« Hürriyet.com.tr

Balık bahane Boğaz şahane...

Her hafta bir yere gitmek, bir yerleri keşfetmek insanı (beki de sadece beni) yorar. Bazen yakınları, hemen yanı başınızı, bir iki sokak ötesini, kentinizi keşfetmek de insana aynı heyecanları yaşatabilir. Ben İstanbul’da yaşıyorum. Onun için bu haftaki yazım, İstanbullu okurları ilgilendirecek daha çok. Veya İstanbul’a gelecek olanları! Önerdiğim adres, Boğaz’ın her iki yakası.

Mehmet Yaşin
Mehmet YAŞİN
Mehmet YAŞİNSeyahat Yazarı

    Öyle koşuşturmacalı programlar önermeyeceğim. İstanbul’un vahşi trafiğinde zaman harcamanızı da istemeyeceğim. Kültür sanat da olmayacak programda. Sadece akıp giden Boğaz akıntısına bakacaksınız. Olta sallayacaksınız. Bir banka oturup, beyaz bulutlarda oluşan şekilleri yakalamaya çalışacaksınız. Geçip giden gemilere binmeyecekseniz tabii ki ama onlara düşlerinizi bindirmenizde bir sakınca olmayacak. Yani özgürce bir gün (bilmediniz iki) armağan edeceksiniz kendinize.


    Önerdiğim adres, Boğaz’ın her iki yakası. Avrupa tarafında, Büyükdere’den Akıntıburnu’na kadar uzun bir şerit var sizi bekleyen. Karşı tarafta Çubuklu-Anadolu Hisarı arası…İster yürüyün, ister banklara oturup ıslık çalın, ister bir kahvede demli bir çayın keyfini çıkartın.İstanbul’un üstüne sonbahar iyiden iyiye çöktü bugünlerde. Sararmış yapraklar, üşüten poyraz, çığlık çığlığa martılar.Martıların derdi balıktır. Çığlıkları rakiplerini korkutmak için atarlar. İstanbul’da karın doyurmak kolay değil ne de olsa.Balık demişken, balık tutmanın da tam zamanı İstanbul’da! Vakit geçirmenin en ucuz ve en lezzetli yolu!

    Balık bahane Boğaz şahane...

    ‘İstavrit’ elde var bir. ‘Sarıkanat’ ve ‘Çinekop’ ise rastgele. Belki de çok kısmetliyseniz ‘Lüfer’.Bunun için bir kamış olta, sahilde duracak bir boşluk lazım. Eğer yakında bir de bank varsa, değmesin kimse keyfinize. Yoruldukça oturup dinlenirsiniz.Diyelim ki oltanızı kaptınız, Boğaz’ın Avrupa yakasında balık tutmaya niyetlendiniz. Balığa erken çıkılır, aklınızda bulunsun. Sabah gün ağardıktan biraz sonra... Büyükdere civarında o saatlerde pek ses yoktur. Yalnız Karadeniz’den esen rüzgâr, biraz sert olur, üşütür.

    Balık bahane Boğaz şahane...

    Güne börekle başlayın

    Sözü dolandırmaya gerek yok, bir börekçiye gidin diyeceğim sabah kahvaltısı için. Bu yaka bu konuda çok seçenek sunar. Sarıyer’de tarihi börekçi, Bilice Börekçisi ki mutlaka su böreğinin tadına bakmalı, Tarihi Yeniköy Börekçisi, Kireçburnu Fırını kuru poğaçasının rakibi yoktur.Korkmayın bu mekânlardaki sıcak börekler kilo yapmaz, insana sadece yaşam sevinci verir. Dediniz ki, şöyle lezzetli bir kahvaltı yapıp, balık işine girişeyim. O zaman buyurun Emirgan’daki Sütiş’e veya Rumeli Hisarı’ndaki sıra sıra kahvelere. Hepsi çok lezzetli... Ben olsam sucuklu yumurtayı ihmal etmezdim!

    Balık bahane Boğaz şahane...

    Diyelim ki karşı yakadasınız. Yani Asya tarafında… Çengelköy Börekçisi’nin börekleri çıtır çıtır! Kıymalı börekten yükselen soğan kokusu mutlaka bütün benliğinizi saracaktır. Dikkat edin, çok tehlikeli kokudur bu. İnsanı hep yemeye teşvik eder.Anadolu Hisarı’ndaki Özen Börek Evi de beni hep bir mıknatıs gibi kendisine çeker. Bu yakada da kahvaltınızı çeşitlendireceğiniz yerler var. Mesela ‘Lacivert’ bu konuda uzman Hüseyin Şef’in brunchı tam bir efsane. Türkiye’nin tüm peynirlerini bulabilirsiniz.

    Balık bahane Boğaz şahane...


    Attınız çektiniz, attınız çektiniz, bir de baktınız ki tüm iğneler boş. Üzülmeyin ve yanınızda balık çekenlere sakın kızmayın.Bu iş kısmet işi... Kimine gelir, kimini unutur. Onun için balıkçılar birbirlerine, “Rastgele” dileğinde bulunurlar.Biliyorum, aklınızda fikrinizde balık yemek var.
    Kireçburnu’daki asırlık Ali Baba, Tarabya’daki Kıyı sizi bekliyor. Karşı taraftaysanız, Uskumru, İsmet Baba, Çengelköy’deki tarihi çınar altının gölgelediği lokantalar var. Bu aylarda şüpheye yer yok. Meraklanmayın hepsi tazedir.

    Balık bahane Boğaz şahane...


    Öğle vakti Üsküdar civarındaysanız, Kanaat Lokantası’nda kendinize bir ziyafet çekmeyi aman ihmal etmeyin. Balığı bahane ettiniz. Tuttunuz veya tutamadınız. Dert etmeyin. Önemli olan yaşam pillerinizi doldurmak! Onun için eve giderken oluşan trafiğe kafanızı fazla takmayın.
    Eğer kovanız boşsa, bir balıkçıya uğrayıp, içine bir kaç balık atabilirsiniz!Söz kimseye söylemem.Ertesi gün, yaşamınıza bir keyifli gün katıp katmamak kararı sizin…


    Bence katın!

    Kaynak: Mehmet Yaşin