Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sıcaklar yerleşti, güneyden ayrılmıyor

Güneyin 40 dereceyi aşan ateşi dinmiyor.

Kuzey bölgeler ise bugün sıcaklıklarından aşırı değerleri atsa da hafta sonunda yine yer yer 35 dereceleri görüp üzerine çıkacak. Güneyde özellikle sıcaklıkların bu denli yüksek ve uzun süreli oluşu özellikle kalp ve tansiyon hastaları açısından sıkıntı oluşturabilir. Bu dönemde ilaçlarınıza dikkat edin, ağır yemeyin ve direkt güneş ışınlarına maruz kalmayın diyoruz. Aslında bu uyarılar yalnızca kalp ve tansiyon hastalarına değil, herkese!!! Yağışın olmadığından bahsetmiştik.

*

Artık kuzeyde Marmara için bile 40 dereceden bahsetmemiz sıradan bir sıcaklık bilgisi halini aldı. Bakın bilim adamları küresel ısınmanın getireceği iklim değişimi çerçevesinde gelecekte kuzey yarım kürede yağışlı sistemlerin daha kuzeye kayacağı, orta ve güney enlemlerin hem kuraklıktan hem de aşırı sıcaklardan etkileneceğini söylüyordu. Bu yıl geleceğin bir numunesini görüyoruz.

Size bu hafta Avrupa ve Türkiye’de yaşanan meteorolojik olayları anlatacağım, siz buna gelecekte sürekli görülecek hava olayları olarak bakın...

Biz susuzluktan kururken, İngiltere son 60 yılın en ağır sel felaketini yaşadı. Sıcaklık değerleri normallerin altında. Yağışların ve serin havanın bu kesimlerde olmasının nedeni; İzlanda üzerinde oluşan sistemlerin İngiltere, Fransa, Hollanda, Almanya, Polonya üzerinden Rusya’ya doğru ilerliyor olması. Yani Orta ve Güney Avrupa ve dolayısıyla biz bu yağışların y’sini göremiyoruz. İşte bu tablo küresel ısınmanın hem yakın hem uzak gelecek için sıklıkla göreceğimiz meteorolojik koşulların tipik yansıması...

Bakın Doğu Avrupa’nın tamamı öyle sıcak bir hafta geçirdi ki, sıcaklık Sofya’da 45 dereceye çıktı. Bu kayıt tutulduğundan bu yana ölçülmüş en yüksek değer. Sıkı durun, Macaristan’da 1 haftada 500 kişi sıcaklar neticesinde yaşamını yitirdi. Düşünebiliyor musunuz? Bir haftada 500 kişi!!! Romanya’da 30 kişi öldü. Bunlar kayıtlara geçenler, bir de geçmeyenleri düşünün. Yunanistan’da yüzlerce orman yangını çıktı. Tarımda hasar büyük, ürünlerde yüzde 30-35’lik rekolte düşüklüğü var.

Bizde neler oluyor? Bizde yaşam kayıplarında meteorolojik nedenler pek adam yerine konmuyor. Belki kayıtları tutulsa ve meteorolojik kaynaklı kayıplar belirlense belki uyarılar daha bir dikkatli dinlenir ya da uygulanır. Bu yaz kuzey bölgelerde bile 40 dereceler çok sıradan bir hal aldı. Yaz sonuna kadar da bu durumun çok değişmesi beklenmiyor. Yani sıcaklar ve kuraklığa devam!

Bu anlattıklarımdan kafanızda bir tablo ortaya çıktı sanırım. İşte bu tablo bundan sonra sürekli olacak tablo değil ama daha sık göreceğimiz tablo. Bu durumda ne yapmamız gerekiyor? Evet küresel ısınmaya karşı tedbirler alacağız ama direkt iklimi düzeltmeye çalışmak yerine (ki onu yapamayız zaten), çok ciddi olarak hem tarım, hem şehirleşme, hem de sanayi politikaları üretmemiz gerekiyor. Bunları kısa ve uzun vadeli olarak ayrı ayrı yapmalıyız. İnanın buna ayrılacak bütçe bir selin oluşturduğu hasarla elimizden çıkıp gidiyor, can kayıplarının ise parasal karşılığı yok. Kyoto’yo imza atmayıp dünyanın batmasına neden olduğunu iddia ettiğimiz ABD bile kendisi için 100 yıllık planlar yapıyor.
X