Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Sezer: Cumhuriyet'ten sorumluyuz

    Hürriyet Haber
    28.10.2003 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Cumhurbaşkanı Sezer, "herkesin, Türkiye Cumhuriyeti'nin Anayasa'da belirtilen niteliklerini korumak, özen göstermek ve bu ilkeler yönünden taraf olma zorunluluğu bulunduğunu" belirtti.Cumhurbaşkanı Sezer, Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre, Sezer, mesajında, Cumhuriyet'le çağdaş yönetim biçimine kavuşan Türk ulusunun, dünyada takdirle karşılanan bir yeniden yapılanma ve dönüşümsürecine girdiğini ve kısa sürede gerçekleştirdiği atılımlarla gelişendünyada saygın bir konuma yükseldiğini belirtti. Türk ulusuna ''büyük kıvanç ve mutluluk yaşatan'' Cumhuriyet'in 80. yıldönümünün, kazanımlar ve bulunulan düzeyin değerlendirilmesine,yeni ereklerin saptanmasına olanak tanıdığına işaret eden Sezer, şunları kaydetti: ''80. gurur yılına ulaşan Cumhuriyet'in başarıları, savaştan çıkmış, yanmış, yıkılmış, yokluklar içindeki bir ülkenin demokratik bir rejimle nereden nereye gelebileceğini en güzel biçimde gözler önüne sermektedir. Ulusumuz, kendisini çağdaş dünyayla buluşturan ve özgürlük ortamı yaratan Cumhuriyet'i korumaya ve sonsuza değin yaşatmaya kararlıdır. Bu anlamlı günde, yurttaşlarımızı Cumhuriyet'in değerlerini ve erdemlerini yeniden düşünmeye, gelecek kuşaklara da en iyi biçimde anlatıp özümsetmeye çağırıyorum. Cumhuriyetimiz'in kurucusu Yüce Atatürk'ü, kahraman silah arkadaşlarını, bu toprakları yurt yapan şehitlerimizi ve gazilerimizi sonsuz gönül borcu, saygı ve rahmetle anıyorum.'' Cumhurbaşkanı Sezer, Türkiye Cumhuriyeti'nin, yok edilmek istenen bir ulusun yeni bir devlet oluşturmak ve bağımsızlığına kavuşmak amacıyla giriştiği savaşımın sonucunda kurulduğunu belirtti. Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın zaferle sonuçlanması, laik, demokratik ve çağdaş yeni Türk devletinin kurulmasının, devletin ve toplumun yeniden yapılanmasının yolunu açtığını vurgulayan Sezer, Cumhuriyet'in, ''bağımsızlık ve özgürlük savaşımı sırasında temelleri atılan, Türk insanının çağdaş dünyanın kavram ve değerleriyle buluşmasını, uygarlığın olanaklarından en iyi biçimde yararlanmasını amaçlayan bir yönetim biçimi'' olduğunu ifade etti. Sezer, Atatürk'ün, ''Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz devrimin amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tümüyle çağdaş ve tam anlamı ve biçimiyle uygar bir toplum durumuna ulaştırmaktır. Devrimimizin temel ilkesi budur'' sözünün, Cumhuriyet'in felsefesini ortaya koyduğunu kaydetti.      ''TÜM ULUSLAR İÇİN YOL GÖSTERİCİ''         Cumhuriyet'in en büyük erdeminin, Türk toplumunu ümmet anlayışından kurtararak ulus olma bilincine kavuşturması, bireyi yurttaş konumuna yükseltmesi olduğuna dikkati çeken Sezer, ''Böylece, aklın ve bilimin üstünlüğünü benimseyen, özgürce düşünebilen, kararlarını bağımsız ve sorumluluk bilinci içinde verebilen yetkin bireylerden oluşan bir toplum yaratılmıştır'' dedi. Cumhuriyet'in getirdiği özgürlükçü ortamda kendini anlatma ve geliştirme olanağı bulan yurttaşların, Türkiye'nin çağdaş dünyayla bütünleşme sürecine hız kazandırdığını anlatan Sezer, şu görüşleri dile getirdi: ''Ulusal egemenlik ilkesini devletin temeline yerleştiren Cumhuriyet, yurttaşların yönetime katılmasını, özgür istenciyle kendisini yönetecekleri seçmesini olanaklı kılmıştır. Cumhuriyet, insan yaşamına ve toplumsal düzene aklın ve bilimin öncülüğüyle yön verilmesini kabul eden özelliğiyle, bir aydınlanma tasarımıdır. Cumhuriyet'in kurulması ile çağdaşlaşmanın temeli olan laiklik ilkesi benimsenmiş, din, bireyin vicdanındaki kutsal yerinde korunmuştur. Laiklik ilkesiyle, Türkiye'nin çağdaş uygarlık yarışına katılabilmesi için gerekli dönüşümler gerçekleştirilmiş; siyaset, hukuk, eğitim, kültür, sanat, ekonomi ve toplumsal alanlarda köklü devrimler yaşama geçirilmiştir. Atatürk'ün önderliğinde başlatılan bu dönüşümler, yalnızca Türkiye için değil, bağımsız olmak ve bağımsız kalmak için çağdaş uygarlığı benimsemenin önkoşul olduğunun bilincine varmış tüm uluslar için yol gösterici olmuştur.''          CUMHURİYET KÜLTÜRÜ     Türkiye Cumhuriyeti'nin, Atatürk ilke ve devrimleriyle oluşan ''Cumhuriyet kültürü'' ile geliştiğini ve 80 yılda gurur verici başarılara ulaştığını anlatan Sezer, ''Yüce Atatürk'ün, 'Cumhuriyet, Türk milletinin refah ve yükselmesi yolunda asırların görmediği başarılara erişti...Cumhuriyetin az zamanda elde ettiği neticeler, Cumhuriyet idaresinin milletimize hazırladığı geleceğin daha ne kadar parlak olduğunu tahmin ettirmeye kafidir' sözleri, Cumhuriyet'in kısa sürede ulaştığı başarıları ortaya koymakla birlikte, gelecek kuşakların yaşayacağı gelişmelere ışık tutması yönünden de anlamlı ve uzak görüşlü değerlendirmedir'' dedi. ''Cumhuriyet'in kazanımları, en büyük bayramımızın, Yüce Önder'in 10. Yıl Söylevi'nde belirttiği gibi, 'büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde' kutlanmasını gerekli kılmaktadır'' diyen Cumhurbaşkanı Sezer, şöyle devam etti: ''Türkiye Cumhuriyeti'nin 80 yıllık dönemi, tarihinin en uzun barış dönemi olmuş ve her alanda büyük bir kalkınma gerçekleştirilmiştir. Yüce Atatürk'ün bilgisizliğe, dogmalara ve geri kalmışlığa karşı açtığı savaş, ulusumuzun evrensel değerleri özümsemesi ve çağdaş yaşamı kısa sürede benimsemesiyle kazanılmıştır. Eğitim, bu süreçte büyük önem verilen alanlardan biri olmuştur. Türkiye, eğitimi aydınlanmanın temeli kabul etmiş, Eğitim Birliği Yasası'nın çıkarılmasıyla eğitim sistemini laik yapıya kavuşturmuştur.Bu yapının sürdürülebilmesi için eğitimde birlik ilkesinden ödün verilmemesi önemlidir. Eğitim hizmetlerinin her yurttaşa ve yurdun her köşesine ulaştırılması için yoğun çaba gösterilmiş, eğitimin çeşitli kademelerinde okullaşma oranı, öğrenci ve öğretmen sayısı yönünden sevindirici sonuçlara ulaşılmıştır.  Çocuklarımızın ve gençlerimizin yaratıcı gücünün özgür düşünce, nitelikli ve yaygın eğitim aracılığıyla ortaya çıkarılmasını ve bunun toplumumuzun itici gücü durumuna getirilmesini gerçekleştirmek zorundayız. Ülkemizin ekonomik yönden güçlenmesinde ve kalkınma sürecinin hız kazanmasında, Cumhuriyetle birlikte başlatılan sanayileşme çabaları belirleyici rol oynamış, dünya piyasalarında rekabet edebilir bir sanayileşme atılımı başarıyla gerçekleştirilmiştir. Bugün Türkiye, gelişen bir ekonomi olarak bölgesindeki ağırlığını ve etkinliğini artırmaktadır.''
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı