Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sıcaklardan sonra

<B>‘‘ŞU sıcaklar geçsin hele bir...’’<br></B>Son günlerde en çok duyduğum söz bu.<br>Bakalım ne olacak sıcaklar geçince, bayağı merak ediyorum.<br>

Lakin engel bir tane değil ki... Sırada bekleyen...

Bir ramazan...

İki bayram...

Bir yılbaşı...

Soğuklar...

Ve de hepsinden önemlisi, son günlerin en büyük engeli, kriz var.

***

Dolabın kapağı düşer, marangozu ararsın ‘‘Ablacım, bayramdan sonra uğrarım’’. Ayol bayrama daha bir ay var.

Dişçiyi ararsın, ‘‘Sizi bayramdan sonra alayım’’. Alt tarafı yarım saatlik bir iş. Duyan da nikáhına alacak zanneder; iki bayram arası olsun istemiyor zahir.

‘‘Bayramdan sonra bakarız.’’

‘‘Ramazandan sonra görüşürüz.’’

‘‘Yılbaşından sonra hallederiz.’’

‘‘Krizden sonra inşallah.’’

Adama, ‘‘Gel iş kuralım’’ derseniz, ‘‘Krizden sonra’’ demekte haklıdır ama, ‘‘Bir akşam bize gelsenize’’ dediğinizde de aynı cevabı alıyorsunuz.

Bilmeyen, krizi Amerika'da zırt pırt esen hortumlardan zannedecek. Hani arabaları deviren, ağaçları söken... O sebepten evden çıkamıyorlar.

***

Severiz bahaneleri.

Çalışmamak, düşünmemek, kalkışmamak, bitirmemek, kotarmamak için hep bir bahanemiz vardır.

Ertelemeye bayılırız.

Erteleye erteleye bugünlere geldik, erteleye erteleye öteki tarafa da gideriz evvel Allah.

Çok da haksızlık etmeyeyim. Tamamen boş duruyor da sayılmayız. Günün mana ve ehemmiyetine uygun geyikler yaratmakta üstümüze yoktur.

Misal sıcaklar.

‘‘Ne yapıyorsun sıcaklarla?’’

İşte size son günlerin en çok sorulan sorusu. Her birimizin günde en az on kişiye yönelttiği ve aşağıdaki iki cevaptan birini aldığı...

‘‘Hiç valla, boğuşuyoruz işte.’’

‘‘Sorma yav, ölüyoruz.’’

Geyik burada bitebilir ya da devam edebilir:

‘‘Sen ne yapıyorsun?’’

‘‘Sorma, biz de yanıyoruz.’’

Sorucaz işte.

***

Aslında her şey çok güzel olacak.

İşlerimiz açılacak.

Elimiz bollaşacak.

Zekámız gelişecek.

Demokrasimiz güçlenecek.

Dostlarımız çoğalacak.

Hatta dolabın kapağı bile onarılacak.

Ama biraz beklememiz lazım. Şu bayram, yılbaşı, ramazan, soğuk, sıcak, kriz geçsin hele bir.

Ne?

Hemen yeni dönem mi başlıyor?

E, ne yapalım, siz de her daim ılıman, bayramı seyranı az bir ülkeye göç edin!

Aralardaki ikişer üçer günlük boşlukları yakalayamıyorsanız ben ne yapayım?


MIŞ-MUŞ

Kemal Derviş, Boğaz'daki álemleri görünce ‘‘Bu mu batan Türkiye?’’ diye sormuş.

Bu değil, ‘‘Öteki Türkiye’’ ama onu Boğaz'dan göremezsiniz.

*

Bush'un IQ seviyesi 91, Clinton'ınki 182'ymiş.

Bush'unki daha iyi; fazlası adamı aynı anda dokuz kadının birden peşinden koşturuyor.

*

Torunlarımız sıcaktan kavrulacakmış.

Bu gidişle zaten kavruk doğacaklar.

*

Tansu Çiller, ‘‘Genel başkanlık süresi kısalsın’’ demiş.

Genel başkanlar onun da çaresini bulurlar; süreleri doldukça yeni parti kurup başına geçerler.

*

İki dernek anlaşamayınca Aşık Veysel anılamamış.

Buna da şükür; sağlığında çekiştire çekiştire ikiye ayırabilirlerdi de adamcağızı.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI