"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Seymen Ağa filminin sonunu açıklıyorum

<B>YAN </B>yayınlardan sorumlu Yazı İşleri Müdürümüz <B>Neyyire Özkan,</B> pazar günkü <B>‘‘Keyif’’</B> ilavemiz için benden <B>Seymen Ağa </B>filmini yazmamı istedi.

Film ilk defa bu akşam seyirci önüne çıkıyor.

Daha doğrusu galası yapılıyor.

Ancak ilavelerimiz erken basıldığı için bu yazıyı da önceden yazmam gerekiyordu.

Filmin yönetmeni Abdullah Oğuz'a filmi daha önce seyredip seyredemeyeceğimi sordum.

Filmin yapımcı şirketi ANS, Doğan Yayın Holding'in bir şirketi.

Dolayısıyla Doğan Medya Grubu Başkan Yardımcısı olarak kendisinden küçük bir kıyak isteme hakkını kendimde gördüm.

Sağolsun o da bana önceki akşam Mayadrom Uptown salonlarının birinde özel bir gösterim yaptı.

Filmi, Doğan Hızlan, Abdullah Oğuz, eşi ve çocukları ile birlikte seyrettik.

Yani Türkiye'de herkesin merakla beklediği bu filmi gören ilk beş kişiden biri olma ayrıcalığına sahibim.

HERKES MERAKTA

Dün sabah odama geldiğimde sekreterim Dilek, ‘‘Filmin sonunu çok merak ediyorum. Ama sorayım mı sormayayım mı karar veremedim. Çünkü filmin sonunu bilirsem heyecanı kaçar’’ dedi.

Eminim Türkiye'de milyonlarca kişi aynı soruyu kendi kendine soruyor.

Aslında filmin sonunu çok az insan biliyor.

Çünkü Oğuz, filmin sonu olabilecek birkaç versiyon çekmiş.

Yani filmin yapımına katılan insanların çoğu bile hangi sonun tercih edildiğini bilmiyor.

Ben biliyorum.

Filmi baştan sona büyük keyifle izledim.

Filmin sonunun, bu akşam yapılacak galalardan sonra gizli kalması herhalde zor olacak.

İşte bu yüzden yine gazetecilik damarım tuttu.

Abdullah Oğuz'un bütün ricalarına rağmen filmin sonunu açıklıyorum.

Yani bir ‘‘off the record’’ kuralını ihlal ediyorum.

Film nasıl mı bitiyor?

Bahar ölüyor mu, Seymen Ağa ne yapıyor?

TAHMİN ETTİĞİNİZ GİBİ

İşte filmin merakla beklenen sonu.

Film, tahmin ettiğiniz gibi bitiyor.

Şimdi bu ne demek diyeceksiniz.

Size biraz daha ipucu vereyim.

Duygularınıza başvurun.

Kendi kendinize konsültasyon yapın.

Filmin nasıl bitmesini istiyorsunuz?..

Bahar ölsün mü ölmesin mi?

Sonları ne olsun?

Kendi kendinize sorun ve cevabını alın.

İçiniz ne diyorsa filmin sonu o.

Ama son bir ipucu daha vereyim.

Filmin sonunda çok büyük bir sürpriz var.

Kafanız karıştı değil mi?

Yok yok karışmasın.

İçinizdeki ötekine sorun.

O, filmin sonunu biliyor.

Bunu yazmasaydım, ölürdüm.

Bir gazeteci olarak içim rahatladı. Filmle ilgili asıl yazımı ise pazar günü okuyacaksınız.

Genelkurmay’dan ricam


ÖNCEKİ gün çok sayıda köşe yazarı ve gazete yöneticisi, Nazlı Ilıcak'tan bir mesaj aldı.

Ilıcak, ‘‘Tercüman Gazetesi’’nin yazar ve yöneticilerinin Genelkurmay tarafından düzenlenen brifinglere, basın toplantılarına, davetlere çağrılmayışını eleştiriyor ve bu konuda bir gazeteci dayanışmasına davet ediyor.

Çok haklı.

Ben, Genelkurmay'ın 28 Şubat öncesinde başlattığı akreditasyon uygulamasını yanlış buluyorum.

Bunu daha önce de yazdım.

Ben bu uygulamayı yanlış buluyorum.

Bugün daha da yanlış buluyorum.

Türkiye, Avrupa Birliği'ne doğru gidiyor. Artık böyle uygulamalar daha da çok göze batacak.

İkincisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarihi bir karar aldı. Türkiye, Irak'a asker gönderecek. Hepimiz ordumuzun arkasında olmak durumundayız.

Bugün akreditasyon duvarları ile birbirimizden ayrılma günü değil, tam aksine birleşme günüdür. Bir üçüncüsü de şu:

Ben, birkaç densiz dışında hiçbir gazetecinin ordusuna düşman olabileceğine inanmıyorum.

O nedenle bu konuda Nazlı Ilıcak'la dayanışma içindeyim.
X