Geriİsmail SARI Evleri sekiz metrekare manzara göz alabildiğine…
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Evleri sekiz metrekare manzara göz alabildiğine…

Evleri sekiz metrekare manzara göz alabildiğine…

Emin Cihan Duyan (38) Anadolu Üniversitesi’nde çalışma psikolojisi anabilim dalında öğretim üyesi olarak görev yapıyordu. Eşi Gonca Duyan (39) ise yoga eğitmeniydi. İşlerini bırakarak sekiz yaşındaki kızları Maya’nın hayali olan karavanla dünya turu için kolları sıvadılar. Önce bir kargo aracı alıp karavana dönüştürdüler sonra da ne zaman biteceği belli olmayan bir maceraya atıldılar. Şu ana kadar 20 bin km yol yapıp, 29 ülke gezdiler. Ayrıca UNICEF’le birlikte çocuklar için yardım kampanyaları da düzenliyorlar. Duyan ailesini Portekiz’de yakaladık serüvenlerini konuştuk.

Ne oldu da böyle bir maceraya atıldınız, hep aklınızda olan bir şey miydi?
Emin Cihan: Aslında her şey bir hayalle başladı. 2017’de arabamızla İtalya’ya gitmiştik. Bu keyifli yolculukta Maya karavan hayalleri kurdu hep. Türkiye’ye döndükten sonra da kararlılığını sürdürdü. Hatta para biriktiriyordu bunun için. Bileklikler yaparak ailemizdekilere satıyordu. Çok istiyordu, biz de 2018’de bir panelvan alıp ailece karavana çevirdik. Sonra öğretim üyeliğinden istifa ettim ve yollara düştük.

Evleri sekiz metrekare manzara göz alabildiğine…


Öncesinde sık sık geziler yapıyor muydunuz?
Gonca: Seyahatle beslenen bir aileyiz zaten. 50’den fazla ülke görmüşüzdür. Hatta uzun süreli yaşadığımız ülkeler de oldu. 2009’da Hindistan’da bir yıl yaşadık. Emin Cihan orada iki ayrı üniversitede ders verdi, ben de Hintlilere yoga dersi verdim. Maya doğduktan sonra da yerimizde durmadık. 2012 ve 2013’de Singapur, Malezya ve Tayland’da yaşadık.

Yola çıkacağınız karavanı nasıl seçtiniz?
Emin Cihan: Önceliğimiz yüksek ve geniş olmasıydı. Boş bir kargo aracını aldık ve tamamen ellerimizle, hiçbir profesyonel destek almadan ailece karavana dönüştürdük. Bu süreçte bazı yakın dostlarımız da hep yanımızdaydı.

Evleri sekiz metrekare manzara göz alabildiğine…


‘Tek eksiğimiz bulaşık makinesi’

Karavanınızın nasıl bir donanımı var?
Gonca: Bir evde olması gereken her şey var. Elektriğimizi güneş panelleri ve aracın alternatörü ile kendimiz üretiyoruz. Gerekirse bir de jeneratörümüz var. Kuzey ülkelerinde eksi 20 derecelerde bile sıkıntı çekmeden ısınabildik ısıtıcımız ve izolasyonumuz sayesinde. Buzdolabımız, büyük bir su depomuz ve su arıtma cihazımız, tuvaletimiz, duşumuz, büyük bir mutfak tezgâhımız, tüplü ocağımız, güvenlik için alarm sistemlerimiz var. Evimizin içi sekiz metrekare belki ama o kadar geniş ve farklı manzaralara sahip bahçelerimiz oluyor ki, yolda bazen biz bile hayret ediyoruz. Eksiğimiz bulaşık makinesi, onun da çözümünü araştırıyoruz…

Evleri sekiz metrekare manzara göz alabildiğine…


Aracın karavana dönüşüm aşaması ne kadar sürdü? Oldukça maliyetli olmalı…
Emin Cihan: Üç ayda her şey bitti. Masrafı çok tabii… Gerekli malzemelerin en ucuzlarını bulabilmek için çok çaba sarf ettik. Araç hariç tüm dönüşüm, ruhsat değişimi ve ekipmanlar yaklaşık 30 bin lira tuttu. Ancak bu 2018 yılındaydı ve döviz kurlarını hesaba katmak gerekli. Mesela bizim 200 liraya aldığımız su deposu bizden üç ay sonra 500 liraya satılıyordu. O yüzden günümüz için geçerli bir rakam olmayabilir.

Her şey bittikten sonra yurt dışına çıkmak için belli prosedürler var mı?
Emin Cihan: Aracınızı panelvandan özel amaçlı motokaravana dönüştürmeniz lazım öncelikle. Bu süreç için onaylı bir mühendisle çalışıp aracı TSE’ye değerlendirmeye sokmalısınız. Gerekli yükümlülükleri yerine getirdiyseniz belgeyle TÜVTÜRK Araç Muayene İstasyonlarından geçip ruhsatı değiştirebilirsiniz. Biz 2007’den beri kendi aracımızla yurtdışına çıkıyoruz. Normal araçlarla karavan arasında bir fark yok. Gereken şeyler, yeni tip ehliyet ve yeşil kart (Uluslararası trafik sigortası). İsterseniz kaskonuzu da yurtdışında kullanıma açtırabilirsiniz ama bu size kalmış.

Evleri sekiz metrekare manzara göz alabildiğine…


Biraz rotanızdan bahsedebilir misiniz? Ne kadar km yaptınız?
Gonca: 2 Mart’ta Edirne’den çıkış yaptık. Maya’nın kuzey ışıklarını görme istediği nedeniyle hızlıca kuzey kutup dairesine doğru yol aldık. Şu anda Avrupa’da son ülkemiz olan Portekiz’deyiz. Tur boyunca 20 bin km yol yaptık ve 29 ülke gezdik. Kasımda Afrika’ya geçiyoruz. Güvenlik önceliklerine göre hangi ülkelere gideceğimize orada karar vereceğiz. Ardından da Kuzey ve Güney Amerika ülkeleri gelecek. O kıta için iki alternatifimiz var. Ya kendi karavanımızı gemiyle göndereceğiz ya da orada yeni bir tane yapacağız.

Karavanla soğuk bölgeye gitmek zor olmadı mı?
Gonca: Zordu ama özel duygulardı. Mesela İsveç-Norveç sınırında çıkan fırtınadan dolayı 24 saat yolda kaldık. Belki hatırlarsınız, Norveç’te cruise gemisinin battığı o gece biz de Norveç sınırında korkunç fırtınaya yakalandık. Kar karavanın boyunu aşıyordu. Yine de karavanın içinde sıkıntı çekmeden geceyi geçirebildik.

Evleri sekiz metrekare manzara göz alabildiğine…


Homeschool ile eğitime devam

Maya sekiz yaşında. Şu sıralar okulda olması gerekiyordu. Eğitim görmüyor mu?
Emin Cihan: Üç yaşından ikinci sınıf sonuna kadar uluslararası okullarda eğitim hayatını sürdürdü. Dünya turumuz süresince homeschool (Evde okul) sistemi ile eğitime devam ettiriyoruz. Maya buna ‘vanschool’ diyor. Avusturalya’dan bir okulun müfredatını çevrimiçi olarak takip ediyoruz. Gerektiği zaman öğretmenleriyle canlı görüşebiliyoruz, değerlendirmeleri alabiliyoruz. Ayrıca Türkiye müfredatını da kendimiz devam ettiriyoruz. Bizim dışımızda emekli öğretmen olan babaannesi ile de çalışıyor. Tur bittiğinde, kendisi için doğru olduğunu düşündüğümüz ülkede eğitim hayatını sürdürmesini sağlayacağız.

Evleri sekiz metrekare manzara göz alabildiğine…


UNICEF’le birlikte yardım kampanyaları da düzenliyorsunuz. Tam olarak neler yapılıyor?
Gonca: Maya’nın hayali sadece karavanla dünyayı gezmek değildi. Bu sırada çocuklara yardım etmeyi istemesi bu fikri daha da güzel kılıyordu bizim için. Önce birebir yardım etmek istedik ama bunun çok çetrefilli ve zor bir iş olduğunu öğrendik. Bu sebeple UNICEF ile görüşüp onlarla çalışma kararı aldık. Biz zaten sürekli olarak hediyelerimizi UNICEF’ten alıp çocuklara destek olmaya çalışıyorduk. Şimdi de takipçilerimizle beraber bu yardımları gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Ayrıca Afrika’da gönüllü olarak çalışmalara da katılacağız.

Evleri sekiz metrekare manzara göz alabildiğine…


‘Tuvaletin ve banyonun dar olmasını sevmiyorum’

Karavanda yaşamak zor oluyor mu? Evini özlüyor musun?
Maya: Karavanda yaşamak hiç zor değil. Evden daha kolay… Tabi ki arada evden özlediğim şeyler oluyor. Akrabalarımı özlüyorum ama sürekli görüntülü konuşuyoruz zaten.

Şu ana kadar gezdiğiniz ülkeler içinde en çok nereyi sevdin?
Maya: İsveç. Doğasının kokusuna bayıldım, beni çok mutlu etti. Kuzey ışıklarını gördüm burada.

Evleri sekiz metrekare manzara göz alabildiğine…


Karavanda yaşamanın en sevdiğin ve sevmediğin yanları neler?
Maya: En sevdiğim her gün yeni bir manzaram olması. Bir sürü hayvan da görüyorum ama tuvaletin ve banyonun dar olmasını pek sevmiyorum.

Sürekli gezdiğin için daha çok arkadaşın oluyordur herhalde, ne dersin?
Maya: Evet ama bazıları İngilizce bilmediği için zor oluyor. El hareketleriyle anlaşıyorum. Onların dillerini de öğrenmek istiyorum. Babam Fas’ta Fransızca, Güney Amerika’da ise İspanyolca öğrenebileceğimi söyledi.

Duyan ailesi dünya turlarıyla ilgili videolarını ‘MayaVanLife’ Youtube adresinden paylaşıyor.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle