Altın şehir: Johannesburg

Johannesburg, 4.5 milyonluk nüfusuyla Güney Afrika’nın üç başkentinden biri olmasa da ülkenin en büyük ve en kalabalık şehri. Johannesburg, 1800’lü yıllarda altın madeni kasabası olarak kurulmuş bir şehir. İşte size altın şehir Johannesburg gezi rehberi…

Serhat SARISÖZEN

Güney Afrika, şu an yürürlükte olmayan “ırkçı” yasaların izlerini hala taşıyor.  Öyle ki zamanında ırk ayrımına ve ten rengine göre oluşmuş banliyöler hala varlığını sürdürüyor. Örneğin, Johannesburg bitişiğindeki banliyölerden meşhur Soweto’da iki milyondan fazla siyahi bulunuyor. Burada yaşayanlar her sabah evlerinden çıkıp, bir zamanlar sadece beyaz insanların bulunduğu, şimdi ise ırksal kısıtlamanın olmadığı şehir merkezine gidip, çalışıyor ve akşamları da yeniden banliyösüne dönüyor.

Altın şehir: Johannesburg

Eskiden tren istasyonunda kullanacağı bölümler hatta otobüs beklerken oturacağı banklar bile farklı olan siyahiler artık özgürce, kendisine ayrılmış banliyöye seyahat edip yaşamını sürdürebiliyor! Suç oranlarının yüksekliği dikkate alındığında serbest gezmektense turla bu mahalleyi görmek daha güvenli olacak. Gerçek bir Afrika deneyimi sunacak Soweto gezisindeki küçük evlerin, Johannesburg’un yüksek katlı binalarıyla nasıl tezat oluşturduğunu gözlemleyebileceksiniz.

Altın şehir: Johannesburg

Soweto’da geçmişten birçok anının izi takip edilebiliyor. Bunlardan biri Hector Pietorson Müzesi. Bu müze,  1976’daki protestolar sırasında polis tarafından vurulan 13 yaşındaki Hector Pietorson’a adanmış. Güney Afrika’nın Nobel ödülüne sahip 1994’te seçilen ünlü devlet başkanı Nelson Mandela’nın 95 yaşında, 5 Aralık 2013’teki ölümüne kadar, ailesiyle birlikte yaşadığı evi müzeye dönüştürülmüş. Soweto’da bulunan bu müze ev, Mandela House, rehber eşliğinde gezilebiliyor. Johannesburg’un şehrin batısında yer alan ve şehirle bütünleşen üniversitesi, Witwatersrand, Johannesburglular tarafından Wits olarak adlandırılıyor. Burada bulunan Wits Art Museum,  geleneksel Afrika sanatına ilişkin örnekler sergiliyor. 

Altın şehir: Johannesburg

Şehir merkezindeki Newtown semtinde bulunan Market Theatre Complex, üç tiyatro, iki sanat galerisi, restoranlar, kafeler ve dükkanlarla dolu bir kültür merkezi. Market Tiyatro’nun karşısında bulunan, 1935’te kurulmuş Afrika Müzesi (The Africana Museum), Johannesburg’un ve Johannesburglular’ın sosyo politik gelişimine ilişkin izleri barındırıyor.

36 saatte Johannesburg
36 saatte Johannesburg


Şehrin iş merkezi olan Main Caddesi, şirketler, özellikle de maden şirketlerini içinde barındırıyor. Plazalarda çalışan beyaz yakalılar gün boyu Main Caddesi’nde koşturup, öğle yemeklerini yemek için yine caddede bulunan restoranlarda soluklanıyor. Main Caddesi’nin batısında yer alan meydanın ismi başta Government Square olsa da 1903 yılında ülkeye gelen Mahatma Gandhi anısına meydanın ismi Gandhi Square olarak değiştirilmiş. Gandhi, Johannesburg’da şimdiki adı Gandhi Square olan meydanda bir büroda aktivist bir avukat olarak çalışmış. Gandi Square, her daim kalabalık bir semt.

Altın şehir: Johannesburg

Bree Caddesi’nden Main Caddesi’ne kadar uzanan Oriental Plaza Pazarı, şehrin önemli alışveriş merkezlerinden. Burada Hindistan’dan gelen baharatların kokusunu içinize çekerek dolaşıyorsunuz. Yine burada yer alan yüzlerce satıcı yiyecekten ev eşyalarına kadar aklınıza gelen her şey satıyor.

Altın şehir: Johannesburg

Ülkeye 1800’lerde gelen Hint ve Çinli yerleşimcilerin kurduğu hareketli Diagonal Caddesi’nde yer alan KwaZulu Muti, her derde deva şifalı bitkiler satan bir dükkan. Çoğu Afrikalı hala, iyileşmek için çareyi geleneksel yöntemlerde arıyor ve bu dükkana geliyor. KwaZulu Muti’de bitkisel ürünlerin dışında, hayvanların boynuzundan pençesine, kurutulmuş yarasadan kurbağaya birçok ilaç (!) da satılıyor. 

Güney Afrika’nın tatil cenneti: Durban
Güney Afrika’nın tatil cenneti: Durban


Ülkenin en büyük şehri olan Johannesburg’u panoramik olarak kuş bakışı görmek için en uygun yer 223 metre yükseklikteki 50 katlı Carlton Binası (Carlton Centre). Küçük bir ücretle asansörü kullanıp, gözlem bölümüne çıkabileceğiniz bu binanın tepesinden sadece şehir merkezi değil, civardaki banliyöler de çok rahat görülebiliyor. Carlton Binası, aynı zamanda Afrika’nın en yüksek binası. Girişi alışveriş merkezi, üst katları otel olan ve 1973’te yapılan bu binanın 50. katını tümüyle boş bıraktıklarından içeriden tüm katı gezip, katın içinde tam bir tur atarak şehri 360 derecelik bir açıyla görebiliyorsunuz.

Altın şehir: Johannesburg

Johannesburg Sanat Galerisi, geleneksel ve modern Afrika sanatını buluşturmuş. Hollandalı ve Flemenk ressamların tablolarının yanı sıra, müzede seramik, heykel ve tekstil koleksiyonu sergileniyor.

Afrika’nın renkli labirenti: Marakeş
Afrika’nın renkli labirenti: Marakeş


Trafiğe kapalı Smal Caddesi’nin üstü de kapalı olduğundan caddeden çok, tek katlı bir alışveriş merkezini andırıyor. Genelde ayakkabı ve elbiselerin satıldığı bu caddede el arabalarında portakal ve muz da satılıyor. Yerel halk özellikle hafta sonları bu caddeye akın ediyor.

Altın şehir: Johannesburg

 Hapishane olarak inşa edilen Nelson Mandela başta olmak üzere birçok yurttaşın hapsedildiği The Old Fort Prison, 1994 yılındaki ilk demokratik seçimden sonra misyonunu tamamlamış. The Old Fort, şimdilerde Güney Afrika Anayasa Mahkemesi’ne ev sahipliği yapıyor. Anayasa Tepesi (Constitution Hill) olarak da adlandırılan semtte bulunan bu merkez, beyaz dış cephesiyle oldukça dikkate çekici

Johannesburg, elit Sandton semti, şehir merkezi, fakir Soweto’su, caddeleri, parkları ve müzeleriyle sizi kendisine davet ediyor fakat aynı zamanda yüksek suç oranına işaret ederek dikkatli olmanız gerektiğini de kulağınıza fısıldıyor.

Fotoğraflar: Serhat SARISÖZEN


Üç turistin çektiği Türkiye videosu izlenme rekorları kırdı

 

Kaynak: Serhat SARISÖZEN