GeriSeyahat Van Gölü Havzası artık daha çok kuşun yuvası
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Van Gölü Havzası artık daha çok kuşun yuvası

Van Gölü Havzası artık daha çok kuşun yuvası

Türkiye'deki yüzlerce kuş türünden 215'inin gözlemlenebildiği Van Gölü Havzası'nda koruma çalışmaları yürütülüyor. Bu çalışmalar sayesinde birçok kuş türünün sayısı arttı.

Van Gölü Havzası, bazı kuş türlerinin Kuzey Afrika'dan İran'a uzanan yolculuğunda en önemli konaklama merkezlerinden. Havza, kuş türü ve popülasyonu bakımından dikkat çekiyor. Türkiye'deki yaklaşık 450 kuş türünden 215'inin yaşam alanı bulduğu havza, son yıllarda sürdürülen yaban hayatını koruma çalışmalarıyla en hareketli dönemini yaşıyor.

Van Gölü Havzası artık daha çok kuşun yuvası

Bahri, uzun bacak, balıkçıl, elmabaş...
Kuşların sıkıntılarla karşılaşmadan beslenebilmeleri, doğal yaşam alanlarının korunması ve rahatlıkla üreyebilmeleri için sürdürülen çalışmalar devam ediyor. Koruma çalışmaları sonucu nesli tehlike altında olan başta dikkuyruk olmak üzere bahri, uzun bacak, balıkçıl, elmabaş, kılıçgaga, halkalı cılıbıt, su tavuğu ve sakarmeke gibi birçok kuş türünün sayısının arttığı gözlemlendi. Kuş bilimi açısından da bilim insanlarının araştırmalarını tercih ettiği yerlerin başında gelen havzada aynı anda birçok kuş türünü bir arada görmek mümkün.

Van Gölü Havzası artık daha çok kuşun yuvası

"Su yükselmeleri yavrulara olumsuz bir etki yapmıyor"
Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Fen Fakültesi Zooloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla Durmuş, Van Gölü Havzası'nın Türkiye'nin ornitoloji ve biyolojik çeşitlilik açsından en önemli noktalarından biri olduğunu söyledi. Durmuş, dört mevsim olarak sürdürülen çalışmalarda 215 kuş türünün havzada yaşadığını tespit ettiklerini belirtti. Ayrıca, ilkbaharın gelmesiyle birçok kuş türünün de göç güzergahı olarak havzayı kullanmasının bölgeyi kuş türü açısından zenginleştirdiğini vurguladı. Son zamanlarda iklim değişikliğine bağlı olarak bölgede su seviyesinde değişiklik yaşandığını ve bu durumun havzada yaşayan kuşların yaşantısını olumlu etkilediğini anlatan Durmuş, "Van Gölü'nde su yükselmeleri yuvalar ve yavrulara olumsuz bir etki yapmıyor. Su, üreme döneminden önce yükseldiği için kuşlar o yükseltiyi tahmin ederek daha korunaklı bölgelere yuva yapıyor" dedi.

Halk da koruma çalışmalarına destek veriyor

Durmuş, Van Gölü Havzası'ndaki bütün sulak alanların koruma statüsünde olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu: "Yerel halk koruma çalışmalarına destek veriyor. Bir bilinç oluştu. Bu bilinçle beraber türler kendilerini daha güvende hissediyor ve çok rahatlıkla üreme ve diğer yaşantısal faaliyetlerini gerçekleştirebiliyor. Bu konuda Van Gölü Havzası şanlı bir bölge. Diğer bölgelerde suların azalması ve habitat alanlarının bozulması nedeniyle türler yaşam alanı olarak Van Gölü'nü tercih ediyor. Dolayısıyla sürekli bir yoğunluğun arttığını görebiliyoruz. Popülasyon açısından oldukça yoğun bir sayıya ulaştığını görebiliyoruz."

Van Gölü Havzası artık daha çok kuşun yuvası

Dikkuyruk çok ciddi bir üreme potansiyeline sahip
Nesli tehlikede olan kuşların da havzayı yoğun olarak kullandığını belirten Durmuş, şunları söyledi: "Havzadaki en büyük sıkıntılardan biri bilinçsiz ve kaçak avcılıktı. Bu, artık bir düzene girdi. Hem kontroller noktasında hem de yöre halkının kaçak avcıları bu alana sokmaması en büyük faktördü. Havzada kirletici faktörlerin olmaması, yaşam alanlarında ağır sanayi hamlelerin olmaması biyolojik anlamda bir avantaj olarak karşımıza çıkıyor. Havzanın biyolojik anlamda bu kadar güzel olması, ekosistem açısından verimli olması nesli tehlike altında olan türleri de bu bölgeye çekiyor. En bilinen örnek de dikkuyruk. Uluslararası anlamda nesli tehlike altında olan dikkuyruk Van Gölü Havzası'nda çok ciddi bir üreme potansiyeline sahip. Sadece bir noktada değil havzanın birkaç noktasında üreme potansiyeline sahip. Koruma önlemlerinin alınması bu türlerin bölgede sayıca daha fazla olmasını sağlayacak."

"Doğal bir laboratuvara sahibiz"
Durmuş, geçmiş yıllarda göçmen olan türlerin, havzanın ikliminin ve ekosisteminin elverişli olması nedeniyle artık bölgeden ayrılmadığını anlattı. "Önceden göçmen olarak tespit ettiğimiz türler artık yerli statüsünde, yani göç etmeyen, burada kalan kuşlar olarak karşımıza çıkıyor. Saz horozu gibi nadir görülen türlere de bireysel olarak rastlanabiliyor. Yine her yıl flamingolar burayı mesken ediniyor. Tüm bunların yanında burası eğitim açısından da çok önemli bir bölge. Dönemsel olarak öğrencileri buraya getirerek doğayı ve canlıları tanıtıyoruz. Yani çok ideal, doğal bir laboratuvara sahibiz."

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle