Sezer'den Bankacılık Yasası'na kısmen iade

Hürriyet Haber
25.01.2002 - 18:39 | Son Güncelleme: 25.01.2002 - 18:39

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, bankacılık ile ilgili düzenlemeler içeren "Mali Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un üçüncü maddesini, yeniden görüşülmek
üzere TBMM'ye iade etti.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre, Sezer, Yasa'nın, kamu bankalarında 31.12.2002 tarihinden sonra özel hukuk hükümlerine tabi olmayan personel çalıştırılamayacağına ilişkin kural içeren 6., özerk kurul, üst kurul ve bunlara bağlı kurumların denetimini düzenleyen 7., kamu bankalarının yönetim, denetim ve tasfiye kurulları üyelerinin sorumluluğunu, özel bankaların yönetim, denetim ve tasfiye kurullarına uygulanan özel hukuk hükümlerine ve mevzuata bağlayan ve ceza ve idare hukuku yönünden memur sayılamayacaklarını düzenleyen geçici 1. maddelerini bir kez daha görüşülmesi için TBMM'ye gönderdi.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi`nden yapılan açıklamaya göre, Yasanın, 1-3. maddeleri ile mali sektöre olan borçların yeniden yapılandırılmasına ilişkin düzenlemeler getirildiği, 4. maddesi ile 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Yasası`nda, 5. maddesi ile bankaların sermaye yapısının güçlendirilmesi de dahil olmak üzere 4389 sayılı Bankalar Yasası`nda, 6. maddesi ile 4603 sayılı "Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun"da değişiklikler ve yeni düzenlemeler yapıldığı anımsatıldı.

Açıklamada, Yasanın, 7. maddesi ile özel yasalarla kurulmuş, kamu tüzel kişiliğini, idari ve mali özerkliği haiz kurul, üst kurul ve bunlara bağlı kurumların denetimi yeni esaslara bağlandığı, Geçici 1. maddesi ile kamu bankaları yönetim, denetim ve tasfiye kurulu üyelerinin sorumluluğunun düzenlendiği, Geçici 2. maddesi ile  Emlak Konut Anonim Şirketi`nde çalışan personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakline ilişkin kural getirildiği, Geçici 3. maddesi ilede Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası ve Türkiye Halk Bankası`nın, 2002 yılında, tarım kesimine, esnaf ve sanatkarlara, küçük ve orta boyişletmelere ve ihracatçılara kendi kaynaklarından ek kredi limiti tahsis edeceklerinin belirtildiği kaydedildi.

Açıklamada, şöyle denildi:

"Yapılan inceleme sonunda, Sayın Cumhurbaşkanımız, Anayasa`nın 4709 sayılı Yasa ile değişik 89 ve 104. maddeleri uyarınca 4739 sayılıYasa`nın yayımlanmasını kısmen uygun bulmayarak; Yasa`nın,

- Kamu bankalarında 31.12.2002 tarihinden sonra özel hukuk hükümlerine tabi olmayan personel çalıştırılamayacağına ilişkin kural içeren 6. maddesinin,

- Özerk kurul, üst kurul ve bunlara bağlı kurumların denetimini düzenleyen 7. maddesinin,

- Kamu bankalarının yönetim, denetim ve tasfiye kurulları üyelerinin sorumluluğunu, özel bankaların yönetim, denetim ve tasfiye kurullarına uygulanan özel hukuk hükümlerine ve mevzuata bağlayan ve ceza ve idare hukuku yönünden memur sayılamayacaklarını düzenleyen geçici 1. maddesinin, bir kez daha görüşülmesi için, 4739 sayılı Yasa`yı Türkiye Büyük Millet Meclisi`ne geri göndermişlerdir."
   
GEREKÇE
   
Açıklamaya göre, Sezer, iade gerekçelerinde, Yasa`nın 6. maddesinin (a) fıkrasıyla değiştirilen, 4603 sayılı "Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun"un geçici 1. maddesinin 3. fıkrasında, bu bankalarda 31.12.2002 gününden sonra özelhukuk kurallarına bağlı olmayan personel çalıştırılamayacağının hükme bağlandığını anımsattı.

Sezer, düzenlemeyle, yeniden yapılandırma sürecinde bankaların yönetim kurullarınca gerek özel hukuk kurallarına göre çalıştırılmak üzere kendisine sözleşme önerilen, ancak özel hukuk kurallarına göre çalışmayı kabul etmeyen, gerekse özel hukuk hükümlerine göre çalışmasıuygun görülmeyip sözleşme imzalanması uygun görülmeyen personelin, bankaların yönetim kurullarınca Devlet Personel Başkanlığı`na bildirileceği, Devlet Personel Başkanlığı`nın kendisine bildirilen personel listelerini en geç kırkbeş gün içinde saptayacağı kamu kurum ve kuruluşlarındaki boş kadro ve pozisyonlara atanmalarını sağlamak üzere ilgili kurum ya da kuruluşa göndereceğinin hükme bağlandığını belirtti.

Düzenlemeyle, kamu bankalarında çalıştırılması uygun görülen tüm personelin 2002 yılı sonuna kadar özel hukuk statüsüne geçirilmesinin öngörüldüğünü anımsatan Sezer, şöyle devam etti:

"Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası ve Türkiye Emlak Bankası, 4603 sayılı Yasa`nın 1. maddesinin 5. fıkrası ile 233 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerin kapsamından, bir başka deyişle kamu iktisadi teşebbüsleri statüsünden çıkarılmış, aynı maddenin 2. fıkrasında da, bu bankaların, anonim şirket statüsünde olduğu ve bu Yasa`da yer verilen kurallar dışında 4389 sayılı BankalarYasası ile genel kurallara bağlı bulunduğu belirtilmiştir. Böylece, anılan bankalar, Yasa`nın yürürlüğe girdiği 25.11.2000 gününden başlayarak özel hukuk kurallarına bağlı duruma getirilmişlerdir.

Bununla birlikte, sermayesinin tümü kamuya ilişkin olan bu bankaların, yeniden yapılandırma ve özelleştirme çalışmaları tamamlanıncaya ve sermayelerindeki kamu payı yüzde ellinin altına düşünceye kadar kamu bankası niteliğini, dolayısıyla personelinin de kamu görevlisi statüsünü koruyacağı açıktır.

Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi`nin 22.01.1996 günlü, 1996/1 sayılı ilke kararında; özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarının, özel hukuk tüzel kişiliğine geçiş döneminde kamu kurumu olma niteliğini tümüyle yitirmemiş oldukları, bu kurumlarda çalışan sözleşmeli ve kapsam dışı personelin kamu personeli sayıldıkları, idare ile olan ilişkileri nedeniyle açılan davalarda işlemin yasaya ve hukuka uygun olup olmadığının incelenmesinin idari yargı yerinin görevine girdiği kabul edilmiştir.

Bu karar da, özelleştirme işlemi tamamlanıp sermayesindeki kamu payı yüzde ellinin altına düşmeyen kamu kuruluşlarında çalışan personelin idare ile olan ilişkilerinde, idare hukuku alanına giren statü hukukunun geçerli olduğunu ve personelin kamu görevlisi niteliğini sürdürdüğünü göstermektedir.

Anayasa`nın 128. maddesinde, Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ile diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütüleceği belirtilmiştir.

Görüldüğü gibi, anılan maddede, hizmetleri yalnız kamusal yönetim biçimiyle değil, özel yönetim biçimiyle yürütülen kamu kuruluşları da kapsama alınmış ve bu kuruluşlardaki asli ve sürekli hizmetlerin kamu görevlilerince yürütüleceği kurala bağlanmıştır."
   
"YÜZDE 50`NİN ALTINA DÜŞMEDEN..."

Sezer, 4603 sayılı Yasa`nın 2. maddesinin 2. fıkrasında, yeniden yapılandırma işlemlerinin tamamlanmasından sonra kamu bankalarının hisse satış işlemlerinin 4046 sayılı Yasa kuralları çerçevesinde sonuçlandırılacağı, yeniden yapılandırma ve hisse satış işlemlerinin bu Yasa`nın yürürlüğe girmesinden itibaren üç yıl içinde bitirileceği,Bakanlar Kurulu`nun bu süreyi bir kez olmak üzere yarısı kadar uzatabileceğinin vurgulandığını ifade etti.

Sezer, şunları kaydetti:

"Yeniden yapılandırma ve özelleştirme süreci, Yasa`nın Resmi Gazete`de yayımlandığı 25.11.2000 gününde başlamıştır. Özelleştirme süreci, süre uzatılmazsa 25.11.2003 gününe kadar tamamlanacaktır. Dolayısıyla, özelleştirme işlemleri bitirilmeden ve bu süre içinde kamu bankası statüsü süren bankaların, kamu hukuku statüsünde olması gereken personeli özel hukuk kurallarına bağlı duruma getirilecektir.

Oysa, kamu bankalarını kamu iktisadi teşebbüsü statüsünden çıkarıpözel hukuk kurallarına bağlı kılan 4603 sayılı Yasa`nın 2. maddesinin 3. fıkrasında, Yasa`nın yürürlüğe girdiği günde bu bankalarda görevde bulunan personelin aylıkları, özlük hakları ve emeklilikleri yönünden bağlı oldukları kuralların uygulamasının sürdürüleceği vurgulanmıştır.

Görüldüğü gibi, başlangıçta Yasa Koyucu, kamu bankalarını bankacılık işlemleri yönünden özel hukuk kurallarına bağlı kılmasına karşın, personelin kamu görevlisi statüsünü sürdürmesini öngörmüştür.

Açıklanan gerekçelerle, özelleştirme işlemi bitmeden ya da sermayesindeki kamu payı yüzde ellinin altına düşmeden, kamu bankalarındaki tüm personelin özel hukuk kurallarına bağlı duruma getirilmesinin hukukla bağdaşmayacağı düşünülmektedir."

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı