GeriSeyahat Volkanlarla ‘oynamak’!
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Volkanlarla ‘oynamak’!

Volkanlarla ‘oynamak’!

En son patlamasını 5 - 6 bin yıl önce yaşayan, bu yaz UNESCO’nun dünya mirası listesine giren volkanik Puys Sıradağları’ndaki ‘Vulcania’ parkı interaktif oyunları, filmleri ve deneyleriyle genel olarak yeryüzü, özel olarak volkanlar üzerine düşündürürken eğlendiriyor.

Fransızların âdetidir; her tatil fırsatında çoluk çocuk müze, eğitici-eğlendirici park gezmeyi çok severler. Ülkenin en yeşil bölgelerinden birinde, Auvergne’de 2002’de açılan Vulcania parkı, bu eğitici eğlence merkezlerinden biri. Auvergne Volkanları Doğal Parkı içindeki 57 hektarlık alana kurulan Vulcania’nın amacı yeryüzüne ve volkanlara ilişkin tüm sorulara farklı mercekler altında bakmak.

Volkanlarla ‘oynamak’

Fotoğraf: ©-Francis Debaisieux

Doğal park üzerine kurulduğundan öncelikli kaygısı çevreyi bozmamak olan Vulcania, mümkün olduğunca dar bir alanda derinlemesine, yani ikisi yeraltında dört kat üzerine inşa edilmiş. Puy de Dome volkanının hakim olduğu, 32 metre uzunluğa ve 4 km genişliğe yayılan 80’den fazla volkanın en eskisi 95 bin, en yenisi ise 6 bin 700 yaşında. Son volkan 10 bin yıldan daha kısa bir süre içinde patladığından bölge volkanları sönmüş değil, ‘aktif’ sayılıyor. Böyle olunca da bilimin kafasını karıştıran bin bir soru geliyor akla: Auvergne volkanları bir gün yeniden uyanır mı? Ne zaman? Uyanırsa neler yaşanır?

Volkanlarla ‘oynamak’

Fotoğraf: ©J. Chabanne

Puys Sıradağları’nın volkanik kökeni 1751’de Fransız bilimadamı Jean-Etienne Guettard tarafından tespit edilmiş. Böylece bu sıradağlar doğmakta olan volkan biliminin bütün büyük isimlerini ağırlamış, konu hakkındaki çalışmaların büyük aşamalarına tanık olmuş; bugün de volkan araştırmalarının ana merkezlerinden biri. Bölgedeki Clermont Üniversitesi’nde konu hakkında araştırmalar devam ediyor.

Vulcania öncelikle volkanlar olmak üzere başlıca doğa olaylarına kafa yoruyor. Onlardan biri kasırgalar! Korkunç bir kasırgayla inliyor yer gök! Senegal’de basit bir kum fırtınası şeklinde başlayıp batıya doğru ilerleyen, Atlantik Okyanusu’nu dev dalgalara boğup Karayiplere ulaşan, kökünden söktüğü ağaçlarla, sağa sola kaçışan atlarla koca bir cangılı yerle bir eden korkunç kasırga 415 metrekarelik dev ekran üzerine yansıtılıyor. Ultra yüksek çözünürlüklü film hiç tanık olmadığımız bu yıkıcı doğa olayını, saatte 280 km hızla ilerleyen Lucy kasırgasını neredeyse yaşatıyor.

Volkanlarla ‘oynamak’

Fotoğraf: ©J. Chabanne

Parktaki dikkat çekici oyunlardan biri de ‘Öfkeli Yeryüzü’. On dakikalık bir interaktif oyun bu. Hareketli zemin üzerine yerleşen 60 katılımcı dev dalga, çığ, lav püskürmesi, deprem, hortum ve meteor çarpması başlıklı doğal felaketlerden üçünü hep beraber oylayarak seçiyor. Ardından, seçilen her başlığın görüntüsünü çeşitli efektler eşliğinde seyredip, konuya ilişkin soruları yanıtlamaya geliyor sıra. İtiraf edeyim: 1999 depremini yaşamış biri olarak oyunda ‘deprem’le sarsılan zemin pek hoşuma gitmiyor, hatta rahatsız ediyor. Yeryüzüne her gün ortalama 500 ton göktaşı düştüğünü, çoğunun toz halinde olduğunu öğrenmekse şaşırtıyor.

Volkanlarla ‘oynamak’

Fotoğraf: ©J. Chabanne


Volkanlarla ‘oynamak’

Fotoğraf: ©J. Chabanne

Bindiğimiz bir araçla okyanus dibine yolculuğumuz ise başlı başına macera. Üç dakikalık bir ‘dalışla’(!) 2 bin 500 metre derinliğe, en dibe ulaşıyoruz. Dipte soğuk, karanlık, sessiz bir dünya bekliyor bizi. Sualtı volkanlarının patlamalarını, baca gibi tüten ve onlarca metreye çıkan duman püskürmelerini, hala hepsi tanımlanamamış bitki örtüsünü, hayvan kolonilerini gördüğümüz sekiz dakikalık gösteri gerçek görüntülerden oluşuyor.

Vulcania’da, başta volkanlar doğa olaylarının çeşitli coğrafya ve toplumlarda oluşturduğu mitoloji ve efsanelere de yer ayrılmış. O bölümlerden birinin adı ‘Kutsal volkanlar’: Altışar kişilik araçlara binerek gezdiğimiz oyun alanında insanlarla volkanların bir arada yaşamasından doğan efsanelere yolculuğa çıkıyoruz. Bir kıtadan öbürüne altı sembolik volkan bu seyahate eşlik ediyor. Amerika’daki Tevil’s Tower, Tanzanya’daki Ol Doinyo Lengai, İtalya’daki Vezüv, Endonezya’daki Bromo, Japonya’daki Fuji-San, Hawai’deki Kilaue volkanları bunlar. Bu arada belirtelim: Çatalhöyük’te bulunan üç metre genişliğindeki duvar freski, ‘bir patlamayı gösteren en eski temsili resim’ olarak biliniyor. 8 bin yıldan daha eski freskte Hasan Dağı patlarken görülüyor. Genç Plinius’un MS 79’daki Vezüv patlamasını anlattığı yazısı ise ‘volkan faaliyeti üzerine kaleme alınmış ilk metin’. Gezi sırasında öğrendiğimiz ilginçliklerden biriyse bir Hawai inancı: Yerli halka göre Kilaue volkanının patlamasının nedeni Tanrıça Pele! Tanrıça öfkelendiğinde bağırıp çağırıyor, ayağını yere vuruyor, kendi saçlarını yoluyor ve böylece patlamalar meydana geliyor. Rüzgarla ip ip gerilen lav damlaları ise Pele’nin saç telleri!

Volkanlarla ‘oynamak’

Fotoğraf: Asli Ulusoy-Pannuti 

Dünyanın birçok yerinde rastlanan mitolojik kahraman ‘yeraltı ejderhaları’ ise başka bir bölümün konusu. Dört dakika süren üç boyutlu filmde Doğu’dan Batı’ya tamamen farklı biçimde algılanan ejderha figürü canlandırılıyor. Uzakdoğu'da çok pozitif olduğu, şeytani güçlere karşı koruduğu düşünülen ejderha, Batı’da uğursuz, çoğu zaman yıkıcı güçlerin ve kaosun simgesi olmuş. Bununla birlikte Galler ülkesinin sembolü de ejderha. İskandinavya’da ise güç simgesi olarak biliniyor, Viking teknelerinde sık sık görülmesinin nedeni bu. Almanya’da bir ejderhanın Ren nehri altınını koruduğu düşünülürken, Fransa’daki bir inanışa göre Mont Saint-Michel’de bir ejderha yaşıyor!

Volkanlarla ‘oynamak’

Fotoğraf: Asli Ulusoy-Pannuti 

Volkanlarla ‘oynamak’

Fotoğraf: Asli Ulusoy-Pannuti 

Ya bir gün uyanırlarsa?

Yakın zamana kadar, kraterini muhteşem rengiyle Pavin Gölü'nün doldurduğu volkanın, 6 bin 700 yıl önce yani son patlayan volkan olduğu düşünülüyordu. Yeni araştırmalar ise daha yakın bir zamandan, 5 bin yaşındaki küllerden söz ediyor. Böyle olunca volkanların bir gün tekrar patlayıp patlamayacağı sorusu geliyor bilimin aklına. ‘Auvergne devlerinin uyanışı’ başlıklı kısa film tamamen bu konuyu işliyor: ‘Ya volkanlar tekrar uyanırsa?!’ Üç boyutlu bir ekran ve hareketli koltuklardan oluşan salonda gördüğümüz film sırasında yılanlar bacaklarımız arasında dolaşıyor, lavlar üzerimize akıyor, patlamayla su yatağından taşan sular salona doluyor.

İyi havalarda otuz kişinin bindiği ve 100 metrenin üstüne çıkan bir uçan balonun da aktif olduğu Vulcania’daki bazı oyunlara animatörler eşlik ediyor. ‘Sırrını açıklayan gezegen’, animatörlü oyunlardan biri. 220 kişilik bir salona yerleştirilmiş dev ekranda animatör yardımıyla dünyaya üç boyutlu bakıp, seçtiğimiz volkanik bölgelere sanal ve interaktif yolculuğa çıkıyoruz. Günün belli saatlerinde İngilizce de gerçekleştirilen 30 dakikalık seans, yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleriyle etkileyici.

Volkanlarla ‘oynamak’

Fotoğraf: Asli Ulusoy-Pannuti 

Baştan da belirttiğimiz gibi Vulcania’nın başlıca amacı eğlendirerek eğitmek. Bu nedenle parkta çeşitli deney atölyeleri de mevcut. Animatörler eşliğinde yapılan deneyler sırasında 'magma’nın Eski Yunanca’da ‘yoğurulmuş hamur’ anlamına geldiğinden tutun, lavların püskürme sırasında saatte 600 km’ye varan hızına birbirinden ilginç bilgiler öğreniyoruz. Yıllarca okullarda anlatılan, ‘dünya çekirdiği magma ile çevrelenmiştir’ bilgisinin yakın zamanda yalanlandığı, çekirdeğin aslında sıvı metal ile sarıldığı da verilen bilgiler arasında. Ortalama yarım saatlik atölyelerin konu başlıkları şöyle: Yeryüzü gezegeni, Doğal riskler, Auvergne ve tabii ki bizim katıldığımız Volkanlar.

Volkanlarla ‘oynamak’

Fotoğraf: Asli Ulusoy-Pannuti 

Vulcania’nın mimarisi de ilginç. Bir yanardağı sembolize edecek şekilde tasarlanan ve bölgedeki volkanik kaya kullanılarak yapılan ana yapıya, yapay patlamalarla bir krater eşlik ediyor. 30 bin yıllık lav akıntılarından inşa edilen krater 38 m derinliğinde. Oyunlara ve atölyelere çeşitli geçici sergilerin eşlik ettiği Vulcania’da bugünlerde Depremler konulu bir sergi görülebiliyor. Yine daha çok küçük çocuklara hitap eden, volkan ve yeryüzü konulu teatral gösterilerin sergilendiği alan da gün boyu açık. Yazın birkaç kez 22:00’da kapanan Vulcania’ya o günlerden birinde gittiğimizden, akşamki yırtıcı kuş gösterisi ile volkanlar konulu sahne gösterisine de katılıyoruz. Kapanış ise havai fişekle yapılıyor.

Belirtelim: Vulcania kışın tatile giriyor. Bu yılki kapanış tarihi 4 Kasım. Açılış ise 21 Mart 2019’da.

Vulcania’ya giderseniz, çevredeki volkanlara geziler düzenlendiğini, hatta bunun için özel bir tren olduğunu belirtelim. En son 9 bin 300 yıl önce patlayan Puy Pariou volkanı zirvesinde 330 metre çaplı, 93 m derinlikli kraterini koruyor. ‘Puys Sıradağları’nın en iyi korunmuşu’ olarak nitelenen bu volkanda yürüyüş yapabilir, Pavin Gölü’nün eşsiz manzarasına yolculuğa çıkabilirsiniz.



Yorumları Göster
Yorumları Gizle