Hamide TEKİN Masal şehir Prag
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Masal şehir Prag

Masal şehir Prag

Çek Cumhuriyetinin başkenti, 1,2 milyon nüfusa sahip Altın Şehir, Masal Şehir, Şehirlerin Anası gibi lakapları olan güzel şehir Prag’ın misafiri oluyorum şimdi de. Bütün lakaplarını hak eden Prag, bu güzellikler yetmezmiş gibi bir de güzeller güzeli bir nehirle süsleniyor. İşte gece hayatı, katedralleri ve müzeleri ile Prag…

İstanbul’dan hem Sabiha Gökçen’den hem Atatürk’ten uçakların kalktığı, ucuz uçak bileti furyasının en sık kullanılan destinasyonu Prag’ı benim gibi cuma öğleden sonra varıp pazar akşam dönecek şekilde bir hafta sonu gezisine sığdırıp rahatlıkla gezebilirsiniz bence. Masal şehir Prag

Prag’a vardığınızda Prag Vaclav Havel hava alanından şehir merkezine gitmek gerçekten çok meşakkatli. Zira önce 32 Krone’ye (Çek cumhuriyetinin para birimi – 1 Euro yaklaşık 25 Krone’ye karşılık geliyor ) otobüs bileti alıp havaalanından Zlicin metro istasyonuna götüren 100 ya da 119 numaralı otobüslere biniyorsunuz. Sonrasında Zlicin metro istasyonunun son durağı olduğu sarı B metro hattına binerek merkezdeki bir istasyona varıyorsunuz. Merkez derken Prag’ın olayı Old Town ya da Stare Mesto olarak adlandırılan Eski Şehir’den bahsediyorum. Eğer siz de benim gibi (ki turistik amaçla gidiyorsanız kesinlikle Stare Mesto yakınlarında kalmalısınız) Old Town yakınlarında kalıyorsanız Staretestko Mesto ya da Mustek istasyonlarında inebilirsiniz. Metrolarda bilet kontrolü yapan görevliler bulunuyor ve eğer turistseniz (valizlerinizden ya da elinizdeki haritaya alık alık bakmanızdan çok rahat anlıyorlar) sizi durdurup bilet soruyorlar. Prag yürüyerek gezilecek şehirlerin başında geliyor, bu sebeple ben iki kez metro kullandım, iki istasyonda da durduruldum. O yüzden bilet almazlık etmeyin, ceza ödersiniz yoksa.

Masal şehir Prag

Ben booking.com’dan bulduğum Apartments Pushkin’de konakladım, seyahati geç bir vakitte planladığım için normale göre biraz pahalı ödediğimi düşünsem de Prag’da konaklama diğer Avrupa kentlerine göre çok pahalı. Benim kaldığım otel Astronomik Saat Kulesinin hemen yanında Karlovy caddesinin köşesinde çok merkezi bir yerdeydi ve stüdyo daire tarzındaydı, yani kendi mutfağı salonu vs. vardı. Geceliği kişi başı 35 Euro’ya geldi ki Prag için gayet uyguna kapattım. 


Prag’da para bozdurmak gerçekten uyanık olmanız gereken bir iş. Her köşede exchange var, ama komisyon almayanı yok gibi bir şey. Ben ilk gün 20 Euro bozdurdum, ama 4 Euro’sunu komisyon aldılar. O yüzden bir daha da para bozdurmayıp hep kartla harcama yaptım. Krone olmadığı için mağdur olduğumuz tek bir mekân vardı, onun haricinde hiçbir sorun yaşamadım.

Masal şehir Prag

Gelelim Prag’da nereleri gezelim görelim kısmına. Prag gördüklerim arasında en Orta Çağ kokan, en otantik en korunmuş kent (Evet hala Viyana’ya gitmedim, çok belli oluyor dimi). Klişeler klişesi bir cümle kuracağım ama cidden sokaklarında gezerken kendinizi Orta Çağ’da gibi hissediyorsunuz. O yüzden kapalı mekân gezmek yerine sokaklarda kaybolmak istiyorsunuz, müze falan gezmeseniz de olur bence yani.

Masal şehir Prag

Old Town Prag’da kesinlikle bulunmanız gereken ve işin komik yanı bulunmak istemeseniz bile yolunuzun mutlaka düşeceği bir yer. Geniş bir meydan, sokak şarkıcıları, tarihi binalar ve turistler… İşte Old Town böyle bir yer. Old Town’ın en turistik noktasıysa Astronomik Saat Kulesi. Astronomik Saat Kulesi’ni yüzlerce metre öteden fark edersiniz zaten, hayır kulesinin uzaktan görünür olmasından değil, çevresinde toplaşan ve saat başlarında saatin yaptığı atraksiyonu görmek isteyen milyarlarca insan yüzünden… Şahsen ben o kadar insanı görünce saat başlarında “big bang”i yeniden yaşatıyorlar zannetmiştim ama bildiğimiz guguklu saatin devasası. Belki ben sanata karşı çok duyarsızım bilmiyorum ama öyle şahane de bulmamıştım itiraf ediyorum. Ama görün tabii, bir video çekin anı olsun.

Masal şehir Prag

Astronomik saat kulesinin çevresi tam bir Avrupa kent meydanı havasında. Sudan baloncuk yapan amcalar, heykel taklidi yapan abiler falan derken dalıp saatlerinizi harcayabilirsiniz, hele de şansınıza hava güzelse. Ben normalde dünyanın en bahtsız insanı olsam yukarıdaki bana acımış olmalı ki Prag’da kaldığımız süre boyunca etek, şort falan giyip gezdim.

Prag da ortasından nehir geçen ve bu nehir sayesinde şehre huzurun geldiğine inandığım bir kent. Zira Floransa, Pisa, Frankfurt, Amsterdam ve güzel şehrim Münih için de aynı düşüncelere sahibim. Su hayattır. Şehri ikiye bölen nehir de Prag’a gerçekten bambaşka bir boyut kazandırmış bence. Bir kere nehir olunca köprü oluyor, köprü demek de güzel Instagram fotoğrafı demek (İmza: klasik travel blogger)

Masal şehir Prag

Prag’da nehrin iki yakasını birbirine bağlayan bir sürü köprü var ama bunlardan en ünlüsü ve 7/24 üzerinde milyarlarca insanın bulunduğu Charles Köprüsü (Karlovy Vary). Aramak için çok uğraşmanıza gerek yok. Prag’da kalabalığı takip ettiğiniz sürece ya Astronomik Saat Kulesi’ne ya da Charles Köprüsü’ne varacaksınız içiniz rahat olsun. Köprünün üzerinde bir sürü heykel var, ama insan kalabalığından dolayı pek de bir şey anlamayabilirsiniz köprü üzerindeyken. O yüzden size tavsiyem Charles Köprüsünden bir önceki ya da bir sonraki köprüye gidip Charles’ı oradan izlemek ve fotoğraflamak. Bir de kale bölgesi var ki Avrupa’da gördüğüm en görkemli katedrallerden biri olan St. Vitus Katedrali’ne ev sahipliği yapıyor. Yürüyerek yarım saatte ulaşacağınız bu bölgede kale içini, katedrali ve yüksek bir noktadan Prag manzarasını görebilirsiniz.

Masal şehir Prag

Prag en sevdiğim yazarlardan biri olan Franz Kafka’nın memleketi, bir zamanlar yaşadığı yeri de tabii ki şu an müzeye çevrilmiş. Müzeyi girip gezmedim ama bahçesine girin ve “Peeing men” (İşeyen adamlar) heykelini görün mutlaka. Bence müzeden daha eğlencelilerdi.

Masal şehir Prag

Gitmeden önce ballandıra ballandıra anlatılan, gittiğimde de “bu muymuş” dediğim diğer bir yer de Dancing House. Şu an ofis olarak kullanılan bu binanın tek özelliği dışarıdan dans eden bir çifti andırıyor olması (ki bana ne dansı ne de bir çifti çağrıştırdı) Charles Köprüsünden sonraki üçüncü köprünün ayağında, yürüyerek ya da tramvayla gidebilirsiniz.

Masal şehir Prag

Ben iki günlük Prag seyahatimde (güzel havayı da bulunca) müze, kilise gezmek yerine Prag’ın sokaklarında kaybola kaybola günde yaklaşık 20 kilometre yürümek suretiyle şehri yaşayarak dolaştım. Diğer bloglarda İşkence Müzesi, Seks Makineleri Müzesi, Oyuncak Müzesi, Balmumu Müzesi gibi müzelerin olduğunu okumuştum ama ne yalan söyleyelim gitmeyi de tercih etmedim.

Prag’da her Avrupa şehrinde olduğu gibi kahvaltı diye bir kültür yok diyebilirim. Zira ben iki sabah da yiyecek bir şeyler ararken helak oldum, imdadıma Starbucks ve sandviçleri yetişti. Peki insanlar ne yiyor derseniz delirmişçesine Trdelnik denen yerel bir tatlıyı tüketiyorlar sabahları. Öğle öğününü geçiştirip, gördüğümüz marketlerden bir şeyler alıp onları atıştırdım. Akşam yemeklerinde ise bir akşam Charles Köprüsü’nü kesen caddenin sol paralelindeki caddede olan (resmen tarif edemedim) Di Finestra’da ve bir akşam da saat kulesinin dibindeki El Minuto’da yedim. İkisi de fena değildi, tavsiye ederim.

Masal şehir Prag

Ve gelelim Prag’da gece hayatına. Mutlaka okumuşsunuzdur Prag’da gece hayatı baya bir hareketli. Euro’nun çok değerli olması sebebiyle de Avrupa’da yaşayanların bekârlığa veda partilerinin bir numaralı adresi (ki itiraf ediyorum ben de bekârlığa veda planı hazırlarken Prag’ı düşünmüştüm). Partilemeye gelen insan çok olunca gece hayatı da almış yürümüş bence.  Anlatıla anlatıla bitirilemeyen beş katlı gece kulübü Karlovy Lazne’den başlayalım. Her katında farklı tarzların çaldığı, ergen ya da kart çapkın dolu olan bu mekâna yaşınız benim gibi 30 olduysa aman diyim gitmeyin. Girişi kişi başı 200 Krone olan bu mekânın içinde ne kredi kartı ne Euro geçiyor. Yani kulübe girebilmeniz için ve içinde bir şeyler içebilmeniz için nakit kronunuz olması gerekiyor. Bu koşulları sağlıyorsanız eğer Charles Köprüsü’nün dibinde olan bu kulübe 21.00-05.00 saatleri arasında gidebilirsiniz. Tarz ve topluluk olarak bu mekânı sevmediğim için Hard Rock Cafe’ye gitmeyi tercih ettim. Bir de Roxy diye bir kulüp varmış, Karlovy Lazne’den daha elit olduğu yönündeki söylemlerden dolayı oraya da gitmenizi de öneririm. Gece eğlencesini de gördükten sonra Prag gezimi tamamladım. Çok çok güzel bir şehir burası, gidip görmenizi gerçekten tavsiye ederim ve günün birinde Prag’la yolumun bir kez daha kesişeceğine eminim.

Masal şehir Prag

Fotoğraflar: Hamide TEKİN


Yorumları Göster
Yorumları Gizle