GeriNurgül BÜYÜKKALAY Güney Amerika'nın yeni turistik cazibesi: Bogota
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Güney Amerika'nın yeni turistik cazibesi: Bogota

Güney Amerika'nın yeni turistik cazibesi: Bogota

Latin Amerika’da ilk adım attığım şehir Kolombiya’nın başkenti Bogota… Evlerinde kırmızı tuğla kullanımı çok yaygın olduğu için ‘kırmızı şehir’ adıyla anılıyor. Zihnimizde canlanan sokaklarında uyuşturucu mafyasının kol gezdiği, her an bir tehlikeyle karşı karşıya kalacağımız bir şehir yerine mis gibi kahve kokulu, parklı bahçeli, müthiş grafitilerle süslenmiş sokaklarıyla modern bir şehir çıktı karşıma. Bogota’da kaldığım süre boyunca herhangi bir tedirginlik yaşamadım. İşte size Bogota gezi rehberi...

Başkent Bogota’da nereleri gezmeli?

La Candeleria

Bogota’ta görülecek yerlerde ilk sırayı kesinlikle La Candelaria bölgesi alır. İspanyol kolonyal döneme ait renkli binaları, kafeleri, butikleri ve kütüphaneleri ile şehrin en hareketli bölgelerinden. Grafitilerle süslenmiş sokaklarına hayran kaldım. Her sokağında müthiş grafitiler çıkıyor karşınıza.

Plaza de Bolivar (Bolivar Meydanı)

Burası bağımsızlık zaferinin kazanıldığı meydan. Meydanın tam ortasında bir elinde kılıcı diğer elinde yapacağı devrimlerin listesiyle Simon Bolivar heykeli var. Tüm önemli binalar çevrelemiş meydanı. Parlamento Binası, Primada Katedrali, bağımsızlık mücadelesinin ilk başladığı yer Adalet Sarayı (Palacio Justica). Tabii bir de bolca seyyar satıcı.

Güney Amerikanın yeni turistik cazibesi: Bogota


Monserrate

Bogota dünyanın en yüksek üçüncü başkenti. Deniz seviyesinden 2 bin 625 metre yükseklikte. Sırtını dayadığı Monserrate tepesi ise 3152 metre yükseklikte yer alıyor. Finiküler ya da teleferik ile ulaşım sağlanıyor. Tüm şehir ayaklarınızın altında. Tepede hediyelik eşya dükkânları, restoranlar ve bir kilise var.

Müzeler

Şehirdeki en ilgi çekici müzelerden biri Museo del Oro. Dünyanın en geniş altın koleksiyonuna sahip. Botero Müzesi en çok keyif aldığım müze oldu. Mona Lisa’nın bir de şişman resmedilmiş halini görmek istemez miydiniz? “Şişman insanlar en mutlu insanlardır. Bu nedenle onları resmediyorum” diyen ünlü ressam Fernando Botero’nun koleksiyonunun sergilendiği müzede ayrıca Dali, Piacsso ve Rodin gibi dünyaca ünlü ressamların eserlerini de görebilirsiniz. Ulusal Polis Müzesi Bogota’da görülmeye değer bir başka müze. Bir katında Pablo Escobar'a ait eşyalar sergileniyor. Kullandığı silahlar, polislerden kaçarken giydiği montu, arandığı dönemden kalan ‘aranıyor’ afişi sergileniyor müzede.

Güney Amerikanın yeni turistik cazibesi: Bogota


Zona-T (Zona Rosa) & Parque 93

Bogota size birçok farklı yüzünü gösterecek. Şehrin her yüzünü görmek için bu bölge mutlaka ziyaret edilmeli. Zona Rosa’ya geldiğimizde kendimi ülke değiştirmiş gibi hissettim. Lüks restoranlar, kafeler, ünlü markaların mağazaları, büyük alışveriş merkezleri... Burası şehirdeki gece hayatının da merkezi.

Bogota’da yeme-içme

Kolombiya adı kahve ile de özdeşleşmiş durumda. Dünyanın en büyük kahve üreticisi ülkelerinden biri. Ülkenin en meşhur kahvecisi Juan Valdez. Kolombiya’nın Starbucks’ı, Bogota’da her köşede bir Juan Valdez görebilirsiniz. Adını hayali bir kahraman olan kahve çiftçisi Juan Valdez'den almış.

Güney Amerikanın yeni turistik cazibesi: Bogota


Kolombiyalıların yediği en ilginç şeylerden biri karıncaydı. Sokaklarda çerez gibi paketlenmiş kavrulmuş karınca satılıyor. Karınca yeme geleneği eski çağlara kadar uzanıyormuş. Elime aldım ancak yemeye cesaret edemedim. En ünlü yemekleri mısırlı, patatesli, avokadolu çorbaları Ajiaco ve kırmızı fasulye ve sucuklu Bandeja Paisa. Sokak lezzetleri arasında ise arepa adlı mısır ekmeği ve hamur işi empanada meşhur. Bogota’da gittiğim en ilginç restoran Andres Carne de Res oldu. Latin Amerika’nın en iyi 50 restoranından biri seçilmiş. Rengarenk ışıklarıyla dekorasyonu çok eğlenceli. Restorana Kolombiya yemeklerini denemek için gitmiştik ama girer girmez kendimizi bir dans kulübünde hissettik.

Güney Amerikanın yeni turistik cazibesi: Bogota


 Bogota’ya ne zaman gidilir?

Ziyaret etmek için en uygun mevsim kış ve yaz ayları. Sonbahar ve ilkbaharda şiddetli yağışlar olabiliyor. Şehirde çok sayıda festival de düzenleniyor. Festival tarihleri de dikkate alınarak bir plan yapılabilir. Mart ayında çok sayıda tiyatro sanatçısının katıldığı İber-Amerika Tiyatro Festivali, Temmuz ayında rock müzik festivali olan Rock al Praque Festivali ve Ekim ayında genç sinemacıları desteklemek amacıyla düzenlenen ve farklı kültürlerden birçok filmin gösterildiği Bogota Film Festivali gerçekleşiyor.

Güney Amerikanın yeni turistik cazibesi: Bogota


Bogota’ya nasıl gidilir?

Kolombiya uzak olduğu için kolay kolay seyahat rotamıza girmiyor ama vizesiz olması, ülkenin genel olarak ucuz olması ve gezilmeye değer birçok ülkeye yakın olması gitmek için en çekici nedenlerden. İstanbul’dan Bogota’ya aktarmasız uçuş var. ABD vizesi olanlar için Miami aktarmalı uygun fiyatlı biletler de bulmak mümkün. Kolombiya seyahatinize Meksika ve Panama da dahil edilerek bu tarafa bir rota çıkarabilir.

 

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle