"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

SHP: Meclis’teki temsil adaletsiz

Ülkemizde %10 seçim barajı uygulanmaktadır. Seçmenlerin %10’nun oyunu alamayan bir parti ülke yönetiminde ve mecliste temsil hakkını kazanamamaktadır.

Bu baraj dünyada demokratik ülkelerin seçimlerinde uygulanan en yüksek barajdır. Benzer bir şekilde hepimizin verdiği vergilerden yapılan Hazine yardımını alabilmek için %7 oranında oy almak gereklidir. Bu yıl yerel seçimler nedeni ile mecliste temsil edilen partiler 1 milyar dolar hazine yardımı alacaklar. Hazine yardımını alan partiler seçimlere diğer partilere göre çok daha avantajlı bir şekilde hazırlanacaklar. Vergisini ödeyen tüm vatandaşların, seçmenlerin eşit olarak temsil edilmediği bir yönetim, demokrasi olarak adlandırılamaz.

Demokrasi havariliği yapan meclisteki tüm partilere ve bu partilere destek veren tüm kurumlara sesleniyoruz:

"Vatandaştan, seçmenden korkmayın, barajların arkasına saklanmayın. Adaletsizce dağıtılan hazine yardımı ile arkasında durduğunuz adaletsiz temsil sistemini; hiçbir şekilde demokrasi ile bağdaşmayan bu yapıyı değiştirin."

Hazine yardımından her seçmenin adil olarak yararlanabileceği, seçim sisteminin her seçmeni eşit olarak temsil edilebileceği bir sistem için biz buradayız. Tüm olanaksızlıklara rağmen yolumuza devam ediyoruz.

24 Mayıs cumartesi günü saat 10.00’da Anatolia Gösteri Merkezi’nde 3. Olağan Kurultayımızı yapıyoruz. Maddi olanaksızlıklar kendimizi duyurmamıza ne kadar engel olsa da billboardlar ve afişlerle vatandaşlarımıza ulaşmaya çalışıyoruz.

Biz ülkemize aydınlık yarınlar göstermeyi amaçlıyoruz, biz kardeşliğin partisiyiz. Kurultayımıza tüm vatandaşlarımız ve basınımız davetlidir. Gerçek demokrasi anlayışını yerleştirmek ve geliştirmek için mücadelemize katkılarınızı bekliyoruz.

Celalettin KOÇ- SHP Ankara İl Başkanı

Nasıl bu hale geldik

"KÖY Hizmetlerini kapatanlar neden KÖYDES’i açtı"(22.5.2008) yazınızda anlatmışsınız. Toplum kendi kanını emer hale getirilince, sonuç böyle oluyor.

Toplumsal keneselleşme başlayınca, kenelerle mücadele edilemiyor.

Türedileri yaratan, türedilerden geçinen sistem.

Din ticareti, tanrı pazarlama işleri, yasaların bir kere ile bir şey olmaz diye denmesi, anayasal yemine sadakatsizlik, yargıya sadırılar, hukukun delinmeye çalışılması, hukuksuzluğun hukuk yapılması, ben yaparım olurculuk, arkam sağlam ben bu işleri yaparım tarzı, külhanlık, Kasımpaşalılığın revaçta olması, bunlar bizi çürütenler.

Toplumu düşünerek yapılan programlar değil, rating endişeli kepazelikler.

Birlikte yönetmek için toplum değil, gütmek için sürü lazım politikaları. Bu nedenlerle ön plana çıkarılan İmam Hatipler, geri plana atılan kaliteli eğitim projeleri. Daha başlangıçta yok edilen Köy Enstitüleri. USA’nın yeşil kuşak projelerine, borç yiğidin kamçısıdır teranesi ile pervasızca verilen destekler. 400 milyar dolarlık borçlarla kalkınıyoruz masalları. Öteki dünya için çalıştığını söyleyip, bu dünyada 7 ceddinin geleceğini garanti etme meşgaleleri, belediye başkanlıklarından 2 milyar dolarlık servetlere gelinmeler, bursla çocuk okuturken, gemi alacak kadar paraya sahip olmalar, memleket varlıklarını liberalizm adına pazarlamalar vs, vs, vs...

Hayat böyle imiş, gelişmek bu, global olma bu, medeniyet bu.

Eğilmez başın gibi /Gökler bulutlu efem /Dağlar yoldaşın gibi /Sana ne mutlu efem.

Bunları yazıp söyleyen insan idi ise, içinde yaşadığımız ne?

Mustafa Nasuh MISTILI

Bentderesi

kaldırılırsa toplum baskılanmış olur

BENTDERESİ’ndeki genelev kangren haline getirildi. Ancak, Avrupa’da bir çok kentte, merkezde ’Red Light’ denilen yerler vardır. Kentte yaşayan milyonlarca insanın bir ihtiyacını denetimli olarak karşılamaya yönelik bir uygulamadır. Hatta bir çok kentte buralar turistik nitelik de kazanmıştır.

Özellikle bizim gibi kapalı bir toplumda ’genelevler’e ihtiyaç vardır. Bu nedenle belediye burayı ’Red Light’ benzeri bir yer olarak modernize edebilir.

Özellikle son dönemde yaşanan korkunç tecavüz olaylarını düşünürsek genelevlerin önemli olduğu ve bir ihtiyaçtan ortaya çıktığı rahatça anlaşılır. Buralar kaldırılırsa toplum baskılanmış olur ve denetimli bir yapının yer altına inmesini sağlarsınız.

Tuna TURK

GÜNÜN SÖZÜ

"Gözlerin rengi, biçimi ne kadar farklı olursa olsun gözyaşlarının rengi aynıdır."

(Afrika Sözü)

Hayır diyelim sigaraya uçmasın ömrümüz havaya!

HER hastalık kötüdür, üzücü, alıp götürücüdür ama yoktur sigara gibi sinsi olanı. Sigaradır sağlık düşmanlarımızın en yamanı, işkence edeni, yavaş yavaş öldüreni...

Dindarlık taslamasın boşuna; çevreyi kirletenin, ortalığı sigara ve fabrika dumanına boğanın ne dini vardır ne imanı!

Tiryakiler melek sanır bu şeytanı...

Sigaranın dışı beyaz, içi kara; dış görünüşüne aldananlar, farkında olmadan düşer karanlıklara.

Sigara küçüktür ama büyüktür verdiği zarar. Sigara içenlere değil, içirenlere yarar!

Sigara içenler sağlıklarını taksit taksit kaybeder, peşin peşin arar.

Hayır diyelim sigaraya/ Ömrümüz uçmasın havaya!

Bırakmadıktan sonra, kapanmaz sigaranın benliğimizde açtığı yara.

Kaz besledim kümeste /Bak gidiyor aheste /Sigara içenlerin /Gök ekin biçenlerin /Canının bir parçası /El sallar her nefeste!

Erhan TIĞLI
X