"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Show TV’ye yazık oluyor

Mehmet Emin Kara-mehmet’in başarılı bir medya patronu olduğunu söylemek mümkün değil artık.

Belki de medyayı hiç sevemediği için...

Akşam gazetesi yıllardır büyük zorluklar içinde ayakta durmaya çalışıyor.

Gazeteye yatırım yapılmıyor, yönetimin eli kolu bağlı, çalışanların maaşları bile zamanında ödenmiyor.

Buna rağmen İsmail Küçükkaya yönetimindeki gazeteciliğe aşık bir ekip ısrarla gazeteyi ayakta tutmaya çalışıyor.

Özel haberleri, röportajları, manşetleriyle...

Bu gazetecilik aşkına yıllardır tek bir patron desteği yok.

Karamehmet’in parası olmadığı için mi?

Hayır. Medya şirketlerine “Kendi yağınızda kavrulacaksınız” dediği için, oralara yatırım yapmadığı için...

Bu anlayış Akşam’a çok kan kaybettirdi.

Şimdi grubun medyadaki motor gücü Show TV de aynı sürece girmiş bulunuyor.

Kurulduğu günden bu yana Türkiye’nin en çok izlenen kanalları sıralamasında ilk 3’te yer almayı başaran Show TV, resmen kuzey kutbundaki buzullar gibi eriyor.

Geçen yıl ellerinden “Muhteşem Yüzyıl”ı kaçırdılar.

Bu yıl gemiyi Acun terk etti...

Show TV’yle çalışan yapımcıların hepsi, paralarını alamamaktan şikayetçi.

Show TV’ye iş yapmak için yapımcılar artık iki değil, üç kere düşünmeye başladılar.

İç yapımların hazırladığı başarılı programlar bile paraları ödenmediği için yayından kalkmaya başladı.

“Bugün Ne Giysem” gibi çok izlenen bir yapım bile sunucularına para ödenmediği için bitiyorsa, düşük bütçelerle hazırlanan “Şeflerin Düellosu” parasızlıktan sona eriyorsa, Show TV’de işler yolunda gitmiyor demektir.

Diğer tarafta patronun para yatırdığı, yatırım yaptığı Star TV çoktan Show TV’nin seyircisini çalmaya başladı.

Ne yazık ki Akşam’dan sonra Show TV de “Kendi yağınızla kavrulun” anlayışının kurbanı olmak üzere.

Show TV’ye yazık oluyor.

Bugün gelinen noktada Karamehmet’in önünde sadece iki seçenek var:

Ya acilen medya şirketlerine yatırım yapmalı...

Ya da acilen satmalı...

Show TV, Akşam gibi büyük markaların gözlerimizin önünde erimesi, medya çalışanı olarak bizlere üzüntü verir.

Başbakan’ın bunlardan haberi var mı?

Son yıllarda müzik camiasında Başbakan’ın adı çok zikredilir oldu...

“Başbakan’ın desteklediği proje”, “Başbakan’ın istediği iş” diye, olur olmaz yerlerde Erdoğan’ın adı kullanılıyor.

Gören de zannedecek ki Başbakan işi gücü bıraktı, müzik piyasasıyla ilgileniyor.

Sanatçıya saygı gecesi düzenlenir, “Başbakan’ın himayelerinde” havası yaratılır...

Birine albüm çıkarılır, “Başbakan’ın desteklediği albüm” havası estirilir.

Bir de bunlar basın bültenlerinde kullanılır, göze sokulur.

İşte Zerrin Özer’in albümü...

Başbakan Erdoğan yapılmasını istemiş, Gezegen Mehmet’e talimat vermiş falan filan...

Şimdi Zerrin Özer’in albüm tanıtım bültenlerinde Başbakan’ın adı kullanılıyor.

Merak ediyorum, tüm bunlardan Başbakan’ın haberi var mı?

Haberi varsa, gıyabında adını kullanarak reklam yapanlara ne diyor acaba?

Bir çırpıda Valencia...

- Buralara yaz sıcağında gelinmez. Benim yaptığım gibi sonbaharda da gelinmez ama. En doğru zaman sezon sonuna doğru, eylülde gelmek, hem sıcaktan bunalmamak hem de denize girmek...

- Boğa güreşlerinin yapıldığı bir arena var şehrin göbeğinde. Gitmedim, çünkü boğa güreşi yoktu. Olsa gider miydim? Evet. Gazeteci merakı işte.

- 1 milyon civarında nüfusu var Valencia’nın. Yollar sakin, insan kalabalığı az...

- Benim gibi araba kiralamanıza gerek yok, yürüyerek her yere gitmek kolay.

- Valencia’yı da gördükten sonra, “Bütün Avrupa şehirleri birbirine benzer” iddiamın hâlâ arkasındayım.

- Burası ünlü İspanyol yemeği ‘paella’nın başkenti. Sabah, öğle, akşam paella yiyen insanlar var etrafta. Bir-iki kez denemek tamam da fazlası gerçekten fazla...

- Restoranlarda şarapların ucuzluğuna ne demeli! Şişesi ortalama 15 euro. Bizim işletmecileri bayramda çok andım...

Şaka mı, şeker mi?

Yarın, 31 Ekim Cadılar Bayramı, ‘ecnebinin’ deyişiyle Halloween...

Bu bir Amerikan kültürüdür.

Aylar öncesinden kostümleri satışa sunulur, bu özel gün bir sektöre dönüşmüştür.

Britanya dışında Avrupa ülkelerinde çılgınca Halloween kutlayan yoktur. Bizde ise son yıllarda bir Halloween merakı var, çocuklar değil ama büyükler kendi aralarında eğleniyor. Kostümler giyilip partilerde buluşuluyor.

Cadılar Bayramı ısrarla gündemimize sokulmaya çalışıyor. Ama olmuyor... Olmaz da... Çünkü bize ait değil, bizimle en ufak bir ilgisi yok, kimseye de sempatik gelmiyor.

O yüzden fazla zorlama, fazla özenti, fazla sakil duruyor... Bir Sevgililer Günü değil bu. O yüzden “şaka mı, şeker mi” (trick or treat) diye fazla zorlamanın anlamı yok...

 

X