GeriSerhat SARISÖZEN Kuzeyden güneye: St.Petersburg
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kuzeyden güneye: St.Petersburg

Kuzeyden güneye: St.Petersburg

Rusya’nın ikinci Avrupa’nın dördüncü büyük şehri olan St.Petersburg, Baltık Denizi kıyısında ve Neva Nehri üzerinde bulunuyor. Büyük Petro’nun bataklık üzerine kurduğu St.Petersburg’un 300 yıllık bir geçmişi var. 40’ın üzerinde adaya yayılmış olan şehir, 1703 yılında kurulduktan sadece 10 yıl sonra Rus İmparatorluğu’nun başkenti olmuş. İşte size St.Petersburg hakkında detaylar...

1.Dünya Savaşı sırasında Rusya’nın Almanya ile savaşı sırasında Petrograd olarak adlandırılan şehir, 1924-1991 yılları arasında Leningrad olarak adlandırılmış. Yazımızda St.Petersburg’u bölgelere ayırarak inceleyeceğiz. Bu yazıda kuzeyde Petro-Pavel Kalesi’nin bulunduğu Petrogrdskaya ve Neva Nehri’nin güneyinde bulunan ‘Saray Bölgesi’ anlatılacak; doğuda bulunan ve Nevski Prospekt boyunca sıralanmış mağaza ve restoranlarla dolu ‘Gostini Dvor’, batıda ‘Vasilyevski Adası’ysa başka bir yazıda kendisine yer bulacak.

Kuzeyden güneye: St.Petersburg

Petrogradskaya (Petrograd Yakası)

Petrogradskaya’daki en önemli yapı, 1703’te Büyük Petro’nun emriyle kurulan Petro-Pavel Kalesi. Kalenin kuruluşu, aynı zamanda şehrin de kuruluş tarihi olarak gösteriliyor. Kale, yapımında zorla çalıştırılan ve ölen işçilerle hatırlanıyor. Kale, Svitoy Pyotr ve Svitoy Pavel Katedrali, Barok tarzı Aziz Petrus Kapısı, idam edilecek mahkûmların geçtiği ve ölüm kapısı olarak da bilinen Neva Kapısı gibi önemli yapıları içinde barındırıyor. Svitoy Pyotr ve Svitoy Pavel Katedrali, geleneksel Rus mimarisi özelliklerini yansıtmayan Barok bir kilise. Bu kilise, Büyük İvan’ın isteği üzerine Domenico Trezzini tarafından tasarlanmış. Bu altın renkli zarif  kilise, 122 metrelik yüksekliğiyle 1960’lara kadar St.Petersburg’un en uzun yapısı imiş.  

Kuzeyden güneye: St.Petersburg

Saray Bölgesi

Saray Bölgesi’nde bulunan meydanlar arasında Aziz İsak (St.Isac) Meydanı’nın özel bir önemi var. St.Isac Katedrali ve Mariinski Sarayı arasında yer alan St.Isac Meydanı’nın, bu önemi, adını aldığı katedralle ilgili. St.Isac Katedrali dışında, Çar 1.Nikolay’ın heykeli de meydanın önemli sahiplerinden. 

Kuzeyden güneye: St.Petersburg

Mariinski Sarayı, Grand Düşes Maria Nikolayevna için inşa edilmiş. Günümüzde St.Petersburg yasama meclisi olarak kullanılan bu sarayın inşası 1844’te tamamlanmış.

Kuzeyden güneye: St.Petersburg

St. Isac Katedrali’nin hem dışı, hem de içi son derece etkileyici bir mimariye sahip. 19.yüzyılda yapılmış Katedral, yapımında 100 kilo saf altın kullanılan muazzam kubbesiyle oldukça ihtişamlı. Bu katedrali asıl mimari mucizesi yapan şey ise yapının 300 bin ton ağırlığında olmasına karşın, inşa edildiği arazinin bataklık olması. Yapının ayakta kalabilmesi için binlerce kazık ve 48 adet dev sütun kullanılmış. İç mekanı dört bin metre kare olan bu katedral, tavan süslemelerinden kapılarına, rölyeflerinden heykellere kadar uzun uzun incelenmesi gereken bir müze aynı zamanda. Katedralin çatısından St.Petersburg’un panoramik manzarası görülebiliyor. 

Kuzeyden güneye: St.Petersburg

Nevski Caddesi’ni Vasilyevski Adası’na bağlayan Saray Meydanı, ortasındaki Alexander Sütunu ile dikkat çekiyor. Bu sütun, Napoleon’a karşı zafer kazanan Çar 1.Aleksandr adına dikilmiş. 47 metre yükseklikteki bu anıtta. ‘Minnettar Rusya’dan 1.Aleksandr’a’ yazıyor. Şimdilerde gösterilere ve konserlere sahne olan meydan 1905’te askerlerin silahsız göstericilere ateş açtığı Kanlı Pazar Olayı’na ve 1917’de Ekim Devrimi’ne sahne olmuş.

Kuzeyden güneye: St.Petersburg

St.Petersburg müzeleriyle turistleri mest eden  bir  şehir. Şehirde yüzlerce önemli müze bulunuyor. Kompleksinde Kışlık Saray’ın da bulunduğu dünyaca ünlü Hermitaj Müzesi, içinde 3 milyonun üstünde eser barındırıyor. Başta Kışlık Saray olarak inşa edilmiş ve Çariçe 2.Katerina kışlık saray olarak kullanmış. Saray, Çariçe’nin dünyanın dört bir yanından toplattığı sanat eserleriyle dolunca, 1764’te müzeye dönüştürülmüş. Sadece Rus kültürüne değil, Mısır, Osmanlı, Fransız, İtalyan, İspanyol, Flaman, Hollanda, Almanya, Çin, Japonya kültürüne ilişkin eserlerin de sergilendiği Hermitaj’da Leonoardo da Vinci’nin ‘Litta Madonna’, Rembrandt’ın ‘İbrahim’in Adağı’ tabloları ve Michelangelo’nun ‘Çömelen Adam Heykeli’ dikkat çekiyor.

Kuzeyden güneye: St.Petersburg

Rus Barok mimarinin en önemli eserleri arasında gösterilen Kışlık Saray, Malahit Odası, Küçük Taht Odası, Aleksandr Salonu ile Saray Bölgesinin en önemli yapılarından.

Ne Yenir?

Rusya’nın geniş bir coğrafyaya yayılmış olması mutfağını da etkilemiş. Rus mutfağında patates, soğan, lahana, pancar oldukça önemli…

18.yüzyılda St.Petersburg’da yaşamış ünlü Strogaonff ailesinin aşçısı tarafından yapılan biftek yemeği olan Stroganoff sevilen yemekler arasındadır.

Rusya’nın milli içkisi votkadır. Köpüklü Rus votkası ‘Moskovskaya’, Rus votkaları içinde en ünlüsüdür. Limonlu ‘Limonnaya’, kırmızıbiber aromalı ‘Pertsovka’, zencefil, karanfil aromalı ‘Ohotniçya’ aromalı votka çeşitlerindendir.

Ne Alınır?

Votka, havyar, iç içe geçen matruşka bebekler, semaverler, özellikle Sovyet döneminden kalma antikalar alınabilir.

Nerede Kalınır?

Beyaz Geceler sırasında konaklama ücretleri daha yüksektir. Diğer zamanlarda ise daha ucuza her tür bütçeye göre otel bulunabilir. St. Petersburg’un merkezinde yer alan Arkadia, Taleon Imperial, Petro Palace ve Hotel Astoria önereceğimiz otellerden.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle