GeriHalil KAYA Bir ortaçağa masalına ışınlanmak: Dubrovnik
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir ortaçağa masalına ışınlanmak: Dubrovnik

Bir ortaçağa masalına ışınlanmak: Dubrovnik

Kalenin içerisine akşam saatlerin girdiğimizde bir an dilimiz tutuluyor. Dalmaçya Kıyıları’nın muhteşemliğiyle Dubrovnik, kolay kolay akıldan çıkacak gibi değil. Üçüncü kez ziyaret ettim, burası herkesin mutlaka görmesi gereken bir yer. İşte Dubrovnik gezi rehberi…

400 yıl boyunca Osmanlı'ya vergi vermiş bu güzel şehir. Ragusa, Dubrovnik ismini Bizans döneminde almış, şehrin etrafındaki Dubrava denen meşe ağaçları bu şekilde anılmasına sebep olmuş. Biz geç saatte Dubrovnik'te olduğumuzdan Eski Şehir ile ilk tanışmamız (Stari Grad) bol ışıklı oldu. Kesinlikle ertesi gün, güneşin altında gezdiğimden daha fazla keyif aldım.

Pile Kapısı

Dubrovnik demek aslında Old Town (Eski şehir) demek biraz da. Taksiye ya da otobüse beni Old Town’a götürün derseniz sizi Pile Kapısı’nda bırakacaktır. Burası dört kapıdan en önemlisi. Eski şehrin ana kapısı sayılıyor. Eskiden akşamları kapatılan bu kapı günümüzde devamlı açık. Surların yanına geldiğimiz an, büyüklüğünden ağzım açık aklıyor, Pile Kapısından içeri girdiğimde ise büyüleniyorum. Hep adını duyardım ama ne söylense azmış, nasıl güzel korunmuş, insan inanamıyor. Kendimi film setinde hissediyorum. O kadar büyük ve gösterişli ki, hemen o çağa ışınlanmak istiyorum. Girişte kuşların inanılmaz güzel sesleri ile yola devam ediyoruz.

Stradun Caddesi

Meğerse burası daha başlangıçmış, kapıdan Stradun Caddesi’ne girdiğimiz an başlıyor asıl gösteri. Her şey bakımlı ama eski hali hiç bozulmamış olarak muhafaza edilmiş. Muazzam bir cadde ama asıl gezilecek görülecek yerler sokak araları... Yaklaşık 300 metrelik caddeyi ağzımız açık şekilde dolanıyoruz, kafeler, restoranlar ve tüm mağazalar hıncahınç dolu. Fiyatlar da pek ucuz değil açıkçası. Sanıyorum parayı emen bir mekanizmaları var çünkü cebimiz nasıl boşalıyor anlamıyoruz, hesap kitap yapamıyoruz bir türlü

Bir ortaçağa masalına ışınlanmak: Dubrovnik



Fransisken Manastırı
Avrupa'nın en eski eczanesi Franciscan Monastery 13. yy'da inşa edilmiş sonra düşmanların kullanımını engellemek için yıkılmış, daha sonra yeniden inşa edilmiş. Bu insanın azmi de hiçbir şey de yok vallahi. İçinde eczane müzesi ve 70 binden fazla kitabın bulunduğu kütüphanesi bulunuyor. Giriş 4 Euro…

Bir ortaçağa masalına ışınlanmak: Dubrovnik


Çan Kulesi
Çana vuran tahta heykellerin yerini bronz heykellerin aldığı, İtalya'dan alıştığımız üzere yamulan kulenin güvenliği tehdit etmesiyle yıkılması ve yerine yenisinin yapılması ile günümüze ulaşabilmiş.

Bir ortaçağa masalına ışınlanmak: Dubrovnik


Orlando Sütünu
St Blaise Kilisesi’nin hemen önünde bulunan bu sütun, festivallerin başlangıç törenindeki temel sembolmüş. Üzerindeki şövalyenin adı Orlando… Dubrovnik'in savunmasında emeği geçtiği için, Hırvatların özgürlüğünü temsil etmesi açısından dikilmiş. Hemen üst kısmında duyuruların yapıldığı bir bölüm de var.

Bir ortaçağa masalına ışınlanmak: Dubrovnik


Ploce Kapısı
Arman kanguruda uyurken Stradun Caddesi’ni ve ara sokaklarını arşınlıyoruz. Sevgili, o kadar saat araba kullanıp, kanguruda 16 Kg’lık Arman'ı taşırken zevkle gezebiliyorsa düşünün güzelliğini…

Hoş otel odasına karanlıkta girip uyumayı düşünürken, hadi kaleye dediğimde beni bir kaşık suda boğmak isteyeceğini düşünmüştüm ama o asık bir suratla "Abartmak yok ama, yarım saat gezer geliriz" demişti. Bizim yarım saat gece yarısını buldu tabii, fakat hiç ses çıkarmadı…

Liman Kapısı

Stradun Caddesi bitince bir kapı daha görüyoruz. Burası ikinci en önemli kapısı olan ve limana açılan; Ploce Gate. İki kısımdan oluşuyor iç kapı biraz alçak, buradan geçerken enfes bir müzik karşılıyor bizi. Akustik o kadar iyi ki büyülenmemek elde değil. Limana açılan diğer kapı ise gayet büyük. Kısa bir Dubrovnik turu yapmak isteyenler için ışıklandırılmış, minik bir iç deniz ve ileride liman girişiyle gayet güvenli duruyor. Zamanında burayı işgal etmek bir hayli zor olmalı.

Büyük Onofrio Çeşmesi
Zamanında şehre su sağlayan çeşme, adını mimarı Onofrio della Cava’dan almış. Hâlâ eski kuyulardan gelen su içilebiliyor. Dubrovnik'e yeniden gelmek isteyenlerin mutlaka suyun tadına bakması öneriliyor benden söylemesi…

Şehir Surları
“Dubrovnik'te ne yapılır?” diye kime sorsanız, size ilk olarak surlara çıkmanızı tavsiye edecektir. Bunu planlarınıza dâhil edin ama ya sabah çok erken ya da akşamüstü olsun. İnanılmaz bir sıcak var, üstü açık ve yaklaşık iki saat boyunca 2 km uzunluğundaki surları adım adım gezeceksiniz. Şapka, su, yelpaze, vantilatör artık ne bulursanız alın yanınıza…

Her bir sokak fotoğraflık
Bu surlar; şehrin, UNESCO koruması altına girmesinin en önemli sebebi olarak gösteriliyor. Surları gezmek iki saat sürüyor fakat dilerseniz belli noktalardan çıkış yapabilirsiniz, Instagram’a bol bol fotoğraf çekme garantili bu turun bedeli kişi başı 13.5 Euro. Burada ufak bir hatırlatma surlar için aldığınız biletler Lovrijenac Kalesi’nde de geçerli, sakın sıcaktan bunalıp atmaya kalkmayın. İktisat iktisattır arkadaşlar, gülmeyin… Pile Kapısı’nın hemen yanından, surlara kolayca çıkabilirsiniz.

Maskeron üzerinde durma
Bir diğer turistik aktivite ise eskiden suyun oluklar halinde dışarı atılması amacıyla yapılan bu gösterişli taşların üzerinde durup, tişörtüne çıkarabilmek. Bunu ilk hangi yetenek avcısı başlattı bilmiyorum ama kesin sarhoştu diye düşünüyorum. Akıllı adam işi değil çünkü... Püf noktası çıplak ayaklı olmak. Durma kısmı zor da olsa yapılabilir ama üstünü çıkarma kısmı imkansız bence. Çıkarabilirseniz dileğinizin gerçekleşeceği söylense de eğlence için denenebilir.

Bir ortaçağa masalına ışınlanmak: Dubrovnik


Teleferik Car
Dubrovnik'te yapılacak aktivitelerden bir diğeri ise şehri tepeden seyretmek için telerefik yolculuğu yapmak. Güneşi batırmak için en uygun noktanın burası olduğu söyleniyor. Teleferik keyifli olsa da oraya ulaşım meşakkatli… Boskoviceva sokağına girip biraz merdiven çıkmayı gerektiriyor. Dubrovnik'te bu merdivenlerden kaçış yok anlayacağınız. Biz zamanımız olmadığı için bir başka sefere deyip gidemesek de üzerinde kimsenin yaşamadığı, denize girilebilecek en iyi noktalardan biri olan Lokrum, aklımızın bir köşesinde yer ediyor. Bir başka sefere diyoruz artık. UNECO koruması altındaki bu adada botanik bahçe ve surlardan başka, özellikle çocuklu ailelerin  tercih ettiği küçük bir de göl bulunuyormuş.

Bir ortaçağa masalına ışınlanmak: Dubrovnik


Game of Thrones turuna katılmak
Pile Kapısı’nın hemen önünde yer alan stantlardan çeşitli turlar satın almanız mümkün. Benim en merak ettiğim Game of Thrones'un izini sürmek oldu. Bunun haricinde Old Town'u rehberle gezmek, Lokrum Adası’na gidip zaman geçirmek de mümkün. Bu turlar yürüyerek, araçla ya da botla yapılabiliyor. Fiyatları da seçtiğiniz tura göre 28 Euro'dan başlıyor, 142 Euro'ya kadar çıkabiliyor.

Bir ortaçağa masalına ışınlanmak: Dubrovnik


Dubrovnik Liman
Film sahnelerinin geçtiği mekânlara ulaşıp resim çekilebiliyor, Lokrum Adası’nın keyfini çıkarabiliyorsunuz. Eğer Dubrovnik'te fazla zamanınız varsa bu stantlara uğramak, sıkılmadan, keyifle zaman geçirmenize yarayabilir.

Denize girmek için
Mlini denize girmek için ideal bir yer yaklaşık 10 km ücretsiz plajları tertemiz turkuaz renkli sularıyla tercih edilebilir.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle