GeriSercan Sever Bir kış masalı: Viyana Noel Pazarları
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir kış masalı: Viyana Noel Pazarları

Bir kış masalı: Viyana Noel Pazarları

‘Viyana kapılarına dayanmak’ ifadesiyle tarihten çok iyi bildiğimiz bu şehir, kışın en ışıltılı etkinliği olan Noel pazarlarıyla tüm dünyaya kapılarını açıyor. Her yıl kasım ayının ortalarından aralık ayının sonuna kadar, Noel pazarlarının en ihtişamlı haliyle Viyana sokakları içimizi ısıtıyor. Yılın son seyahatini planlamak istiyorsanız, işte en lezzetli Viyana rehberi sizlerle… 

Viyana Havalimanı’na iner inmez uçağın penceresi önünde uçuşmaya başlayan kar taneleri, soğuk ama cezbedici bir Avrupa gününü bana müjdeliyordu. Henüz ülkeye adımımızı atamadan, uçağın kapısında başlayan pasaport kontrolü ise bu şehre dair heyecanımı kaybettirmedi. Alışılmışın dışındaki bu uygulama haricinde, iyi organize edildiğini rahatlıkla söyleyebileceğim havalimanından hızlıca çıkıyor ve şehir merkezi için transfer aracına biniyorum. Dışarıda geçirdiğim bu kısacık zaman zarfında dahi iliklerime kadar hissettiğim soğuk beni acıktırmaya yetmişti.

Aklımda birçok lezzete dair soru işaretleriyle Viyana şehir merkezine doğru ilerliyorum. Aslında temel sorun şu; ilk önce hangisini yemeli? Şnitzel, sachertorte, goulash, Noel pazarlarındaki sosisler, schinken ve tabi ki sıcak şarap...

Bir kış masalı: Viyana Noel Pazarları


Bu soğuk kış gününde içimi ısıtacak bir çorbayla güne başlamak için rotamı Viyana’nın en güzel mekanlarından biri olan Cafe Central’e çeviriyorum. Cafe Central; epeyce yüksek bir tavan, harika bir mimari ve masalarının üzerindeki bembeyaz örtüleriyle beni karşılıyor. Menü istemeden, aklımdaki ilk iki lezzeti tatmak için beni karşılayan garsona hemen siparişimi veriyorum. Böylece meşhur çorbaları goulash ve şnitzel ile Viyana’daki ilk öğle yemeğime başlamış oluyorum. Bu restoranın ambiyansı gerçekten harika, daha uzun bir vakitte, renkli sohbetler için Cafe Central’i değerlendirmek isterdim. Ayrıca çorba harikaydı fakat şnitzel için bir restorana daha gitmeyi aklıma koydum. Öncesinde ise bu güzel Avrupa şehrinin sokaklarında bir gezintiye başlayalım.

Bir kış masalı: Viyana Noel Pazarları


Viyana, muhteşem güzellikteki sokaklarının yanı sıra, mimarisi ve birçok saraya ev sahipliği yapması sebebiyle benim için bir ‘saray şehir’. Bu saraylardan en çok sevdiğim ise Hofburg Sarayı… Hofburg Hanedanlığına ev sahipliği yapan bu saray bembeyaz görüntüsüyle sizleri büyüleyecek. Kasım ve aralık aylarında Viyana’da birçok noktada Noel pazarları kuruluyor. Bunlardan biri de Hofburg Sarayı’nın iç avlusunda. Viyana’da turistik her nokta, saraylar ve müzeler büyüklü küçüklü Noel pazarları ile süslenmiş durumda. En büyük Noel pazarı Rathausplatz olarak isimlendirilen Viyana Belediye Binası ve Viyana Sanat Tarihi Müzesi önünde kuruluyor. 

Bir kış masalı: Viyana Noel Pazarları


Noel pazarı gezmek için havanın kararmasını bekliyorum. Bu zaman zarfında ise hem listemde olması nedeniyle hem de biraz ısınma gayesiyle rotamı Viyana Sanat Tarihi Müzesi’ne çeviriyorum. Açıkçası benim burada eserlerini görmek istediğim tek sanatçı Pieter?Brueghel... Resme olan merakımın belki de temellerinde yer alan Brueghel’in meşhur tabloları Köy Düğünü ve Çiftçilerin Yemeği için hızlı adımlarla müzenin içinde geziniyorum. Bu eserleri uzun uzun inceleyip büyülenmemek ne mümkün… 

Bir kış masalı: Viyana Noel Pazarları


Viyana’nın soğuk havasının vücudumdaki tatlı çanlarını çaldırması ile eş zamanlı hızlanan ayaklarımın beni ünlü alışveriş caddesine yönlendirmesine izin veriyorum. Cadde üzerindeki en baştan çıkartıcı yer ise benim için Demel Pastanesi. Hofburg Sarayı mensuplarının yüzyıllarca sachertorte krizlerini dindiren bu pastanenin sahibi artık bir Türk. Bu pastane, Viyana’nın en meşhur tatlısını en iyi şekilde ikram ederek damakları çatlatıyor. Bu şehrin sokaklarında yürümek son derece keyifli. Viyanalılar, tarihten gelen paha biçilemez güzellikleri günümüz yaşam konforuyla başarılı şekilde harmanlamışlar. Her ne kadar Alman kültürü ve disiplini ile boy gösteren bir şehir olsa da sokaklarındaki canlılık beni bir Akdeniz ülkesinde gibi hissettiriyor.

Bir kış masalı: Viyana Noel Pazarları


Kış mevsiminde erkenden kararan hava, renkli bir akşamı davet ediyor. Tam da Viyana’ya gelme sebebim olan Noel pazarları, bu renkli akşamı bana sunuyor. Pazarları ziyaret etmek için en doğru zamansa akşam saatleri. Viyana Belediye Binası (Rathausplatz) önüne kurulan devasa büyüklükteki bu ışık şenliği kapısından içeri girer girmez beni büyüledi. Herkesin elinde gördüğüm kırmızı kupa içerisinde nefis kokan sıcak şaraplardan almak için sıraya giriyorum. Her senenin hatırası başka olsun diye bardaklar her sene farklı konseptte hazırlanıyor. Sıcak şarabımı yudumlarken, buz pistinde kayan çocukların mutlu kahkahalarına Viyanalı Jazz sanatçılarının şarkılarının karışması ise geceyi büyülüyor. Ben ikinci bardağa geçtiğimde pazardaki kalabalık da iyiden iyiye artmaya başlamıştı. Sıcak şarapların içerisindeki baskın karanfil ve tarçın tadına meyvelerin iyi harmanlanmış rayihası akşamımı keyiflendiriyordu. İtiraf etmeliyim ki Noel pazarında dolaşırken gözüm aslında hep onu arıyordu; dev sosisli ekmekler ve schinkel. Sıcak şaraba daha iyi eşlik edeceğini düşündüğüm için tazecik ekmek ile yapılmış bol malzemeli bir schinkel tercihim oluyor.

Bir kış masalı: Viyana Noel Pazarları


Hediyelik eşya ve yiyecek satışının yanı sıra, müzik ve eğlencenin de en iyi olduğu pazar bence Viyana Belediye Binası’nın önünde. Her yerde renkli ışıklar, aileleriyle mutlu dolaşan çocuklar, keyifli bir müzik... Kulağımda pazarda müzik yapan sokak sanatçılarının melodisi geceye karışıyorum.

 

 

 

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle