GeriHalil KAYA Sanki bir yağlı boya tablosu! Şimdi tam zamanı…
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sanki bir yağlı boya tablosu! Şimdi tam zamanı…

Sanki bir yağlı boya tablosu! Şimdi tam zamanı…

Ne zaman tatil dönemi başlasa Yunan Adaları Türkiye‘den turist akınına uğruyor. Adaların güzelliğinden midir, yoksa eskiden bizimdi o yüzden mi çekiyor bilemem ama artan Euro bile Yunan Adaları’na olan ilgiyi azaltmaya yetmiyor. Şu sıralar daha çok Thasos, Kos, Midilli, Sakız ve Samos ilgi görüyor. Ben size Yunanistan‘ın daha farklı adası Mikonos’u anlatacağım. İşte Mikonos hakkında detaylar…

Mikonos, yalnızca Avrupa Birliği’nin değil aynı zamanda şu anda dünyanın da en gözde turizm ve eğlence noktalarından. Eğlence hayatının yanında masmavi denizi, altın rengi plajları bu ününü de bana göre fazlasıyla hak ediyor. Mikonos adı ‘kaya kütlesi’ ya da ‘kayalık’ anlamlarına geliyor.  Mitolojiye göre Mikonos’un oluşumu Herkül’ün devlerle savaşına dayanıyor. Herkül’ün savaş esnasında devleri denize fırlatmasıyla 1453’ten 1832’ye kadar Osmanlı hakimiyetinde kalan bu güzel ada yemeklerinden havasına kadar yabancılık çekmeyeceğiniz bir yer. Bu devler kocaman kaya parçalarına dönüşmüş ve Mikonos’u oluşturmuş.

Sanki bir yağlı boya tablosu Şimdi tam zamanı…


Pelikanlarla ada turu

Sokaklarda gezerken pelikan görürseniz bilin ki o adanın sembolü olan I. Petros’un yerine gelenlerden biridir. Hikâyeye göre 1950’lerde küçük bir balıkçı kasabası olan adaya yaralı bir pelikan geliyor ve bir balıkçı tarafından kurtarılıyor. Daha sonra adayı terk etmeyen ve Petros adı verilen pelikan adaya şans getirerek gelişmesin ve ünlenmesini sağlıyor, böylece adanın maskotu oluyor. İşte bu pelikan öldükten sonra yerine ikinci ve üçüncüleri geliyor. Sonrasında Mikonos sokaklarında dolaşıyorlar.

Sanki bir yağlı boya tablosu Şimdi tam zamanı…


Kalabalık sizi rahatsız etmiyor ve eğlencenin en tavan yaptığı dönemi istiyorsanız temmuz veya ağustos; rüzgârdan rahatsız olmuyor ve kalabalıktan rahatsız oluyorsanız hem de daha uygun tatil planlıyorsanız haziran veya eylül uygun olacaktır. Ben adada iki gün geçirdim için merkezde konakladım. Mikonos, merkez sahilde gün batımı bir şölene dönüşüyor. Değirmenlerin hemen altında ya da hemen aşağısındaki sahilde güneşin batışını izlemek en güzeli. Değirmenlerin hemen altındaki kafe ise Yunanistan’ın Ouzo’dan sonraki milli içeceği Frappe ya da soğuk bir içki için ideal. Mikonos şehir merkezi de yine dar sokakları ve beyaz evleriyle oldukça keyifli bir mimari ziyafeti sunuyor. Şehir merkezinde sokaklar, zamanında korsan baskınları ve rüzgârdan korunmak için labirente benzer bir mimaride dizayn edilmiş.

Sanki bir yağlı boya tablosu Şimdi tam zamanı…


Pahalı ama güzel

Herkesin aklına gelen ilk soru, Mikonos pahalı mı? Ne yazık ki Mykonos hem Türkiye’ye ile hem de Yunanistan’ın diğer adaları ile kıyaslandığında pahalı bir yer.  Atina’da 5 Euro’ya yiyeceğiniz fast food burada 10 Euro. Şezlong kiralamak isterseniz 6-8 Euro civarında. Mikonos’ta konaklama için nereyi seçeceğiniz nasıl bir tatil anlayışınız olduğuna göre değişir. Her zaman akşam yürüme mesafesin de eğlencenin merkezinde olmak ve oradan oraya gitmekle uğraşmak istemiyorsanız adanın merkezinde bir yer tercih etmelisiniz. Ancak belirli saatlerde sakinlik arayanlardansanız merkez dışındaki konaklama seçenekleri daha uygun olacaktır. Konaklama fiyatları genel olarak yüksek ancak erken rezervasyon yaparak yada pansiyonlarda kalarak ekonomik hale getirebilirsiniz.

Sanki bir yağlı boya tablosu Şimdi tam zamanı…


Mikonos’un gezilesi yerleri

Mikonos eğlence hayatı ve plajları ile nam salmış bir ada fakat Mikonos’a gidince sadece eğlenip, deniz girmek olarak algılamayın. ‘Mykonos Town’ ya da Yunanca ‘Choro’ olarak bilinen ismiyle adanın merkezine akşam altı yediden önce inerseniz hayalet bir şehre geldiğinizi hissedebilirsiniz. Havanın kararmasıyla adım atılamayacak kadar kalabalıklaşan o labirent sokaklar gündüzleri bomboş oluyor.

‘Little Venice’ (Küçük Venedik) olarak adlandırılan bölge Mikonos’un sembollerinden biri. Venedik’in suyun üzerinde gibi görünen renkli evlerine benzer birçok küçük ev sıra sıra dizilmiş ve gerçekten görülmeye değer bir kartpostallık manzara sunuyor.

Sanki bir yağlı boya tablosu Şimdi tam zamanı…


Yel Değirmenleri Mikonos’ta gezilecek yerler listesinin başında geliyor. 16. yüzyıldan kalma bu yel değirmenleri özellikle gün batımlarında oldukça popüler bir yer haline dönüşüyor. Değirmenlerin altında Yunan ezgilerini çalan müzisyenler bulabilirsiniz.

Paraportianı Kilisesi daha önce gördüğünüz kiliseleri unutturacak kadar iddialı ve sıra dışı bir kilise. İlginç mimari yapısı ve bembeyaz görüntüsü ile Mikonos’un simge yapılarından biri.

Sanki bir yağlı boya tablosu Şimdi tam zamanı…


Bunların dışında Yunan Mitolojisi’nde Apollo ve Artemis’in doğum yeri olarak yer etmiş Delos Adası için Mikonos’un merkezinden kalkan tekneler ile yola çıkabilirsiniz.

Sanki bir yağlı boya tablosu Şimdi tam zamanı…


Paradasise Beach, Super Parasdise Beach, Nammos Beach (Psarou Beach) en ünlü plajlarlar. Super Paradise beach her kesimden turisti ağırlıyor. Ayrıca çıplaklığın kabul edildiği plajlar arasında olduğunu hatırlatmakta fayda var. Mikonos merkezden kalkan otobüslerle plajlara çok uygun fiyatlarla ulaşım sağlayabilirsiniz. Plajlara giriş ücretsiz. Şezlonglar ücretli.

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle