Seyircisiz maçlara hayır!

BU hafta Süper Lig'de maç yok. Ama gönlümüzdeki maç önemli. Avrupa Şampiyonası elemelerinde Moldova ile oynayacağız. Gözümüz kulğımız orada. Ondan sonra da Yunanistan'ı konuk edeceğiz. Yolumuz çetin, umudumuz sağlam. Şimdi ne mi yapacağız? Yine futbol konuşacağız.

Biraz da sorunlarımıza değinelim. Futbolsuz bir pazar kolay geçmiyor. Seyircisiz maçlar gibi yavan, yer yer sıkıcı, yer yer acıtıcı... Futbol sanki orasından burasından yaralanıyor.

Ünlü futbol yazarı Eduardo Galeano, "Gölgede ve Güneşte Futbol" adlı kitabında futbolsuz pazarı anlatıyor: "Brezilya'da okulsuz, kilisesiz köyler bulunabilir ama futbol sahasız olmaz. Pazar en çok yorulanlar; kalp hastalıkları uzmanlarıdır. Pazar ayinleri kadar kutsal sayılan bu anlarda kalp krizinden ölenlere rastlamamak mümkün değildir. Futbolsuz bir pazar günü ise çok sıkıcıdır"

Türkiye'deki Brezilyalı futbolcuların maçsız bir pazar günü ne yaptıkları, nasıl yaşadıkları sevimli bir röportaj konusu olabilir. Brezilya'da futbol oyununun bir adı da "fiesta"dır. Yani şenlik, bayram...

Bizde en büyük maçlar bile bırakın şenliği, gürültüsüz, patırtısız geçmiyor. O zaman da futbol disiplin talimatı karşılarına çıkıyor.

İşkencenin bitmesine az kaldı

Süper Lig'de 8 hafta geçti. Galatasaray 4, Trabzonspor 3 seyircisiz maç oynadı. İşkencenin bitmesine üç maç kaldı! Tanrı fazlasından korusun. Seyircisiz maç cezası tartışmalı bir konu. Cezalı kulüplerin maçındaki diğer takımların günahı neydi, diye sorulmuyor. Futbolda böyle çıkmazlar var. Suç varsa, ceza da vardır. Ama cezalı takımın rakibinin suçunu nasıl yorumlayacağız, nereye oturtacağız?

Ceza talimatında küme düşme, puan silme cezaları da var ama uygulanmıyor. Avrupa'da örnekleri çok. Bir de o taraftan baksak. Tünelin öteki ucundaki ışığı bulabiliriz.

Geçen hafta ne oldu? Kezman kırmızı kart gördü. Zico, zahmetten kurtuldu. Can Bartu, Kezman'a selam ediyor; Kezman bahane üretmesin. Sinyor'dan, kaybedilen puanlar için, ders gibi açıklama: "Türkiye'de Fenerbahçe'yi tüm rakipleri ezberledi" Var mı itirazı olan...

Canaydın'a sevgilerle

Galatasaray Kulübü Başkanı Özhan Canaydın, önemli bir ameliyat geçirdi. Kendi deyişiyle: Aslan gibi ayakta, yıkılmadı... Acıbadem Hastanesi düğün evine döndü. Ziyaretçilerin her biri, başkana soluk ve güç verdi.

Fransızların bir özdeyişi var: "Her keyfin bir bedeli olur!"

Özhan
kardeşim, sen de bu bedeli ödedin. Galatasaray'ın başkanı olmak, hele bu dönemde, kolay mı?

Galatasaray da ayakta...
Yazarın Tüm Yazıları