GeriMana Yıldız İnsanı gökyüzüne taşıyan Maya piramitleri: Guatemala
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İnsanı gökyüzüne taşıyan Maya piramitleri: Guatemala

İnsanı gökyüzüne taşıyan Maya piramitleri: Guatemala

Şöyle bir manzara düşünün; elli metrelik bir Maya tapınağına tek başınıza küçük adımlarla tırmanmışsınız ve en tepesine oturduğunuzda tüm yağmur ormanı ayaklarınızın altında kalmış. Buralarda bir yerlerde hâlâ jaguar ve pumaların yaşadığını biliyorsunuz; sizi çevreleyen yeşil manzarayı ve mavi gökyüzünü kuş bakışı izliyorsunuz ya da hâlâ aktif bir yanardağına tırmanırken etrafınızdaki kraterlere bakıp kendinizi ayın üzerinde yürüyormuşsunuz gibi hayal ediyorsunuz. Tüm bunları Guatemala’da yaşayabilirsiniz. Guatemala zaten var olan maceracı yanınızı destekleyecek tarihi zenginliğe ve vahşi doğaya sahip. İşte bir aylık Guatemala seyahatimin ilk bölümü...

Yüksek dağların arasında, deniz seviyesinden 1,500 metrelerde seyahat ettikten sonra karşımıza çıkan Antigua, barok İspanyol mimarisiyle bizi zaman içinde neredeyse beş yüz sene öncesine götürdü. İnsanı gökyüzüne taşıyan Maya piramitleri: GuatemalaÖğrendiğimize göre burası Orta Amerika’daki 17. ve 18. yy’e ait İspanyol sömürge mimarisinin günümüze ulaşan en iyi örneğiymiş. Küçük paket taş kaplı ve engebeli sokakları kırmızı, sarı ve oranj renge boyanmış İspanyol tarzı evler, kiliseler ve manastırlarla çevrili. Bizim kaldığımız otel de iki katlı, iç avlusunda büyük bir süs havuzu olan sömürge dönemine ait bir binaydı. İlk günümüzü dinlenerek geçirmek için şehir merkezindeki ana meydana (Parque Central) indik.

Pembe çiçekler ve ağaçlarla çevre düzenlenmesi yapılmış bu meydanın ortasında barok bir süs havuz var; yerel halk ve turistler etraftaki banklara oturmuş sokak müzisyenlerini dinleyerek sakin ve güneşli bir günün tadını çıkartıyordu. Dağ köylerinde yaşayan halkın çoğu burada geleneksel kıyafetlerini giyiyor; kadınların saçları iki yandan belik şeklinde örülü, üzerlerinde rengarenk dokunmuş etekler, başlarında küçük şapkalar, erkeklerin de aynı şekilde dokuma gömlekleri ve heybeleri var. İçlerinde en tatlıları elbette küçük Guatemalalı çocuklar ve kucaklarında taşıdıkları kuzularıydı.

İnsanı gökyüzüne taşıyan Maya piramitleri: Guatemala

Papazın “rahatsız” sandalyesi

Ertesi gün şehir merkezinde katedralin yanındaki Sömürge Sanatları Müzesi’ne (Museum of Colonial Art) gittik. Küçük bir müze olmasına rağmen içinde barok döneme ait çok güzel dini tablolar ve heykeller var. Burada dikkatimi hemen  duvarın kenarında duran garip bir sandalye çekti. Ön tarafı hafif aşağıya doğru eğimli olan bu sandalyenin oturmak isteyeni üzerinden yavaşça aşağı kaydıracağına emindim. İlk bakışta insan bu gördüğüne tam bir anlam veremiyor, o yüzden görevliye bunun nasıl bir model olduğunu sordum. Karşılığında aldığım cevap bizi hem çok güldürdü hem de pes dedirtti. Meğer eski zamanlarda bu sandalye papazın odasında dururmuş. Papazı ziyarete gelenler saatlerce konuşarak onu odasında esir ettiği için, papaz da onları kırmadan bu duruma bir çözüm bulmak istemiş ve üzerinde uzun süre oturulamayacak bu sandalyeyi yaptırmış. Sandalye oturanı yavaşça aşağı kaydırdığı için gelenler bir süre sonra ister istemez odadan ayrılıyormuş.

İnsanı gökyüzüne taşıyan Maya piramitleri: Guatemala

Aktif bir yanardağına tırmandık

Bugün hala aktif olan üç yanardağ ile çevrili Antigua’ya gelmişken bunlardan birine tırmanmadan geri dönmemelisiniz. Pacaya’ya tırmanmak yaklaşık üç saat sürüyor, Acatenango’ya ise iki günde çıkılıyor. Üçüncü opsiyon Agua; ancak buna tırmanmak için yanınıza yol üzerindeki hırsızlardan sizi koruması için silahlı korumalar almalısınız.

İnsanı gökyüzüne taşıyan Maya piramitleri: Guatemala

Pacaya’ya çıkmak için sabah minibüsle bizi bıraktıkları yoldan dik bir patikaya tırmanmaya başladık. Belli bir yükseklikten sonra sadece uçsuz bucaksız gri, kuru ve kapkara bir plato var; her yer parçalanmış lava döküntüleri ile kaplı. Yanardağın içindeki lavları püskürttüğü delikleri görmeye başladığımda kendimi sanki uzayda, ayın üzerinde yürüyormuşum gibi hissettim. Bazı yer yarıklarının altından hala sıcak lava akıyor; bunları görebiliyorsunuz, hatta aşağı indiğimizde yanımızdaki Fransız turist bize botlarının altındaki lastiğin sıcaktan nasıl eridiğini gösterdi. O yüzden buraya spor ayakkabılarınız ile çıkmayın; mutlaka iyi bir bot giyin. Rehberimiz bize içi artık soğumuş lava deliklerini de gösterdi; bunlardan birinin içine girdim. Ayak ucuma bastığımda omuzlarıma gelen bu içi sauna kadar sıcak delikten dışarıyı seyretmek acayip bir his; mutlaka deneyin ama üstünüzün gri bir külle kaplanacağını da baştan söylemeliyim.

İnsanı gökyüzüne taşıyan Maya piramitleri: Guatemala

Maya piramitleri: Tikal

İşte Guatemala’ya gelişimizin başlıca sebebi: Mayaların yağmur ormanlarının içinde İ.Ö. 6. yy ile İ.S. 10. yy arasında yaşadığı şehir Tikal. Burası kesinlikle dehşet verici muazzam bir yer! Flores isimli şehirden Tikal’e sabahın farklı saatlerinde turlar var. İlki sabah 03:00’te başlıyor; biz 04:30’daki turu aldık.

Piramitler yağmur ormanının derinliklerinde olduğu için araçtan indikten sonra yaklaşık bir saat yürüdük. Sabahın erken saatlerinde orman karanlık ve yoğun bir sis altındaydı; hatta bir ara ellerimi öne uzatıp karşımda bir şey var mı diye yoklayarak yürümem gerekti. İlginç ama sadece bu deneyim bile insanın duyularını açıyor, belki de bu yüzden hala ormanın o nemli kokusunu ve içindeki sesleri çok net duyuyorum.

İnsanı gökyüzüne taşıyan Maya piramitleri: Guatemala

İlk Maya piramidiyle karşılaşmamı asla unutamam; sis yüzünden bir metre dahi önümü göremezken birden karşıma sonu belli olmayan bir duvar çıktı; meğer gelmişiz, işte 47 metre yüksekliğindeki ilk Maya tapınağı ile karşı karşıyayım.

İnsanı gökyüzüne taşıyan Maya piramitleri: Guatemala

Koati: “Fırsatçı ayılar”

Sabah çok erken saatler olduğu için piramitlerin etrafında ormanın yerli canlıları vardı; koatiler küçük bir ayı cinsiymiş. Rehberimiz onların “hırsız ayılar” olduğunu, dikkatli olmamız gerektiğini daha yeni söylemişti ki içlerinden biri sırt çantama asılıp, suyumu çalmaya kalkıştı, bir diğeri de yanımızdaki turistin çantasından sandviçini kapıp gitti. Yağmur ormanında isteyeceğiniz en son şey susuz ve sandviçsiz kalmak; fotoğraflarını çekmek isterken sabah sabah ne kadar aç ve atik olabileceklerini asla unutmayın.

İnsanı gökyüzüne taşıyan Maya piramitleri: Guatemala

Piramitlere tırmanmanın riski size ait

Mayalar ufak tefek insanlar olduğu için, piramitlerin basamaklarını da kendi küçük ayaklarına uygun olarak dar yapmışlar. Elli metreye yakın bir piramidin üstüne tırmanırken yanınızda tutunacak bir tırabzan ya da duvar olmaması belli bir yükseklikten sonra insanı cidden korkutuyor; aşağı bakmadan tırmanmanızı ve çoğu kişinin yaptığı gibi iki elinizi kullanarak basamakları çıkmanızı tavsiye ediyorum. Rehberimiz bize Maya İmparatorluğu zamanlarında sıradan halkın bu piramitlere sadece bazı özel ayinlerde çıkmasına izin verildiğini; bu zamanlarda da yüzlerce kişinin bu basamaklarda izdiham yarattığını ve birçoğunun o sırada yuvarlanarak aşağı düşüp öldüğünü anlattı. Bu basamakları çıkarken o günleri aklına getirmeden duramıyor insan. Siz yine de konsantrasyonunuzu bozmayın, çünkü hayati bir risk alıyorsunuz. Yukarı çıktığınızda buradaki düzlüğe oturun ve bu eşsiz orman manzarasının keyfine varın.


Dünyanın en yüksek Maya piramidi: IV. Tapınak

65 metre yüksekliğiyle dünyanın en yüksek Maya piramidi olan IV. Tapınağa tırmanmak bile yaklaşık 25-30 dakika sürüyor. Çok yüksek olduğu için tırmanmaya etrafına inşa ettikleri tırabzanlı ahşap merdivenlerle başlayıp, en sonunda üzerindeki taş basamaklarla devam ediyorsunuz. Yarım saat sonra en tepesine çıktığınızda bu tapınak size adeta insanüstü bir manzara sunuyor. Şöyle düşünün; tüm yağmur ormanı, en yüksek ağaçlar bile hep sizin altınızda kalmış ve oturduğunuz yerden ufuk çizgisine kadar her yere kuş bakışı bakıyorsunuz. Mayalar, tüm bu yükseklikleri göklerdeki tanrılara yakın olmak için yapmış.

İnsanı gökyüzüne taşıyan Maya piramitleri: Guatemala

Yağmur ormanının sesi

Ormanın sesini dinlemek size de farklı bir haz veriyorsa, bizim gibi diğer turistlerden uzaklaşarak, yavaş adımlarla burada saatlerce yürüyebilirsiniz. Ağaçların üzerine konduğunda tombul vücuduyla dalları titreten değişik kuşlar ve bir sürü maymun türleri gördük. Burada kaplan gürlemesi gibi bir sese sahip çok sayıda “uluyan maymun” var; mutlaka duyacaksınız.



Bir de daldan dala atlayan “örümcek maymunlar” ama bu cinsin altında durmamaya özen gösterin, çünkü sizi gördükleri halde ağaçlardan aşağıya tuvaletlerini yapmakla biliniyorlar. Ömrümde ilk arıkuşuna da burada rastladım; bunlar gibi türlü egzotik canlıyı ormanda sessiz adımlarla yürüdüğünüzde görebilirsiniz.

İnsanı gökyüzüne taşıyan Maya piramitleri: Guatemala

Fotoğraflar: Alamy


Yorumları Göster
Yorumları Gizle