabilmek için elindeki her türlü ‘‘ikna’’ aracından yararlanmışken, bugün Atatürk'ün kurduğu partinin yöneticileri ‘‘reklam, kapitalizmin ürünü’’ deyip ‘‘çağdaşlığı satmak’’ için reklamdan yararlanmaya cesaret edemiyor. Baştan söyleyeyim, sorun da işte burada. 80 yıl sonra, başta Atatürk'ün emanetine sahip çıkanlar yenilikçi değil, sığ düşünüyor, inançlarıyla yaşıyor, dogmalara inanıyor. Sorun burada.Atatürk bugün kalkıp etrafını algılayabilse ‘‘şakkadanak’’ düşer bayılır. Bayılmasına neden de ‘‘modern müslümanlık’’ tartışması olmaz. Atatürk ‘‘Atatürkçüyüm’’ diye geçinenlerin hálá 1929 yılı kafa yapısında olup, kendilerini yenileyemediklerini görünce bayılır.Atatürk, Cumhuriyet'i kurduğunda İslami dogmalarla düşünüp değişmek istemeyenler yok muydu? Vardı. Bugün İslami dogmalarla düşünenler ‘‘değişim’’den söz ederken ‘‘Atatürkçü’’ geçinenler yerinde sayıyor, sorgulayamıyor, sorun çözemiyor, partisini çağdaş yönetim tekniklerini kullanarak yönetemiyor! Türkiye 80 yıl sonra sığ düşünüyor. Hadi, akıllarını dini dogmalarla kapatanlar için bu normal de ‘‘çıktık açık alınla’’ diyenlerin sığlığını anlayabilmek oldukça zor...Avrupa'da adam başı milli gelir 15 bin Euro, Türkiye'de ise 3 bin Euro bile değil. Üretimde nal topluyoruz, marka yaratmada nal topluyoruz, teknoloji dışı yenilik yaratmada nal topluyoruz, teknolojik yenilik yaratmada nal topluyoruz. Yerli sermaye Türkiye'yi sırtlamaya yetmiyor. Ama Atatürk'ün çizgisindeyim diyenler, hálá özde özelleştirmeye karşı, yabancı sermayeye karşı, kökü dışarıda her şeye karşı. Nasıl olacak bu ülkede milli gelir kişi başı 20 bin Euro? Nasıl sağlanacak bu ülkede sosyal adalet? Nasıl engelleyeceğiz insanlara ‘‘cennet’’ satışını ya da ‘‘özerklik’’ satışını? Bu halde her türlü yalancı peygambere inanmamaları mümkün mü?Türkiye'de Cumhuriyet'in 80'inci yılında birçok rakamın gerçeğini bilmek mümkün olmadığı gibi gerçek okuryazar oranını da bilmek mümkün değil. Yüzde 85 diyorlar ama bu yüzde 85'in okuyup yazabildiğinden çok emin değilim. Ama konuştuklarından eminim. 1929'da telefon abone sayısı 15 bin 262 iken, 2002 yılında bu rakam yaklaşık 19 milyona ulaşmış. Okumuyoruz, yazmıyoruz ama konuşuyoruz. Doğru, yanlış herkes konuşuyor. Laf olsun torba dolsun herkes konuşuyor. Müslüman demokratı da, demokratı da, sosyal demokratı da konuşuyor. Sığ düşünmelerimizin nedeni de bu. Ah bir gerçekten düşünebilsek. Dünyanın nereye gittiğini de anlayabileceğiz... Ama önce bunu Atatürkçü geçinenlerin anlaması, kafalarındaki kalıpları kırması lazım. Yoksa bir ‘‘seksen yıl’’ daha zor. Çok zor. İnanın zor.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı