Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sicilya mafyayla değil yiyecekleriyle anılacak

Geçen hafta Sicilya’da çok enteresan bir gurme festivaline katıldım.

Enteresanlığından kastım denediğimiz şarapların nefaseti ya da tattığımız yemeklerin lezzeti değil.

Evet doğru, birbirinden güzel şaraplar içip, birbirinden leziz zeytinyağları, birbirinden güzel salamlar da tattık ama festivalin en enteresan yanı küçük bir Sicilya kasabasında yapılması ve şeref konuklarının bizim küçük Türk ekibimizden ibaret olmasıydı.

Festival Sicilya’nın Güneybatı’sında tarihi küçük şehir Agrigento’nun yakınlarındaki kasaba Siculiana’da yapıldı. Ev sahibimiz restoran ve otellere başta kaliteli şarap olmak üzere çeşitli yiyecek-içecek ürünleri temin eden BabilWines’dan Cemal Palan’dı. 15 kadar yerel üretici, gurur duydukları ürünlerini festivalin onur konuğu olan BabilWines’ın konukları olan bizlere beğendirme yarışındalardı.

Sicilya şarapları son yıllarda iyi yol almış. Sicilya bölgesinin tipik şaraplık üzümü Nero D’avola’nın iyi örnekleri grubumuzun ortak beğenisini kazandı. Sicilya buğdayından üretilen makarnalar, domates bazlı soslar ve taze meyva reçelleri de güzeldi. Festivalde sunulan ürünler arasında en beğendiklerim ise Sicilya zeytinyağları arasından çıktı.

Ama en etkileyici olanı, Sicilya’nın ücra sayılabilecek küçük bir kasabasının, yöresel ürünlerini tanıtmak amacıyla böylesi bir festival düzenliyor oluşuydu.

İtalya, diğer bazı başka sektörlerde olduğu gibi yiyecek-içecekte de başarısını ürün kalitesinin yanı sıra pazarlama ve ambalajdaki becerisine borçlu. Festivalde, İtalya’nın en geri kalmış bölgesi olan Sicilya’nın da bu formülü keşfettiğine tanık olduk.

Kaliteli üretim yapmakla yetinmemişler. Bunları en çekici şekilde paketlemişler ve bununla da yetinmeyip en etkili şekilde pazarlamanın yollarını aramaya koyulmuşlar.

Darısı Türkiye’nin ve Türk yerel üreticilerinin başına... Medeniyet köyden şehre göç etmekle olmuyor, köylülerin kendi köylerinde kentlileşmesiyle geliyor.

Sigara karşısında RTÜK sus pus

Sudan sebepleri bahane bilip TV kanalları karşısında arslan kesilen RTÜK, canlı yayında sigara içilmesine göz yuman, hatta teşvik eden Fox TV karşısında şimdilik sus pus.

Üzerinden neredeyse iki haftaya yakın zaman geçti. Cenk Eren, Fox TV’de katıldığı Dobra Dobra isimli programda, hem de canlı yayında, hem de yasak olduğunu bildiğini söyleyerek sigara içti. Dahası sigara yasağına rağmen sigara içilmesi program konukları arasında alay konusu edildi. İşin daha da ilginci dünyanın tüm medeni ülkelerinde kıyamet kopmasına yol açacak bu utanç verici skandala, gazetelerimiz takip edebildiğim kadarıyla ufak bir yer bile vermediler.

Bakalım RTÜK ne yapacak?

iPhone İstanbul’u Bizans yaptı

Sevgili dostum Sinan Oymacı, ABD’den Apple iPhone getirtmiş.

Hani şu Türkiye’de satılmamasına rağmen, Time’a konu olduğu için Türk gazetelerinde de bolca adı geçen havalı cep telefonundan.

AT&T dışındaki operatörlerde çalışmaması sorununu da AT&T kartı alıp, uluslarası dolaşımdan yararlanarak çözmüş.

Kendisi itiraf etmiyor tabii ama iyi fiyaka yaptığından eminim.

Neyse, yazı konusu etmemin nedeni başka tabii. Sevgili Sinan, iPhone’un özelliklerinden yararlanmaya kalkışıp, İstanbul’un hava durumuna bakmaya kalkışınca şaşakalmış.

İstanbul diye yazıp sorgulatmış, hava tahmini karşısına "Byzantium" diye gelmiş. O İstanbul diye yazıyor, iPhone hemen "Byzatium" diye düzeltiyor.

Apple ve Yahoo bir olmuş, ABD’li kullanıcılara İstanbul’un adı "İstanbul" değil, "Byzantium"dur diye öğretelim demişler. Bize de tasası düşmüş.
X