GeriArzu BALOĞLU Kızıldeniz'de balıklarla yüzmek
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kızıldeniz'de balıklarla yüzmek

Kızıldeniz'de balıklarla yüzmek

Kızıldeniz’in dalış severler için mükemmel dalış merkezlerinden olduğu bilinir. İnternetteki muhteşem görüntüler herkesi ama özellikle deniz sevdalılarını hep harekete geçirir de nedense bir türlü zaman bulunmaz. Bense o düşünceden kurtulup kendimi Kızıldeniz'in serin sularına bıraktım...

Hayatı hep erteleriz. Ki bunun için birçok bahane vardır. Tıpkı benim gibi. Yine kafayı dağıtmak istediğim huzursuz bir anımda en azından şnorkel ile dalıp bu duyguyu yaşamaya kesin karar vermiştim. Tabii bu seyahatin orta doğuda olması, duyulan bazı güvenlik sorunları, uyarılar ve benzeri nedenlerden ötürü yalnız başıma çıkmayı planlamakla birlikte üstümden atamadığım bir tedirginlik olduğunu itiraf etmeliyim.Avrupa olsa tedirginliğimin lafı bile olmaz ama konu Mısır olunca önceden bol bol okumam, araştırmam ve hazırlık yapmam gerekti. Her türlü tedbiri almalıydım. THY uçağının Hurgada ve Sharm gibi şehirlere gece yarısı uçması bu işin tuzu biberiydi ama olsun her türlü riskleri alacaktım ve bütün bu risklere değeceği umudumu kaybetmemeliydim. Zorlandıkça Kızıldeniz’in turkuaz renkli dingin suyunu düşünmek beni rahatlatıyordu.

Kızıldenizde balıklarla yüzmek

Hayat sürprizlerle dolu. İlk başıma gelen iyi sürpriz uçakta yerimin upgrade (yükseltme) olmasıydı. Rahat bir uçuş sonrası havaalanına gece yarısı vardığımızda alandaki tek uçaktık. Hurgada Uluslararası havaalanında biz ve görevliler dışında kapıda bekleyen taksici ordusu vardı. Her birimizi kapmaya çalışan genç çocuklar alanda hiç yolcu kalmayana kadar çırpındılar. En son ki yolcu bendim zira yanımdaki avroyu tek imkân olan makinadan mısır paunduna sinir içinde çevirmekle uğraşıyordum.  Yüzlerce hata verdikten sonra nihayet işi tamamladı da ben de bekleyen taksiye binebildim.

Kızıldenizde balıklarla yüzmek

Arkama baktığımda havaalanı tekrar karanlığa gömülüyordu. Otele vardığımızda epey kendime gelemedim üstelik beklentimin çok altında olan bir otel ile karşılaşmıştım. Fiyatları gayet uygundu belki de bu yüzden çok kalabalık ve orta sınıfa hitap ediyordu. Kötü sürpriz ise koca otelde sadece lobide internetin olması ve tek bir alan olması dolayısıyla insanı çıldırtan yavaşlıkta bir bağlantı vardı.

Genel olarak yemeklerinin bana hiç uymayacağını tahmin ediyordum, maalesef haklı çıktım. İyi ki yanımda getirdiklerim vardı, aç kalmadığıma şükrediyorum. Ağız tadı bana uymayabilir zaten bu “her şey dâhil” sistem ortaya kaliteli bir hizmet sunmuyor. Malzeme çok ama tatsız tuzsuz ve de lezzetsiz. Burada yerel etler hakkında bir görüşüm olamaz. Ben vejetaryen olarak balık ve tavuktan tattım, iyiydi.

Kızıldenizde balıklarla yüzmek

Bütün bunlardan sonra aslında ana konuya dönecek olursak burada denizin rengi, kokusu, ışıltı ve esintisi bir başka hakikaten. Su bu kadar parlar mıymış? Işık yön değiştirdikçe renkleri dönüyor sanki. Bazen kızıl bazen turuncu hatta mor renge bile geçiyor. Denizi sahilden sessizce izlemek bile harika bir duygu. Minik bir inci tanesi gibi parlayan denizin kendine ait sesi insana yetiyor. Bu hışırtıda bazı mesajlar saklıydı, keşke anlıyor olabilseydim…

Kızıldenizde balıklarla yüzmek

Tabii ki buraya denizi karadan izlemek için gelinmedi. Suyun içine hafifçe akmalı ve suyun içindeki yaşamın eşsizliği keşfedilmeli. Tam olarak keşfedilir mi, mümkün değil. Ama bir yerden başlamak lazım. Dalıp görmeli o turkuaz tonlarının içine kaybolmalı sadece rengârenk balıkların dünyasına. Hurgada şnorkel ve tüplü dalış için teknelerin çalıştığı dünyanın bilinen su altı cennetlerinden. Mısırın turistik şehri. Büyük bir dalış merkezi. Akvaryum tadında.

Kızıldenizde balıklarla yüzmek

Benim kaldığım otelin de bir tekne organizatörü vardı hiç kuşkusuz. Uçuşun yorgunluğunu attıktan sonra yaptığım ilk acil işti. Doğrudan ofise gidip kendime en uygun olan şnorkel tekne turu almak. Satıcı zaten öyle resimler gösterdi ki hani internette renkli küçük balıklarla yüzenlerin muhteşem video görüntüleri. İşte tam onlardı beni cezbeden. Ayrıca donanım veriyorlar, resim ve videomuzu da çekecekler. Profesyonel dalıcılar da yanımızda bize göz kulak olacaklar. Eh yani daha ne isterim. Daha önce tavsiye alarak kendi şnorkelimi hazırlamıştım.  Başka da bir şeye ihtiyacım yoktu.

Kızıldenizde balıklarla yüzmek

Ertesi sabah saat 08:30 da tamamen uluslararası olan yaklaşık 30 kişilik bir grupla tekne gezimiz başladı. Bugün 3 ada ziyaret edilecek, her birinde yarım saat durulacak ve misafirlerin şnorkel yapması için profesyoneller tarafından gruba liderlik edilecek. Teknede mısırlı sportmen gençlerden oluşan 5 kişilik bir mürettebat var. İngilizce biliyorlar. Buna hiç şaşırmadım ama öyle bir konuşma oldu ki aramızda işte bu beni şok etti. Dalış liderleri kendi kendilerine Almanca, Fransızca, Rusça öğrenmişler. Küçüklüklerinden beri teknelerde turistlere hizmet vere vere fena olmayan derecede yabancı dil konuşuyorlar. Yani akademik olmasa da işlerinin gerektirdiği kadar. Zaten bu da kâfi.

Kızıldenizde balıklarla yüzmek

Türkçe de öğrenmelerini tavsiye etmeyi ihmal etmedim. İlk adaya geldik. Gruptakiler şnorkellerini takarak birer birer denize atlamaya başladı. Aslında öyle bir berraklık ve parlaklık var ki tüm balıklar sanki yüzeyde bizimle birlikteler. Çıplak göz ile dahi izlenebilir pekâlâ. Ama buraya kadar gelmişken bu parlayan turkuaz suya dalmadan olur mu?

Kızıldenizde balıklarla yüzmek

Normalde açık denize atlamaktan çekinen ben nasıl olduysa kendimi suya bırakmışım. Kendi gölgemin ışığında yukarı çıktığımda takımla birlikte küçük kayalıkların yanına yüzdük. Ve inanılmaz bir görüntü adeta beni ipnotize etmişti. İşte tam da resimlerde videolarda olduğu gibi. Kızıldeniz’e özgü balık türleri olan bu muhteşem bioçeşitlilik içinde balon, kelebek, melek, altın ve adını bilemediğim nice rengârenk balıklarla birlikte yüzüyorduk mercan tepelerinin kenarında. Balıklara yaklaşmaya çalıştım, korkmadılar ama dokunmama da izin vermediler. Balıklarla suda göz göze geleceğimi hayal etmemiştim. Konuşabilseydik onlara derdim ki “çok şanslısınız”. Çeşit çeşit mercan ve bitkilerle örülü bu denizin içinde böylesi bir cennet olacağını resimlerden görüyor ama abartı zannediyoruz. Hâlbuki öyle değilmiş. Hatta medyada görülenler az bile denilebilir.

Kızıldenizde balıklarla yüzmek

Balıklarla suyun içinde oyun oynayacağımı, etrafımın sarılacağını bana dokunacaklarını nasıl hayal edebilirim. Afacanlardan bazısı bacaklarımı ısırsa da onları çok sevdim. Bana masaj etkisi yarattı. O küçük olanlar hele hiç yerinde durmuyorlar. Bir var bir yok misali içine giriyorsun bir anda kayboluyorlar bir de bakmışsın suyun yüzeyinden seni seyrediyor. Bak şimdi yine benimle oyun oynamak istiyorlar ama ben oralardaki her birini görmek istiyorum. Nasıl mümkün olacaksa. Olmayacak tabii. Yine de gruptan ayrılıp başka tepeleri keşfetmeye yeltensem hemen ret yiyorum. “hayır, gruptan ayrılmak yasak”. Peki, o zaman. Biraz daha derine dalsam mı?

Kızıldenizde balıklarla yüzmek

Kendime hayret ediyorum. Şnorkel ile derine dalmaya cesaret edemezdim, ne zaman öğrenmişim? Bu Kızıldeniz bana cesaret vermiş olabilir mi? Kesinlikle, evet. Galiba bu deniz insanı kendine doğru çekiyor. Dalıcıları da balık mı zannediyor? Neden olmasın? Kendine çekiyor ama koruyor da aynı zamanda. Tarifsiz bir huzur var burada. Acayip bir dinginlik ve mavinin verdiği derinlik ve sonsuz özgürlük duygusu. Tıpkı balıklardaki gibi.. Bu uçsuz bucaksız akvaryumdan insan çıkmak istemiyor. Parmaklarımın ucu dondu, belim soğuktan tutuldu ama ben doyamadım. Suyun içinden dışarıya baktığımda, zaman durmuştu. Tekneler, balıkçılar, insanlar her şey bir anlığına donmuş gibi. Yaşayan sadece denizin içi. Gerçek olan sadece balıklar, bitkiler ve ben mi acaba?

Kızıldenizde balıklarla yüzmek

Daha fazla hayal kurmadan çıkmak lazım. Galiba kendimi kaybediyorum. Rehber yine bana bağırıyordu. “Neredesiniz. Haydi gidiyoruz” Tekneye binen son kişiydim. Ve hareket ettik. Kızıldeniz demişlerdi biraz daha tuzlu diye. Doğruymuş. Eğer gözden içeri su parçası girmişse gözünüz bir süre yanabilir. Ağza da dikkat etmeli. Fazla tuz alırsanız, bir süre gelsin tuzsuz yemekler, durumu dengelemek lazım. Burada deniz her şey gibi geldi bana. Dışarıda görülmeye değer bir tarih var ki bilinen turistler yerler bunlar. Fakat ağaç, yeşillik ve imalat anlamında pek bir hareket görülmüyor. Her şey deniz ve bundan gelen turizm. Halk bunun bilincinde ve bu önemli sermayeyi temiz tutmaya çok özen gösteriyor. Nasıl denir, ekmek kapısı bir yerde..

Kızıldenizde balıklarla yüzmek

Sadece deniz mi? Deniz kabukları ve çakıl taşları da koruma altında. Denizden çıkan hiçbir şey uçağa alınmıyor. Sanırım kaçak sayılıyormuş.  İzin vermiyorlar. İyi ki bir turist uyardı, topladığım çakıl taşlarını yanıma almadım. Yoksa uçamazmışım! Şimdi sırada ne var? Hedefi biraz yükseltelim! Yunuslarla yüzmek?

 

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle