Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Sezer: Irak'a katkı yapmaya hazırız

    Hürriyet Haber
    22.10.2003 - 10:58 | Son Güncelleme:

    Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Türkiye'nin, Irak'ın komşusu ve Irak halkının dostu olarak yeniden yapılandırma sürecinde elinden gelen katkıyı yapmayı sürdüreceğini bildirdi.

    İslam Konferansı Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi'nin (İSEDAK) İstanbul'da başlayan 19. toplantısının açılış oturumuna başkanlık eden Cumhurbaşkanı Sezer, konuşmasında Ortadoğu bölgesinin yeni bir dönemin eşiğinde olduğuna işaret etti.

    ORTADOĞU'DA İKİ DEVLET VİZYONU

    Sezer, şunları söyledi:
      
    ''İsrail-Filistin sorununun çözümü yolunda her iki tarafın da benimsenmiş yol haritası uyarınca atacağı adımları hızlandırmasını ve çatışmaların, terörün ve şiddetin sona erdirilmesi için etkin bir işbirliği yapmasını bekliyoruz.

    Terör eylemleri ve güç kullanımı dahil, yol haritasının uygulanmasını engelleyecek her türlü girişimin etkisiz kılınması için gerekli önlemlerin kararlılıkla alınması, yaşamsal önem taşımaktadır. Uyuşmazlığın barışçı yollardan çözümü amacıyla yakalanan bu önemli fırsatın kaçırılmasına izin verilmemelidir.''
      
    Barış ve güvenlik ortamında tanınmış sınırlar içinde yanyana yaşayacak iki devlet vizyonunun gerçekleşmesinin, kalıcı barışın sağlanması bakımından belirleyici olacağını vurgulayan Sezer, Türkiye'nin geçmişte olduğu gibi bugün de Ortadoğu'da barış, istikrar ve gönencin egemen olacağı bir geleceğin kurulması için bütün taraflarla birlikte çalışmaya hazır olduğunu söyledi.
       
    "IRAK'TA EGEMENLİK GİDEREK IRAKLILARA DEVRELMELİ"
       
    Cumhurbaşkanı Sezer, konuşmasına şöyle devam etti.
      
    ''Komşumuz Irak'taki gelişmeleri yakından izliyoruz. Irak'ta asayiş ve kamu düzeninin sağlanması, halkın can ve mal güvenliğinin korunması ve temel gereksinimlerinin karşılanması hızlı çözülmesi gereken konular arasındadır.
    Irak'ta asayiş ve istikrarın sağlanmasına koşut olarak, egemenlik giderek Iraklılara devredilmelidir. Bu süreçte Irak'ın toprak bütünlüğünün ve siyasal birliğinin korunması bizim için vazgeçilmez ilkelerdir.

    Irak'ı oluşturan bütün nüfus kesimlerinin bu temel ilkeler çerçevesinde kenetlenmesi, Irak için olduğu kadar bu bölgenin istikrarı açısındanda büyük önem taşımaktadır.
      
    TÜRKİYE'NİN IRAK VİZYONU

    Yıllardır çekmekte olduğu sıkıntıları  geride bırakmış, barış, istikrar, huzur ve gönenç içinde yaşayan, toprak bütünlüğünü ve siyasal birliğini koruyan, demokratik bir Irak'ın bölgesel ve uluslararası istikrara katkısı da büyük olacaktır.

    Bu doğrultuda Irak'ın komşularına ve bölge ülkelerine büyük sorumluluk düşmektedir. Türkiye, Irak'ın komşusu ve Irak halkının dostu olarak, yeniden yapılandırma sürecinde elinden gelen katkıyı yapmayı sürdürecektir.

    Bu katkılar Türkiye'nin Irak'a ilişkin temel vizyonunun somut yansımaları olacaktır. Türkiye'nin Irak vizyonu da, Irak halkının ve uluslararası toplumun kolektif vizyonudur, başka özel bir gündem içermemektedir.''

    "İŞBİRLİĞİ İHTİYACI DAHA DA ARTIYOR"

    Sezer, hızla değişen uluslararası koşullar, ortak tarihsel, manevive kültürel değerleri paylaşan ve birbirlerine içten kardeşlik duygularıyla bağlı olan ülkeler arasında, ekonomi ve ticaret alanında varolan işbirliğinin, daha da geliştirilmesine olan gereksinimi giderek artırdığını vurguladı.
      
    İSEDAK'ın, ülkeler arasında ekonomik ve ticari işbirliğinin geliştirilmesine yönelik olarak kurulmuş önemli bir platform olduğuna işaret eden Sezer, 20 yıla yakın bir süredir, ticareti özendirici ve kolaylaştırıcı önlemlerden özel kesimler arasında işbirliğini ve ortakyatırım olanaklarını oluşturmaya kadar birçok alanda görüşler ortaya konduğunu ve tasarılar geliştirildiğini kaydetti.

    Cumhurbaşkanı Sezer,''İSEDAK platformunda oluşan bu potansiyelin kullanılması yönünde önümüzdeki dönemde daha etkin ve verimli çalışmaların yapılacağı kuşkusuzdur'' diye konuştu.
      
    Dünya Ticaret Örgütü çerçevesinde yapılan müzakerelerin, önemli bir dönüm noktasına gelmiş bulunduğunu kaydeden Sezer, ''Birkaç yıl önce Doha Süreci ile başlayan ve dünya ticaretinin hem gelişmiş, hem de gelişme yolundaki ülkeler açısından adil bir yapıya kavuşturulabileceğine ilişkin umutlar, son Dünya Ticaret Örgütü Konferansı'nda yerini olumsuz bir görünüme bırakmıştır. Özellikle gelişmiş ülkelerin, az gelişmiş ülkeler yararına atması beklenen adımlar, ne yazık ki gerçekleşmemiş ve Doha'da kazanılan ivme önemli ölçüde yitirilmiştir'' dedi.
      
    YAPISAL SORUNLAR

    Ticaretin, gelişme yolundaki ülkelerin gönenç arayışlarında vazgeçilmez bir etkinlik olduğuna dikkat çeken Sezer, büyüyen ve çeşitlenen dünya ticaretinden, kalkınma yolundaki ülkelerin hakettikleri payı alamamalarının, küresel ekonomik düzenin en önemli yapısal sorunlarından olduğunu vurguladı.
      
    Sezer, bu yapısal sorunun kaynağında, söz konusu ülkelerin sahip oldukları zenginlikleri etkin bir biçimde kullanamamaları yanında, uluslararası ticareti ve ekonomik ilişkilerin işleyişini biçimlendiren, kurum ve kuralların da çok önemli payı bulunduğunu dilegetirdi.
      
    Cumhurbaşkanı Sezer, ''Bu nedenle, toplumlararası gelir farklılığının azaltılması, yoksullukla savaşım ve küresel ölçekte gönenç ve barışın sağlanması için uluslararası ticareti düzenleyen kuralların ve kurumların gelişme yolundaki ülkelerin sorunlarına duyarlı bir duruma getirilmesi gerekmektedir. Bu konuda atılacak adımlar geciktiği ölçüde gelişme yolundaki ülkelerin dünya ticaretinden ve gönencinden hakettikleri payı alma umutları azalmaktadır'' şeklinde konuştu.
       
    TERCİHLİ TİCARET SİSTEMİ
           
    İSEDAK üyesi ülkelerin çoğunluğunu, gelişme yolundaki ülkelerin oluşturduğunu kaydeden Sezer, gelişmiş ülkelerin ticaret politikalarını, gelişme yolundaki ülkelerin durumunu da gözeten bir biçimde gözden geçirmesi ve küresel ticareti düzenleyen kurum ve kuralların yeniden yapılandırılması durumunda, İSEDAK üyelerinin dünyaticaretine katılımının çok daha hakça bir düzeyde gerçekleşeceğini ifade etti.
      
    Gerek Dünya Ticaret Örgütü Cancun Konferansı'nın olumsuz sonuçlanması, gerekse küresel ölçekli ticari düzenlemelerin uzun süre isteyen niteliği nedeniyle, bölgesel ticari düzenlemelerin daha çabuk sonuç alınabilecek bir seçenek olarak öne çıktığına işaret eden Sezer, şöyle dedi:
      
    ''Böyle bir uluslararası ortamda, bir İSEDAK tasarısı olarak başlatılan İslam Konferansı Örgütü Üyesi Ülkeler Arasında Tercihli Ticaret Sistemi Çerçeve Anlaşması'nın bu yıl yürürlüğe girmiş olması, önemli bir açılım oluşturmaktadır. Söz konusu Çerçeve Anlaşması'nın yürürlüğe girmesi sonucunda, ülkeler arasında 2004 yılında başlatılacak olan ticaret müzakereleri, İKÖ çerçevesinde ticaretin serbestleştirilmesi yönünde ilk kapsamlı girişimdir. Bu girişimin yapılacak müzakere turları ile giderek derinleşen, kapsamlı bir ticarisistemin kurulması ereğine yönelik olması, İSEDAK'ın genel ilkeleri veamaçlarıyla tutarlıdır.''
      
    Sezer, İSEDAK üyelerinin, 1990 yılında kabul edilen Tercihli Ticaret Sistemi Çerçeve Anlaşması'nın öngördüğü ticaret müzakerelerinibaşlatma ve başarılı bir biçimde sonuçlandırmak için gerekli olanak vedeneyime sahip bulunduğunu belirtti.
       
    Son yıllarda olgunlaşan ve ilerisi için umut veren bölgesel girişimler bulunduğunu da kaydeden Cumhurbaşkanı Sezer,  bunlar arasında Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'nın imzaya açtığı ticareti serbestleştirici kapsamlı ticaret anlaşması, Körfez İşbirliği Konseyi üyeleri arasında kurulan gümrük birliği, kimi Kuzey Afrika ve Ortadoğuülkeleri arasında bir serbest ticaret bölgesi kurulmasına yönelik olarak başlatılan Agadir Girişimi'nin sayılabileceğini söyledi.
       
    İSEDAK ÜYELERİNE ÇAĞRI
       
    İSEDAK üyelerinin kendi aralarında giriştikleri kimi düzenlemelerin yanında, İslam Konferansı Örgütü üyesi olmayan ülkelerle de önemli girişimler içerisinde olduğunu ifade eden Sezer, ''İSEDAK üyelerinin uluslararası ticaret kurallarına uyum ve bölgesel ticaret düzenlemelerindeki deneyimi, ülkelerimiz arasındaki ticareti artırmak için önemli bir potansiyel oluşturmaktadır. Söz konusu deneyim ve potansiyelin Tercihli Ticaret Sistemi kurmak üzere başlatılacak müzakerelerin başarısı için büyük bir olanak oluşturduğu kuşkusuzdur'' diye konuştu.
      
    İSEDAK'ın, yürüttüğü ekonomik ve ticari işbirliğini geliştirme görevinde önemli bir aşamaya geldiğini, 2004 yılında başlatılacak olantercihli ticaret sistemi müzakerelerinin amaç ve kapsamına ilişkin belgeleri kabul ederek, İSEDAK bünyesinde önemli kararlar alacaklarınıifade eden Sezer, şöyle devam etti:
       
    ''İSEDAK üyeleri olarak sahip olduğumuz uluslararası ve bölgesel ticari işbirliği deneyimi, bir tercihli ticaret sistemi kurulması içinmüzakereleri başarıyla yürütebileceğimizin ve bu yolla İslam dünyasının gönencine büyük katkılarda bulunabileceğimizin güvencesidir. Bu düşüncelerle, değerli İSEDAK üyesi devlet temsilcilerine, İslam Konferansı Örgütü üyeleri arasında tercihli ticaret sistemi kurulması müzakerelerine katılma yönünde çağrıda bulunuyorum.''
       
    EYLEM PLANINA İLİŞKİN KARARLAR ALINMALI
       
    Toplantıda, Ekonomik İşbirliği Eylem Planı ve Uygulama Mekanizmasına ilişkin olarak da önemli kararlar alınması gerektiğini vurgulayan Sezer, bu konuda İSEDAK Koordinasyon Ofisi ve ilgili İslam Konferansı Örgütü kuruluşlarınca uzunca bir süredir yapılmakta olan çalışmaların belli bir aşamaya geldiğini söyledi.
      
    Sezer, Eylem Planı'nın uygulamasında yaşanmakta olan sorunların giderilmesine ilişkin olarak, ilgili kuruluşların daha yoğun iletişim ve eşgüdümünü öngören ek düzeneğin, bu alandaki çalışmalara yeni bir ivme kazandırmasını beklediklerini belirtti.

    Sezer, ''İsteğimiz, Eylem Planı'nın daha etkin bir biçimde yaşama geçirilmesi yönündeki çalışmaların sürdürülmesidir. Bu çerçevede, ilgili kuruluşlar arasındaki eşgüdümü güçlendirmeye yönelik teknik hazırlıkların yanında, Eylem Planı kapsamındaki tasarıların finansman boyutunu da çözme yönünde çalışmalara gereksinim duyulmaktadır'' diye konuştu.
      
    Son yıllarda, özel kesim temsilcileri ve işadamları arasında işbirliğinin geliştirilmesinin, ekonomi politikalarında öncelikli bir konu durumuna geldiğine işaret eden Sezer, bu nedenle, Eylem Planı çerçevesindeki İSEDAK etkinliklerinde, özel kesimler arası işbirliğinegiderek daha çok ağırlık verilmesini mutlulukla karşıladıklarını anlattı.
      
    Toplantı sırasında yapılacak görüş alışverişi oturumlarında, ülkeler arasında ticaretin gelişmesinde, elektronik ticaretin ve bilgiteknolojilerinin kullanımının etkisinin tartışılacak olmasını anlamlı ve yerinde bulduklarını dile getiren Sezer, ''Yapacağınız görüş alışverişinin, ekonomik gelişmenin ve ticaretin itici gücü durumuna gelen bilgi teknolojisinin kullanımı konusunda İslam Konferansı Örgütüüyesi ülkelerde uygulanacak politikaların ve işbirliği alanlarının belirlenmesine yardımcı olacağına inanıyorum'' dedi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı