« Hürriyet.com.tr

Cape Town’un Tarihi Şehir Merkezi: City Bowl

Afrika’nın güney ucunda, Cape (Kap) yarımadasında bulunan Cape Town, Güney Afrika’da turistlerin en fazla ziyaret ettiği yer. 3.5 milyonluk nüfusuyla Cape Town, Güney Afrika’nın en büyük ikinci şehri. Atlas Okyanusu ve Hint Okyanusu’nun birleştiği yerde bulunan Cape Town doğal güzellikleri ve gelişmiş şehirciliğiyle bir Afrika şehrinden çok Avrupa şehirlerini andırıyor. İşte buram buram tarih kokan şehir merkezi...

Hürriyet Haber

“City Bowl” olarak adlandırılan şehir merkezi, doğusunda Masa Dağı’nın zirve noktalarından Şeytan Zirvesi (Devil’s Peak), batısında Aslan Başı Tepesi (Lion’s Head) ile çevrili. Table Bay Harbour (Masa Vadisi Limanı) ve W&A Waterfront Limanı, şehir merkezini adeta Atlantik Okyanusu’yla birleştiriyor. Uçsuz bucaksız plajları, eşsiz doğal güzellikleri, kültürel çeşitliliği, restoranları, durmak bilmeyen gece hayatı, açık hava marketleri ile Cape Town, yılın her mevsimi canlı.

Cape Town’un Tarihi Şehir Merkezi: City Bowl

Kültürel çeşitliliğe sahip olan Cape Town, insanları, yemekleri ve dillerinin yanı sıra binalarında da bu çeşitliliği hemen hissettiriyor. Şehirde gezinirken yerli tarzı (zulu, xhosa, besotho vs), Hollanda tarzı (Cape Duch) ve Viktorya dönemi mimari yapıları hemen fark ediyorsunuz. Bu çeşitlilik, Cape Town’a eşine az rastlanır bir zenginlik katıyor.

Cape Town’un Tarihi Şehir Merkezi: City Bowl

Şehir merkezindeki birçok yer yürüyerek ulaşılabilecek uzaklıkta. Şehrin ana gezinti caddesi olan Adderley Caddesi’ndeki Trafalgar Meydanı, 17.yüzyılda ülkeye gelen, Malay kadınları tarafından işletilen çiçek pazarlarına ev sahipliği yapıyor. Londra’daki ağabeyine oranla daha mütevazi olan bu meydanı özel kılan tarafı, adım attığınız andan itibaren sizi etkisine alan sempatik ve çalışkan çiçekçi kadınlar. Cape Town’da hemen her tezgahta bir şeyler alınırken pazarlık yapılabiliyorken, bu çiçekçi kadınların ticareti farklı işliyor. Zira bir ürün hakkında pazarlık yapmaktansa, ne kadarlık bir çiçek yaptırmak istediğinizi ve hazırlatacağınız buketin içinde nelerin yer almasını istediğinizi söylüyorsunuz, Trafalgar Meydanı’nda bulunan bu kadınlar belirlediğiniz bütçeye göre size, çiçeğinizi hazırlıyor.

Cape Town’un Tarihi Şehir Merkezi: City Bowl

Adderley Caddesi’nde yer alan Hükümet Bulvarı’nda bulunan Groote Kerk (Büyük Kilise), Güney Afrika’nın en eski kilisesi. Orijinali 1703’te tamamlanan yüksek Gotik pencereli bu kilise, 1840’ta yeniden yapılmış.

Cape Town’un Tarihi Şehir Merkezi: City Bowl

Adderley Caddesi’nin paralelinde bulunan St. Georges Caddesi, şehrin trafiğe kapalı alışveriş caddesi, bu yönüyle St. George, yayaların ana gezinti alanlarından. Bu sebeple sokak müzisyenleri bu caddede en güzel performanslarını sergilerken cadde, her gün büyük kalabalıkların akınına uğruyor. Greenmarket Square, başta ahşap maskeler, hayvan bibloları olmak üzere hediyelik eşya satan çok sayıda açık hava dükkanı ve tarihi binalarıyla şehrin önemli merkezlerinden. Burada el yapımı ürünlerini satan açık hava dükkanlarına mutlaka uğramalısınız. Merkezdeki önemli caddeleri sayarken, Kloof ve Long Street’ten bahsetmemek olmaz. Gece hayatının kalbini elinde tutan bu iki cadde, hareketli bar ve gece kulüpleriyle gündüz ayrı gece ayrı kalabalık. Özellikle Long Street, Viktorya dönemi yapıları, demir balkonlu evleriyle dikkat çekiyor.

Cape Town’un Tarihi Şehir Merkezi: City Bowl

Gardens bölgesi, adeta şehrin oksijen deposu. Bu yemyeşil ağaçların arasında şehrin birçok önemli yapısı da kendine yer bulmuş. Açılışı Nelson Mandela tarafından 2000 yılında yapılan Güney Afrika Musevi Müzesi, renkli cam hatlarıyla dikkat çeken St.George Katedrali, halen hükümete ev sahipliği yapan Parlamento Binası, Ulusal Kütüphane, Ulusal Galeri, Iziko Güney Afrika Müzesi “Gardens”ta bulunuyor.

Cape Town’un Tarihi Şehir Merkezi: City Bowl

Cape Town’da tarihin izlerini sürmek isterseniz iki yapı: The Old Town House (Eski Ev) ve Iziko Slave Lodge (Köle Yerleşkesi) size ışık tutacak. Greenmarket Square’de bulunan ve içinde Iziko Michaelis Koleksiyonu’nu barındıran The Old Town House, benzerleri kadar geniş bir sanat koleksiyonuna sahip olmasa da 17.yüzyıldan kalma Hollanda ve Flemenk eserleriyle görülmeye değer. Adını, sergilenen eserleri bağışlayan bay ve bayan Michaelis’ten alan bu koleksiyonun en meşhur parçası, Frans Hals’un eseri olan “The Portrait of a Lady (Bir leydinin portesi)”. Iziko Slave Lodge ise Cape Town’un en eski binalarından biri. 1679’da yapılmış bu binada, Güney Afrika’nın kölelik tarihi illüstrasyonlarla anlatılıyor. 

Cape Town’un Tarihi Şehir Merkezi: City Bowl

Beşgen Ümit Burnu Kalesi (Iziko Castle  of Good Hope), Güney Afrika’nın en eski yapısı. Yapımı 1666-1679 yıllarına dayanan bu kale kompleksi zindanları, şatosu, askeri müzesi, resim ve porselen koleksiyonu ile ziyaretçileri kendine çekiyor. 

Cape Town’un Tarihi Şehir Merkezi: City Bowl

Birbiriyle karşılıklı konumlanan Belediye Sarayı (City Hall) ve Büyük Geçit (Grand Parade) şehir merkezinde görülmesi gereken önemli yerlerden. Büyük Geçit, şimdilerde etrafını saran sebze-meyve satıcıları ile bitpazarı olarak varlık gösteriyor ve önemli kutlamalara ev sahipliği yapıyor.  1905’te İtalyan Rönesansı tarzında yapılan Belediye Sarayı’na 1923’te orijinali Londra’da bulunan Big Ben saat kulesinin bir kopyası eklenmiş. Belediye Sarayı, bir süre Nelson Mandela’nın çalışma ofisi olarak da kullanılmış. 27 yıl hapiste kaldıktan sonra Nelson Mandela’nın 1990 yılında balkondan yaptığı konuşmayı dinleyen 250 bin kişi, Büyük Geçit’te toplanarak ülkenin özgür geleceği için Belediye Sarayı’na karşı coşku içinde kutlama yapmış.

Cape Town’daki zengin-fakir uçurumunun en somut haliCape Town’daki zengin-fakir uçurumunun en somut hali

Cape Town, Avrupa’ya olan uzaklığına rağmen, Güney Afrika’yı Avrupa’ya yaklaştıran modern bir şehir. Geçmişte yaşanan ırk ayrımcılığının izlerini silmeye çalışan ve o döneme ait yaralarını saran Cape Town, şehir merkezi farklı bir Afrika deneyimi sunuyor.

Kaynak: