GeriMelih DAŞGIN Rüya gibi bir yolculuk: Ürdün
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Rüya gibi bir yolculuk: Ürdün

Rüya gibi bir yolculuk: Ürdün

Ürdün... Modern ve eskinin eşsiz harmonisine sahip, son derece Arap ama olabildiğince Batı’ya dönük, çöl ve suyu aynı cümlede kullanabileceğimiz, uzak ama bir o kadar da yakın bir yer. İşte size Ürdün gezi rehberi…

Ürdün, Ortadoğu’da bir Arap ülkesi… Ortadoğu’da olmasına rağmen topraklarından petrol çıkmayan tek ülke olma özelliğini de beraberinde taşımakta. Petrol zengini olmamalarına karşın, tarihi dokusu, sıra dışı coğrafi özellikleri ve doğal güzellikleri bakımından son derece zengin bir yer. Bulunduğu coğrafi konumun yarattığı önyargılar yüzünden rotanızı başka yerlere çevirmeyin, hemen size bu güzel ülkeyi bizlere sunduğu avantajlarla anlatmaya başlıyorum. Hem yakın (ortalama 1,5-2 saat), hem birçok şehrimizden direkt uçuşlar mevcut (İstanbul, Ankara ve Antalya’dan), hem de vizesiz (kişi başı 300 TL cebinizde kalıyor). Şu an “Olabilir” dediğinizi duyar gibiyim.

Rüya gibi bir yolculuk: Ürdün


Peki Ürdün’e ne zaman gidelim? Aşırı sıcak olan Haziran-Ağustos arası ve nispeten soğuk olan Aralık-Şubat ayları dışında kalan dönem, Ürdün için en ideal zaman. Düşük sezon sayılan yaz sıcaklarında bile kavrulmadan Ürdün’ü gezebilirsiniz. Pahalı mı peki burası? Turizm potansiyelinin farkına çoktan varan Ürdün pahalı bir ülke. Kullanılan para birimi, ‘Ürdün Dinarı’ (Jordanian Dinar- JOD) ve İngiliz para birimi Sterlin ile aynı paritede). Ürdün’ü gezmeye başlıyoruz. Toplu taşımanın neredeyse yok denecek kadar az olduğu ülkede gezmenin en güzel ve en konforlu yolu araba kiralamak. Havalimanında araç kiralama şirketleri bol miktarda bulunuyor ama yüksek sezonda önceden sipariş etmediyseniz araçsız kalabilirsiniz ona göre.

İlk durağı Amman olanlar için havalimanı-Amman arası yaklaşık 40 dakika. Başkent Amman’da çok lüks otellerden hostellere, kiralık evlerden misafirperver Ürdünlülerin yanlarında konaklama gibi birçok seçenek mevcut. Dünyanın en eski şehirlerinden biri olan Amman’da Roma ve Osmanlı dönemlerine ait bol miktarda tarihi yapılar, kalıntılar bulabilir, kaotik, Ortadoğu’ya has sokaklarında ve çarşılarında gezebilir, son derece lezzetli; humus, mansaf ve et göveç yiyebilirsiniz. Ayrıca Amman’dan yaklaşık bir saat süren yolculukla, Jerash Antik Kenti’ne ulaşabilir, Roma dönemine ait bol miktarda kalıntı bulabilirsiniz.

Rüya gibi bir yolculuk: Ürdün



Sen ne güzelsin Petra…

Evet Amman başkent ama Ürdün’ün belki de bu kadar popüler olmasının şüphesiz en önemli nedeni, Petra Şehri’ne adını veren, Ürdün deyince ilk akla gelen; Petra Antik Kenti. Petra’yı görünce, hakkında duyduğunuz her şeyin ne kadar yetersiz olduğunu fark edersiniz. Yıllar öncesinde Nebatiler tarafından kurulan bu saklı kent, 1812 yılında İsviçre asıllı Johann Ludwig Burckhardt tarafından saklandığı yerden çıkarılmış. Adı üstünde, saklı kent olmasından dolayı ulaşmak için yılan gibi kıvrılan uzun bir koridoru aşmak gerek. Koridorda ilerlerken nasıl güzel bir yere gittiğimizi, üzerindeki detaylardan (su hattı, kaya içerisinden çıkan incir ağaçları, anıt mezarlar, kayaların Petra rengi tonları, yazıtlar, merdivenler, yarısı kalmış deve ve insan figürleri, zemindeki taşlar) anlayabiliriz.

Rüya gibi bir yolculuk: Ürdün


Koridorun sonunda ise tüm ihtişamıyla, Dünyanın Yedi Harikası Petra Antik Şehri’nin de harikası ‘Al Khazneh’ (The Treasury) yani ‘Hazine’ sizi bekliyor. Yıllar öncesinde insan emeğiyle yaklaşık 40 metre yükseklikte, 25 metre genişlikte, kayaların ince ince oyularak yapılan sanat eseri, bir mühendislik harikası. İlk görüşte aşk… Kolay ayrılacak olmasanız da Hazine’nin yanından geçerek, sağlı sollu kayalara oyulmuş şehir kalıntılarını, Roma döneminden kalma antik tiyatroyu ve Kral Mezarları’nı (Royal Tombs) görebilirsiniz. Hazine’ye âşık oldunuz ama Petra Antik Şehri’ndeki kaya içerisine oyulmuş bir diğer ama en büyük eser olan El-Deir Manastır’ını görmeden olmaz. Yaklaşık 800-850 adet merdiven çıkarak ulaşabileceğiniz bu manastır için rahat ayakkabılarınızı almayı unutmayın.

Rüya gibi bir yolculuk: Ürdün


Eğer iki günlük bilet almış ve sıcaktan bunaldıysanız manastırı ikinci güne bırakabilirsiniz, tek günlük bilete sahipseniz de bu eşsiz yapıtı görmeden Petra Antik Şehri’nden ayrılmamanız gerektiğini belirtmek isterim. Manastır karşısındaki kafeteryada Türk kahvesi içerek manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. Dönüşte karanlığa kalmamak için, zaman planlamanızı iyi yapmanızı gerekiyor. Unutmadan; Petra’da oluşunuzu ‘Petra By Night’ etkinliğine denk gelecek günlere getirmenizi tavsiye ediyorum. Yüzlerce mumla yapılan görsel şovu kaçırmayın. Pazartesi-Çarşamba ve Perşembe geceleri yapılıyor.

Rüya gibi bir yolculuk: Ürdün


Ürdün’de Mars’a yolculuk

Petra bitti Ürdün bitti demeyin! Türkçesi ‘Ay Vadisi’ olan ve UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde bulunan Wadi Rum, görülmesi gereken başlı başına harikulade bir yer. Kendine has kızıl renge bürünmüş, uçsuz bucaksız kumlar ve çevresinde ısırılmış çikolatada kalan diş izi misali konulmuş, kayalardan oluşan tepeleriyle sizi bu dünyadan alıp bir anda Mars’ta olma hissi yaratabilir. Wadi Rum’da konaklamak için iki seçenek mevcut, oteller veya bedevi kampları… Sistem şu şekilde işliyor. Önceden rezervasyonunu yaptırdığınız bedevi kampına/otele, Wadi Rum Köyü’nde ne zaman olacağınızı söylüyorsunuz onlar da sizi o saatte 4x4 araçlarla köyde karşılıyorlar. Çünkü bu noktadan ileri araçla devam etmek yasak. Aracınızı köydeki otoparka bırakıp, eşyalarınız yanınıza alarak devam ediyorsunuz. Bedevi kampınıza ulaşıp, üzerinizdeki kızıl kum tanelerini silkeleyerek maceraya başlıyoruz.

Rüya gibi bir yolculuk: Ürdün


Bu uçsuz bucaksız vadinin en güzel aktivitesi safari turu… Konaklama yapacağınız yerlerden tur satın alabilirsiniz. Tur süresini seçmek tamamen size kalmış. Fiyatları da ona göre değişmekte. Tüm günlük olmasa da gün batımını kapsayacak şekilde bir tur planlamanızı şiddetle öneriyorum. Safari öncesi kıyafet konusunu da netleştirelim, safari süresince aşırı miktarda toza maruz kalacağınızdan en azından bir şal, örtü; ayağınızdaki ayakkabı hapı yutacağından, tercihen vazgeçebileceğiniz eski ama rahat bir ayakkabı, terlik; oranız buranız güneş altında çok zaman geçireceğinden, çok kısa olmayan kıyafet, şort, şapka vb. almanız doğru olacaktır.

Rüya gibi bir yolculuk: Ürdün



Çölde kalmanın bir diğer güzelliği olan, gece zifir karanlıkta siyah tuval üzerine serpilmiş pırlanta gibi parlayan yıldızları seyrederek uyumak. Yapmadan uyumamanızı tavsiye ederim. Ayrıca malum çöl havası, gündüzü ne kadar sıcaksa gecesi de sıcaklığın ani düşüşü nedeniyle serin sayılabilir seviyede. Bu yüzden yanınıza hangi mevsim giderseniz uzun kollu bir kıyafeti eksik etmeyin. Wadi Rum dönüşünde, Osmanlı İmparatorluğu’nun yaptırdığı Hicaz Demiryolu’nda kalan ve üzerinde Türk bayrağının dalgalandığı treni ziyaret edebilirsiniz. Hemen yolun yanında ve kolay ulaşılabilir. Ülkenin Kızıldeniz’e açılan penceresi Akabe’de harika resifler arasında dalış yapabilir ve Kızıldeniz kıyısında denize girebilirsiniz. Dilerseniz Akabe’de konaklayarak, Wadi Rum’a günübirlik tur ile gidebilirsiniz.

Rüya gibi bir yolculuk: Ürdün

Rüya gibi bir yolculuk: Ürdün


İçinde balık yok şifası çok

Dünyanın belki de en ilginç yerlerinden birisi olan Lut Gölü (Dead Sea) Ürdün’de görülmeden dönülmemesi gereken yerlerden. Deniz seviyesinden 400 metre aşağıda, dünyanın en tuzlu üçüncü gölü olan Lut Gölü, çevresindeki oteller sayesinde artan bir turist potansiyeline sahip. Bir doğa harikası olan göl o kadar tuzlu ki balık gibi canlılar yaşayamıyor. Gölden çıkarılan kilin ise vücuda iyi geldiği söyleniyor. Göl o kadar yoğun ki, yoğunluktan asla dalamıyor ve batmıyorsunuz. Bir taraftan kitabınızı okurken bir yandan da yüzebilirsiniz. Burası için seçeceğiniz bikini, mayo veya şortlarınız da vazgeçebilecekleriniz arasından olsa hiç fena olmaz. Lut Gölü çevresinde her düzeyde konaklama seçenekleri mevcut. Ama size tavsiyem, kendi sahili olan bir otel tercih etmeniz. Yoksa göl sonrasında almanız gereken tatlı su duşunu alabileceğiniz bir yer olmazsa, çok acı çekersiniz bilginiz olsun.

Mutlaka görülmesi gereken yerlerin dışında eğer vaktiniz varsa; Nebo Dağı’na, Baptism Bölgesi’ne, Mujib Vadisi’ne, Kerak Kalesi’ne, Ma’in Hot Spring Oteli’ne ve Madaba Kasabası’na gidebilirsiniz. İşte size Ürdün… Bu güzel ülkeyi görüp, şanslı kişiler arasına adınızı yazdırmanız için sizi bekliyor.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle