GeriSıla UÇAN Komşu'nun en gözde adası: Mikonos
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Komşu'nun en gözde adası: Mikonos

Komşu'nun en gözde adası: Mikonos

Kesesinde balık biriktiren pelikanlar gibi siz de hafızanızda güzel anılar biriktirmek istiyorsanız rotanızı eğlencenin kalbi, Yunan Adaları’nın en gözdesi Mikonos’a çevirin. Kim bilir şanslıysanız belki adanın saklı müdavimleri pelikanlarla değirmenlerde buluşabilirsiniz.

Mikonos hep eğlenceli gece hayatı, çılgın partileriyle anılsa da aslında adanın sakin ve huzur dolu bir tarafı da var. Mavi panjurlu beyaz evleri, daracık sokakları, taşlı yollarıyla klasik bir Yunan Adası olan Mikonos diğer adalara oranla oldukça kurak. Ancak bu kavrukluğa rağmen bunalmanıza asla fırsat vermeyen rüzgârı bence onu ayrıcalıklı kılıyor. Mikonos’da gönlünüzce ve özgürce gezmek, her gün farklı bir plaj keşfetmek, her akşam güneşi farklı bir koyda batırmak istiyorsanız araba ya da motor kiralamanız şart. Çünkü taksiler oldukça pahalı ve sayıları çok az. Havalimanından kiralayacağınız aracınızla kısa bir sürede adanın merkezine yani Chora’ya ulaşabilirsiniz. Mikonos’da merkezde yani Chora’da kalmayı tercih ederseniz benim önerim nispeten sakin bir sokakta yer alan ‘Carbonaki Otel’ olacaktır. Otelden dışarı adımınızı attığınız anda kendinizi canlı bir ada hayatının ortasında buluyorsunuz. Mikonos yirmi dört saat yaşayan bir ada desem abartmış olmam.

Komşunun en gözde adası: Mikonos

Komşunun en gözde adası: Mikonos


Chora’da kalıyor ve güne şahane bir kahvaltıyla başlamak istiyorsanız adresiniz omletten krebe, sandviçten granolaya birçok seçenek sunan Popolo olmalı. Duvar kenarındaki üç masasından birine oturup bir yandan önünüzden akıp giden kalabalığı izleyebilir bir yandan da kahvaltınızı edebilirsiniz. Yok ben o kadar uzun kahvaltı edemem hemen denize gitmek isterim derseniz de ‘Artisan Bakery’ imdadınıza koşacaktır. Buradaki tatlı tuzu hamur işleri arasında seçim yapmakta zorlanabilirsiniz çünkü hepsi birbirinden güzel. Zaten içeri girdiğiniz anda duyacağınız koku sizi kendinizden geçirmeye yetecektir. Benim favorim kepekli, çekirdekli çıtır halkalar, hatta o kadar favorim oldular ki, her gidişimde fazladan alıp plaj çantama da attım. Kahvaltının ardından gün boyu deniz kenarında sere serpe yatmak, lezzetli yemekler yemek ve sakin bir gün geçirmek isterseniz benim önerim kısa bir araba yolculuğuyla ulaşabileceğiniz Elia Beach… Pssarou ve Ornos başta olmak üzere, Elia gibi başka sakin ve özellikli koyların olduğunu da söylemeliyim. Mikonos’da ister çılgın happy hour partilerinin olduğu plajlarda eğlencenin dibine vurun, isterseniz de huzurun dinginliğinde kaybolun, tercih sizin. Nerede olursanız olsun Chora’ya döneceğinize de eminim.

Komşunun en gözde adası: Mikonos


Chora’nın en keyifli yerlerinden biri, eskiden kaptanların oturduğu, dalgaların camlara vurduğu evlerin sıralandığı Little Venice Bölgesi. Burada bir keyif kahvesi içtikten sonra mağazaların olduğu sokaklardan geçerek meşhur değirmenlere gidebilir, bol bol fotoğraf çekebilirsiniz. Bakarsınız bir pelikan da ansızın fotoğraf karenize girer. Tam da bu değirmenlerin yakınında yer alan ‘Sea Satin’  adanın klasik ve en popüler restoranlarından bir tanesi. Buraya gidecekseniz mutlaka önceden rezervasyon yaptırmanızı ve güneşi deniz kenarındaki masanızda batırmanızı tavsiye ederim.

Komşunun en gözde adası: Mikonos


Chora’da turistik olmayan bir yer bulmak pek mümkün değil. Turistik ama samimi bir ortamda keyifli bir akşam yemeği yemek isterseniz de benim önerim ‘Taverna Nikos’ olacak. Yıllardır kalitesinden ve lezzetinden hiç ödün vermeden aynı kişi tarafından işletiliyor. İçi bol bakliyatlı dolmasını ve portakallı revanisini özellikle tavsiye ederim. Yunan Mutfağı’na biraz ara vermek isterseniz de tercihinizi şahane bir İtalyan restoranı olan ‘Familia’dan yana kullanabilir, trüf mantarlı şahane bir makarna yiyebilirsiniz. Yemeklerinizi sonlandırmak içinse adreseniz kesinlikle sahile çıkan ara sokaklardan birinin bitiminde olan ve  sizi kokusuyla kendine çeken Creperie olmalı. Önünde her daim kuyruk var ve oturma yeri yok. Krebinizi alıp ya kaldırıma oturacak ya da yürümeye devam edeceksiniz. Bence kesinlikle yürümeye devam etmelisiniz aksi takdirde ikinci bir krep almak durumunda kalabilirsiniz.

Komşunun en gözde adası: Mikonos

Komşunun en gözde adası: Mikonos


Mikonos’un renkli kapılı, mavi panjurlu evlerle süslü sokakları o kadar keyifli ki, yürürken her kapının önünde her merdivenin başında fotoğraf çekilme isteği uyanıyor insanda. Ancak kalabalık buna pek müsade etmiyor, o yüzden fotoğraf meraklısıysanız bir gününüzü plaja ayırmak yerine fotoğrafa ayırmalı ve kalabalığın beachlerde olduğu saatleri fotoğraf çekerek değerlendirmelisiniz, benden söylemesi.

Mikonos’da tüm gün eğlencenin dibine vurabilir ya da sakinliğin tadını çıkarabilirsiniz, tercih sizin. Bu arada Chora’daki gerçekten özellikli sanat galerilerini gezmenizi ve butiklere göz atmanızı da tavsiye etmeden geçemeyeceğim. Elbette bütçenize sahip çıkmayı unutmadan. Kesin olan tek bir şey bu kavruk ama esintili adada her zevke hitab eden bir tatil yapmak mümkün. Mikonos’a İstanbul’dan direk uçakla gidebileceğiniz gibi, deniz yoluyla adadan adaya geçerek ya da Atina’nın Pire Limanı’ndan direk de ulaşabilirsiniz.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle