GeriSeyahat Kraliyet şehri Madrid
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kraliyet şehri Madrid

Kraliyet şehri Madrid

Dünyaca ünlü sanat galeri, müzeleri, yemyeşil parkları ve boğa güreşlerini seyredebileceğiniz arenasıyla Madrid, turistlerin bir an olsun yerinde duramayacağı, herkese farklı zenginliklerini sunan bir şehir. İspanya’nın başkenti Madrid, İber yarımadasının ortasında yer alan konumuyla, bütün ülkeye eşit mesafede durmaya çalışan bir başkent... İşte size Kraliyet şehri Madrid gezi rehberi…

Gezimize Madrid’in en ünlü ve hareketli meydanı Puerto del Sol’la başlıyoruz. Puerto del Sol, “Güneş Kapısı” anlamına geliyor. Şehrin tam merkez noktası olan bu meydanda bulunan kafe, restoran ve barlar her gün turistlerle dolup taşıyor. “Güneş Kapısı” sadece Marid’in değil, bütün İspanya’nın hem manevi hem de coğrafi merkezi. Meydanda bulunan kocayemiş ağacı ve ayı heykeli El Oso y El Madrano ve Casa de Correos Saat Kulesi dikkat çekiyor. Yıl boyu çeşitli festivallere sahne olan bu meydanda, yeni yıl akşamında geleneksel üzüm yeme etkinliği düzenleniyor. Geleneğe göre, çan her çaldığında burada yaşayanlar ağızlarına bir üzüm tanesi atıyorlar.

Kraliyet şehri Madrid

            Puerta del Sol meydanının yakınında başka bir ünlü meydan olan Plaza Mayor bulunuyor. Habsburg döneminde inşa edilen ve III. Felipe döneminde açılan bu meydanda, Felipe’in at üstünde bir heykeli de bulunuyor. Ortaçağ’da engizisyon mahkemelerinin kurulduğu, idamların yapıldığı ve boğa güreşi gösterilerinin düzenlendiği meydan, taç giyme törenlerine de ev sahipliği yapmış. Del Sol Meydanı’nın yuvarlak dizaynına karşın, Plaza Mayor, dikdörtgen bir tasarıma sahip. Resmi ve gayrı resim kutlamalara ev sahipliği yapan bu meydan, günümüzde restoran ve kafelerle dolu.

Kraliyet şehri Madrid

Madrid’in bir başka ünlü meydanı da Plaza de Cibeles.  1777 yılında inşa edilmiş Kibele Sarayı’nın da bulunduğu meydan, şehrin işlek noktalarından. Meydanda bulunan ve 18.yüzyıldan kalma neoklasik tarzdaki Kibele Çeşmesi (Fountain of Cibeles), Bereket Tanrıçası Kibele’den esinlenerek yapılmış. Tanrıça, burada iki aslanın çektiği bir araba üzerinde tasvir edilmiş.

Kraliyet şehri Madrid

İspanya Krallığı’nın ev sahibi olan Madrid bir kraliyet şehri. 18.yüzyılda yapılan Madrid Kraliyet Sarayı (Palacio Real), şehrin en önemli tarihi yapısı. Eşsiz mimarisinin yanı sıra muhteşem iç dekorasyonuyla bu saray sadece Kraliyet ailesinin değil, tüm İspanyolların gurur kaynağı. 1931 yılına kadar hükümdarın resmi ikametgahı olarak kullanılan saray günümüzde devlet törenlerine ev sahipliği yapıyor. Kraliyet Sarayı’nda “Yemek Odası”, duvarları ve tavanı kraliyet porselenleriyle dekore edilmiş “Porselen Salon”, Rokoko Çin işleriyle süslenmiş, renkli tavanı ve süslü avizesiyle dikkat çeken “Gasparini Odası” ve Taht Salonu mutlaka görülmelidir. Sarayın etrafını saran Sabatini Bahçeleri de dinlenmek için güzel bir alan. 

Kraliyet şehri Madrid

Madrid’in en ünlü caddesi Gran Via, doğuda Plaza de Alcala Meydanı ve batıda Plaza de Espana arasında uzanıyor. Oteller, restoranlar, lüks mağazalar, kafeler, tiyatro ve sinemalarla dolu bu meydan hem yerel halkın hem de turistlerin gözdesi. Caddede bulunan binaların her birinin sahip olduğu farklı tarzı burayı adeta bir mimari cenneti yapıyor.

Plaza de Espana, Madrid Tower (Torre de Madrid) ve Edificio Espana isimli gökdelenleriyle Madrid’in modern yüzü. Şehrin yoğun kavşaklarından olan bu meydan aynı zamanda önemli bir buluşma mekanı. Meydanın ortasında, ünlü İspanyol yazar Miguel de Cervantes’in heykeli, bu heykelin karşısında ise Cervantes’in eserinden, Don Kişot ve Sanço Panza heykelleri yer alıyor. 1. Felipe’in sarayını çevreleyen Parque del Retiro (El Retiro Park) ise Madrid’in dünyaca ünlü parkı. Ortasındaki devasa El Estanque Gölü, astronomik gözlem evi, Teatro Casa de Vacas tiyatrosu, Palacio de Velazquez ve Palacio de Cristal sanat galeriyle 130 hektarlık bu park, başkentin koşuşturmacasına ara vermek isteyenler için adeta bir huzur abidesi.

Kraliyet şehri Madrid

Madrid’de birbirine yakın üç müzenin (Prado, Kraliçe Sofia ve Thyssen-Bornemisza) bulunduğu bölge “Altın Sanat Üçgeni” olarak adlandırılıyor. Madrid’in dünyaca ünlü prestijli müzesi Prado, açıldığı tarihten günümüze çok sayıda sanatçının eserini sergiledi ve milyonlarca turist tarafından ziyaret edildi. “Kırlık” anlamına gelen “Prado”, müzenin bulunduğu (El Paseo del Prado caddesi) bir zamanlar bağlarla çevrili olmasından kaynaklanıyor. Prado, İspanyol resim sanatının, Velazquez ve Goya eserleri başta olmak üzere dünyadaki en iyi örneklerine ev sahipliği yapıyor. Müze, İspanyol ressamların yanı sıra İtalyan, Fransız ve Alman ressamların da tabloları dahil olmak üzere çok sayıda sanat eserini içeriyor.

Müzenin neoklasik binası ve binayı saran park, tıpkı içindeki sanat koleksiyonu gibi başlı başına bir sanat eseri. Müzede 8000’in üstünde tablo ve çok sayıda heykel sergileniyor.  İspanya’yı görmek isteyenlerin aklına denize kıyısı olması sebebiyle ilk Barselona gelse de başkent Madrid’de o kadar çok görülecek yer var ki İspanya’yı görmeye ilk Madrid’le başlarsanız, Barselona’ya vakit bile bulamayabilirsiniz. Madrid’de denize girme ihtimalinizin olmadığı doğru fakat kimse El Retiro Park’ta yerel halkla birlikte güneşlenemeyeceğinizi iddia edemez. Öte taraftan bir kraliyet şehri olan Madrid, sarayları, meydanları, tarihi yapılarıyla doyumsuz bir seyahat deneyimi vaat ediyor.

Fotoğraflar:  Serhat SARISÖZEN



3 yıllık dünya turunu 3 dakikaya sığdırdı!


Yorumları Göster
Yorumları Gizle