GeriSinem KABADAYI Ege’nin efsunlu yarımadası: Datça
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ege’nin efsunlu yarımadası: Datça

Ege’nin efsunlu yarımadası: Datça

Bademi, zeytini, binbir çeşit şifalı otuyla toprakların bereketini esirgemediği, mavi ve yeşilin her tonuna doyacağınız tam 52 koyuyla her duyunuzu büyüleyecek bir yer Datça… Rivayetlerde bile Tanrıların kutsadığı ve kayırdığı yer olarak biliniyor. Özellikle Şubat için planlarınızı Datça için yapmalısınız. Çünkü 8-10 Şubat’ta Japon kiraz çiçeklerini andıran görüntüsüyle Badem Çiçeği Festivali sizi bekliyor. İşte size Datça gezi rehberi…

 Tarihi 11.  yüzyıla kadar dayanan Datça, rivayete göre cüzam hastalarını ülkelerinden uzaklaştırmak üzere yola çıkan İspanyol gemilerinin bu vebalı yolcularını geri dönemeyeceklerini düşündükleri bir adada yok olmaya terk etmeleri ile tarih sayfalarına merhaba der! Çünkü bu efsunlu topraklar ölüme terk edilmiş hastaları temiz havası, birbirinden şifalı yemişleri ile tek tek iyileştirir, hastalıktan eser kalmaz… Ve artık o günden bugüne insanlar gittikçe güçlenen bir sesle şu sözü fısıldar: “Tanrılar uzun yaşamasını istedikleri kullarını Datça’ya yollarmış”

Ege’nin efsunlu yarımadası: Datça

 Eğer henüz görmemiş olan talihlilerdenseniz yarımadaya ulaşım artık çok daha kolay. Kara yoluyla Marmaris üzerinden bir saat gibi bir sürede ulaşabileceğiniz gibi, Bodrum’dan da yazın günde iki sefer halinde düzenlenen feribotlarla deniz yolundan 1 saat 45 dakikada ulaşabilirsiniz Datça’ya. En yakın havalimanı Dalaman Havalimanı ki, bu ortalama 50-55 dakika sürecek bir uçuştan sonra sizi 2.5 saat kadar bir kara yolculuğu bekliyor anlamına geliyor ama inanın geçtiğiniz her yer size “iyi ki” dedirtebilecek nitelikte…

Ege’nin efsunlu yarımadası: Datça

 Vardığınızda her köşede yerlilerden sıkça duyacağınız tadım önerisi Datça’nın meşhur ‘üç ‘B’si’  denilen bal, badem, balık olacak… Muhtemelen şimdiye kadar denedikleriniz arasında en iyisi olacak burada tattığınız bal. Ege’ye özel taze balıkları tatmak için de kesinlikle doğru yerdesiniz. Ekim’ de gelme fırsatı bulursanız tek kelime ile taze kalamara doyacaksınız. Sıra bademe gelince farklı çeşitleriyle ülkemizin badem ihtiyacının büyük çoğunluğunu zaten Datça karşılıyor. Yararları anlatmakla bitmeyen bademin en zengin besin içeriği olan ve tabi fiyat olarak da en yüksek olanı Nurlu Badem.

 Şubat’ın en güzel festivali burada!

 Badem’den söz etmişken Şubat ayında gerçekleşen (Bu yıl 8-10 Şubat olarak belirlendi), Japon kiraz çiçeklerini andıran görüntüsüyle sanki adanın bembeyaz gelinliğini giydiği Badem Çiçeği Festivali’ni de mutlaka görülmeli listemize eklemek üzere hemen buraya dipnot olarak düşelim.

Ege’nin efsunlu yarımadası: Datça

 Gelelim meşhur koylarına… Şimdilerde en popüler koylar listesinin başında Palamutbükü, Ovabükü, Hayıtbükü geliyor. Hayıtbükü ve Ovabükü Mesudiye Köyü’nde yer alıyor ki buraya araçla Datça Merkezden ortalama 40 dakikada ulaşabilirsiniz. Ancak benim favorilerim Ovabükü ile Palamutbükü arasındaki sahil yolu üzerinde yer alan bakir, henüz hiçbir işletme yapılmamış olan minik koylar. Bunlardan dilediğinizde durabilir, yüzebilir, tertemiz Ege sularının tadını çıkarabilirsiniz. Yalnız yanınıza deniz gözlüğü almayı ihmal etmeyin çünkü su altında sizinle birlikte yüzmeyi bekleyen binlerce rengârenk balık olacak! Knidos Antik Kenti ise Palamutbükü’ nden sadece 20 dakika kadar uzaklıkta. Ve birçok büyük medeniyetin sayısız izleriyle ziyaretçilerine tarihi bir şölen sunuyor. Üstelik müze kartınız ile giriş yapmanız da mümkün. Kara yoluyla ulaşılamayan birbirinden muhteşem koyları da günlük tekne turlarıyla makul fiyatlara görebilirsiniz. Tekne turlarını düzenleyenler hâlâ köylüler olduğundan gezi sırasında ikram edilen taze balığın tadını çekinmeden çıkarabilirsiniz.

Ege’nin efsunlu yarımadası: Datça

 “Aracımız yok. Ya da merkezden uzaklaşmak istemiyoruz” diyenlere önerim ise, Datça merkeze sadece 10 dakikalık mesafede bulunan içinde yine yerli ailelerin işlettiği birkaç tesis ile abartısız bir konfor sunan Kargı Koyu. Burada yeraltından çıkan doğal kaynak suyu ile duşunuzu alıp güneşin ve tertemiz denizin tadını gün boyu çıkarabilirsiniz.

Ege’nin efsunlu yarımadası: Datça

 Akşam olmaya başladı ve denizin, güneşin tadına doydunuz mu? Hadi o zaman şiir kokan sokaklarıyla, begonvillerle bezenmiş tarihi taş evleriyle, dokusu hâlâ bozulmamış Eski Datça’ya gidelim. Endişelenmeyin tarihe doyarken buradaki küçük sevimli dükkânlardan ve tezgâhlardan da dilediğinizce alışveriş yapabilir, el yapımı binlerce ürünü görme imkânı bulabilirsiniz.

 Can Yücel’in ayak seslerini duyuyor musunuz?

 Eski Datça’ya vardığınızda Can Yücel’in bir zamanlar yaşadığı evin de bulunduğu ve şairin isminin verildiği Can Yücel Sokak’a varacaksınız. Eşi Güler Yücel hali hazırda burada yaşamaya devam ettiğinden ziyarete açık olamayan fakat şiirlerle bezenmiş kapısına geldiğinizde, dakikalarca ayrılamayacağınız ve hatta sokaktan yukarı doğru tırmanan taş merdivenlere, bu merdivenleri neredeyse görünmez kılan begonvillere dalıp giderken Can Baba’nın ‘Başka türlü bir yer benim istediğim’ sözünü anımsayacak dahası tüm ruhunuzla hissedeceksiniz.

Ege’nin efsunlu yarımadası: Datça

 Bu tarihi sokakların tadını doyasıya çıkarabilmeniz için Eski Datça gezinizi nispeten serin akşam saatlerine bırakmanızı öneriyorum. Zira Datça seyahatiniz aceleci şehirli adımlarınızı bırakmanızın tam zamanı;  çünkü Datçalıların “Acelen varsa ne işin var Datça’da!” sözü siz pes edene kadar her köşede kulaklarınıza çalınacak. En az bir akşamımızı Eski Datça’da geçirmek üzere programımıza aldıktan sonra sıra, Datça merkezde yer alan Kumluk Plajı’ndaki birbirinden romantik balıkçılarda. Eğer siz de ambiyansa ücret ödemek istemiyorum tek isteğim taze balık yemek diyenlerdenseniz hemen ara sokaklardaki salaş ve leziz balıkçıların yolunu tutabilirsiniz. Değişik lezzetler arayanlar için de ana cadde üzerinde ev yemekleri yapan ve Ege usulü nefis zeytinyağlılar tadabileceğiniz birçok restoran mevcut ve şiddetle önerilir. 

Ege’nin efsunlu yarımadası: Datça


 Akşam yemeğinden sonra yürüyüşünüzü ‘Sevgi Yolu’nda yaparsanız sizi birbirinden süslü onlarca tezgâh karşılayacak. Akabinde yönünüzü limana çevirdiğinizde ‘Amfi Tiyatro’yu ve kahvenizi içebileceğiniz birçok yer seçeneğini görebileceksiniz.

Ege’nin efsunlu yarımadası: Datça

 Datça tatilinizin sonuna geldiyseniz farkında olmadan, mutlaka bir sonraki tatilinizi planlamaya başlamışsınızdır bile… Biz mi? Biz Datça’ya yerleştik bile… Birbirinden heyecanlı ve keyifli seyahatlerimizin başlangıç ve bitiş noktası artık Datça! Sizi de bu keyfi deneyimlemek üzere en kısa sürede buraya bekliyoruz…

Ege’nin efsunlu yarımadası: Datça

Yorumları Göster
Yorumları Gizle