GeriGürhan KARA Adana’da lezzete doyduk!
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Adana’da lezzete doyduk!

Adana’da lezzete doyduk!

Adana’ya ilk kez 10 yıl önce gitmiştim. O zamanlar yemekle bu kadar içli dışlı biri olmadığımdan ve çok da fazla şehirde kalmadığımızdan baraj gölü manzaralı mekanlardan birine gitmiş ve Adana kebap yemiştik. Aradan geçen 10 yılda Adana, gidip gören ve lezzetlerini deneyenlerin hikayelerini dinleyerek iç çektiğim ve hep bir plan yapıp sonunda bir nedenden ötürü iptal ettiğim içimde ukte kalan bir şehir oldu benim için.

Adana Lezzet Festivali için Adana aşığı bir yemek bloggerı olan Ender Şire’den davet aldığımda ne yapıp edip denk getirmeliyim diye düşünerek tüm programımı ayarladım ve benim gibi lezzet düşkünü bir grup arkadaşımla birlikte Adana’da soluğu aldım. Adana Lezzet Festivali 6-7-8 Ekim tarihleri arasında düzenlenen, Adana’ya özgü leziz yemekleri Türkiye ve dünyaya tanıtmayı amaçlayan bir festival. Organizasyon süresince, Seyhan nehri kenarında bulunan festival alanında ünlü şeflerin yemek showlarından konserlere, kurulan çadırlarda Adana’lı mekanların lezzet sunumlarına ve söyleşilere kadar birçok etkinlik düzenlendi. Fuar alanına giriş ücretsiz olduğu için de festivale ilgi çok büyük oldu.

Adana’da lezzete doyduk


Biz hem festivalde yer alan çadırlarda sunum yapan mekanların lezzetlerini denedik hem de en ufak vaktimizi değerlendirerek Adana mekanlarını tek tek dolaştık. Ben yemek ve seyahat bloggerlığına başladığım 4 yıldan beri hiç bu kadar fazla yemek tadımı yaptığımı hatırlamıyorum. Çünkü  Adana’da o kadar fazla mekan ve hepsi de birbirinden lezzetli yemekler var ki... Neyse midemi bu kadar yoruduğum için pişman değilim.

Adana’da lezzete doyduk


Adana’da benim en çok ilgimi çeken, dışarıda yemek yeme alışkanlığının çok fazla olması oldu. Hangi mekana gitsek mutlaka müşteri vardı. Hatta bazılarında sıra beklemeden oturup birşeyler yemek imkansızdı! Gece 2-3'lerde dolup taşan mekanlardan, sabah 9 da sıra beklediğiniz ciğercilere kadar bu kadar aktif bir yeme içme kültürü olan şehir çok az gördüm.

Adana’nın yemek kültürünün yalnızca kebaptan ibaret olmadığını da bu geziyle anlamış oldum. Özellikle Adana Valiliği’nin verdiği akşam yemeği davetinde kocaman bir masaya dizilmiş Adana ve çevresine ait yemek çeşitlerini görünce hayretimi gizleyemedim. Onlarca çeşit yemek yanyana duruyordu.

Adana’da lezzete doyduk


Adana’da ilk kez denediğim lezzetler de vardı. Mesela Şirdan! Görüntü olarak çoğumuza hiç çekici gelmeyen bir yemek turu. Koyunun midesinin pirinç ile doldurularak pişirilmesiyle yapılıyor. Önceden fotoğraflarını görüp de kesinlikle yiyeyem dediğimi hatırladığım bu yemeği Şirdancı Emin’de iştahla yediğimi itiraf etmeliyim. Tabi giderseniz mumbar da yemelisiniz bu mekanda.

İki gün boyunca Adana’da gittiğimiz mekanlardan aklımda kalanlar ise şu şekilde;

Onbaşılar Kebap; Baraj gölü manzaralı büyük bir kebapçı. Adana kebabı, tadına bakıp da bayıldığımız güveç’i ve ciğeri gerçekten lezzetli. Hayatımda ilk kez Bici Bici adlı tatlıyı da burada denedim!

Doğan Kaymaklı; Ben bir kadayıfın üzerine akışkan kaymak dökülerek yendiğinde bu kadar lezzetli olacağını asla düşünmezdim. Dönüşte İstanbul’a paket yapıp götürdüğüm tek Adana lezzeti!

Cihangir Kebap: İki yüzlü adı verilmiş olan bir tarafı adana kebap diğer tarafı da kuzu bel fileto olan kebabı ilk kez burada denedim ve bayıldım!

Kling Usta: Adını geçmişteki bir TV kahramınından almış olan enteresan bir kebapçı. Ustası Kling adlı karaktere benzediği için bu ismi almış mekan. Ciğeri, külbastısı, kebabı herşeyi aşırı lezzetliydi. Kimilerine göre Adana’nın en iyi...

Adana’da lezzete doyduk


Börekçi Rıza: Adana’da yine sürpriz bir lezzet; Börek! Lezzet düşkünü arkadaşlarımın paylaşımlarında görüp de ağzımın sulandığı Adana böreklerinin ilkini gece ikide Börekçi Rıza da yedik. Dışı sert ve çok pişmiş, içi bol peynirli veya kıymalı olan börek benim favorim oldu.

İzol Börek; Geceyi börekle kapadık, günaydını da yine börekle yaptık! İzol Adana’daki ilk sabahımızda gittiğimiz börekçiydi. Baklava yufkasından yapılan bu böreğe de bayıldım.

Kaburgacı Cahit: Festival alanındaki çadırlarında deneme fırsatı buldum. Kaburgaları gerçekten nefis!

Kazım Büfe: Muzlu sütü severim ama Adana’da efsane haline gelmiş olan muzlu sütü denedikten sonra şimdiye kadar içtiklerimin muzlu süt olmadığına inandım. Harika bir lezzet. Deneden asla geri dönmeyin!

Bu arada Adana’da yeni faaliyete geçmiş olan, eski bir iplik fabrikasının restore edilmesiyle hizmete açılan Arkeoloji müzesini çok ama çok başarılı buldum. En az Avrupa’daki müzeler kalitesinde olan müzede Adana bölgesinde ilk insanlık tarihinden bu yana olan gelişim çok güzel bir şekilde anlatılmış. Bölgede bulunan tarihi eserler çok iyi sergilenmiş! Yakında da mozaik bölümü açılacakmış. Tebrikler...

Fotoğraflar: Gürhan KARA


Yorumları Göster
Yorumları Gizle