« Hürriyet.com.tr

Urfa’da mozaiklerin renkli dünyasında

Yerin altındaki zenginlik ve güzelliklerin üstündekilerden değerli, hatta görkemli olduğu dünyada kaç ülke vardır, bilmiyorum. Türkiye öyle bir ülke... Dağın başında ya da şehrin içinde nereye bir kazma vursanız, altından tarih çıkar. Burası, Türkiye topraklarında son 10 yılda bulunan en değerli arkeolojik alanların belki de en önemlisi.

Ertuğrul GÜNAY / ertugrul.gunay@hurriyet.com.tr
Ertuğrul GÜNAY
Ertuğrul GÜNAYSeyahat Yazarı

    Arkeoloji ile yakın ilgisi olmayanlar, bu tarih zenginliğinin Ege ve Akdeniz kıyıları ile sınırlı olduğunu sanırlar. Antik eserler açısından bu bölgelerin zenginliği gerçekten tartışmasızdır. Bunu bizden çok önce yabancılar fark ettiği için de, topraklarımıza ait çok eser, -ne yazık ki arkeolojinin değerinden habersiz saltanat dönemi izinleriyle- dünya müzelerinde sergileniyor.

    Urfa’da mozaiklerin renkli dünyasında

    Ama Türkiye’nin tarih zenginliği Ege ve Akdeniz’le de sınırlı değildir. Gün geçmez ki, bir inşaat alanında ya da altyapı çalışmasında bir mozaik zemin yahut antik yapı kalıntısı çıkmasın. Bu rastlantısal buluntular çoğu kez inşaat sahiplerinin keyfini kaçırsa da, bazen çok önemli zenginliklerin ortaya çıkmasına ve değerlendirilmesine de yol açabilir. İşte, Şanlıurfa şehir merkezinde Haleplibahçe adıyla bilinen alan bunlardan biridir ve Türkiye topraklarında son 10 yılda bulunan en değerli arkeolojik alanlardan belki birincisidir.

    Urfa’da mozaiklerin renkli dünyasında

    Şanlıurfa, bilirsiniz, peygamberler şehri olarak ünlüdür. Bugün Halil-ür Rahman denilen şehir merkezindeki park, Hz. İbrahim’e kadar uzanan menkıbelerle ve ortasındaki havuz kutlu olduğu varsayılan balıklarla doludur.

    Asırlardır dilden dile aktarılan Balıklıgöl efsanesi / Şanlıurfa
    Asırlardır dilden dile aktarılan Balıklıgöl efsanesi / Şanlıurfa

     

    Halil-ür Rahman’ın hemen yanı başında, tarihi Edessa kentinin merkezinde, ama oldukça bakımsız kalmış olan Haleplibahçe, 2007 yılında ‘park’ yapılmak amacıyla kazılırken, ortaya birden eşsiz güzellikte bir mozaik tablo çıktı. 100 metrekare boyutlarındaki bu tabloda Amazon kraliçeleri Hippolyte, Melanipe, Antiope ve -büyük olasılıkla- Pentesileva ellerinde farklı silahlarıyla atların üstünde vahşi hayvanlarla savaşıyor ve avlanıyorlar. Tablo, Karadeniz kıyılarının savaşçı kadınları Amazonların ününün etkisinin Mezopotamya’nın kuzeyine kadar uzandığını binyıllar ötesinden bize anlatan tarihi bir belge gibi. Hareketli, renkler canlı; en az 1700 yıl önce yapıldığı sanılan eser, sanki sanatçısının elinden dün çıkmış gibi.

    Urfa’da mozaiklerin renkli dünyasında

    2007 Eylül başında, -Bakanlık görevine başladığımın ikinci günü, Tarihi Kentler Birliği toplantısına katılmak için- Şanlıurfa’ya gittiğimde duyduğum heyecanı unutamam. Fırat kıyılarından getirilmiş renkli taşların işçiliği ve kompozisyonu ile dünyada benzersiz sayılan ‘Amazonlar mozaiği’ sanıyorum aynı tarihlerde bulunmuştu.

    İki günde Gaziantep
    İki günde Gaziantep

     

    Alanda çalışmalar coşkuyla devam etti; Akileus’un (Aşil) yaşamını anlatan mozaik tablolar gibi başka önemli eserler ortaya çıktı.

    Urfa’da mozaiklerin renkli dünyasında

    Haleplibahçe mozaikleri bugün, yeni Arkeoloji Müzesi’nin yanı başında, kolonsuz geçilen 5 bin m2’lik bir tavan örtüsü altında insitu olarak sergileniyor. Alana Şanlıurfa sınırları içinde bulunmuş başka mozaikler de taşınmış. 1998’de ülkemizden kaçırılan ve 2012’de ABD’den, Dallas Müzesinden ısrarlı takip ve taleplerle geri aldığımız ‘Orpheus Mozaiği’nin özel bir bölümde sergilenmesi de insanı ayrıca duygulandırıyor.

    Mozaiklerin renk ve ahenk yurdu: Antakya
    Mozaiklerin renk ve ahenk yurdu: Antakya

     

    Orpheus elinde liri, hayvanların ortasında, sevecen bir yüz ifadesi ile oturuyor. Anadolu’nun büyük bilgelerinden Hacı Bektaş Veli gibi aslanla ceylanı bir arada ve barış içinde yaşatabileceğini gösteriyor.

    Urfa’da mozaiklerin renkli dünyasında

    Müziğin, güzel sanatların evrendeki tüm canlılar için nasıl sakinleştirici, barıştırıcı etkisi olabileceğini çağlar ötesinden anlatıyor.

    Gaziantep’te mutlaka yemeniz gereken 10 lezzet
    Gaziantep’te mutlaka yemeniz gereken 10 lezzet

     

    Edessa (Haleplibahçe) Mozaik Müzesi ile birlikte 2012 yazında temeli atılan Şanlıurfa yeni Arkeoloji Müzesi, 30 bin m2’yi aşan kapalı alanı ile şu anda Türkiye’nin en büyük müzelerinden biri unvanını taşıyor. Sadece büyüklüğü ile değil, sergilenen eserlerin tarih içindeki yeri ve önemi ile de gerçekten özel ilgiyi ve övgüyü hak ediyor.

    Urfa’da mozaiklerin renkli dünyasında

    1994 Yılında Balıklıgöl çevresinde bir hafriyat sırasında bulunan büyük ebatlı kalker heykel, uzmanlar tarafından dünyanın ilk heykeli sayılıyor. İnsanlığın inanç dünyasının ilk mabetlerinden olan ve görenlerde hayranlık ve şaşkınlık uyandıran Göbeklitepe canlandırmalarını ve özenle sergilenmiş binlerce eseri dikkatle incelemek için en az yarım gününüzü ayırmalısınız.

    Urfa’da mozaiklerin renkli dünyasında

    Şanlıurfa, sadece tarih zenginliği ile değil, müziği ve mutfağı ile de övgüyü hak eden bir şehir. ‘Sıra geceleri’ ve ‘ısot’, üzerinde söylenceler oluşmuş Urfa markaları gibidir. Ama müze gezisinin yorgunluğunu atmadan yollara düşmek ve hele mekânın insanı etkileyen ortamından hemen çıkmak istemiyorsanız, giriş alanındaki kafeteryada yöresel yemeklerin tadına varabilirsiniz. Bu mütevazı mekânda, hakiki bir Şanlıurfa lokantasının lezzetini bulabilirsiniz.

    Urfa’da mozaiklerin renkli dünyasında

    Müzeleri kadar camileri, medreseleri, kiliseleri, çarşıları da görülmeye değer bir şehir Şanlıurfa. İlçelerinin her biri, Harran, Siverek, Halfeti, tümü ayrı birer yazı konusudur. İnsanlığın ilk ayak izlerini taşıyan Göbeklitepe ise yazıyla anlatılmaz, görülmesi gerekir.

    Urfa’da mozaiklerin renkli dünyasında

    Burada yaptığımız, bu tarihi şehri her şeyiyle anlatmaya kalkışmak değil, Güneydoğu’ya bir Endülüs görkemi ve ünü kazandıracak olan arkeoloji zenginliğimiz ve özellikle renk-ahenk mozaik dünyamızda -Antakya ile başlayan ve Zeugma’ya doğru devam edecek olan kısa bir bahar yolculuğudur.

    Kaynak: Ertuğrul GÜNAY / ertugrul.gunay@hurriyet.com.tr