GeriSeyahat Türk şiirinin mabedi: Aşiyan Müzesi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Türk şiirinin mabedi: Aşiyan Müzesi

Türk şiirinin mabedi: Aşiyan Müzesi

1945 yılında ‘Edebiyat-ı Cedide’ adıyla açılan Aşiyan Müzesi edebiyat âşıkları için adeta biçilmiş kaftan. Ünlü şair Tevfik Fikret’in anı ve eserleri ile dolu bu eşsiz yapı etkileyici boğaz manzarası ve büyüleyen mimarisi ile ziyaretçilerini bekliyor. İşte Türkiye’nin ilk edebiyat müzesi olma ünvanını taşıyan Aşiyan ile ilgili detaylar…

Tramvay ile son durak olan Kabataş’a gitmemin ardından tramvay yakınındaki duraktan Aşiyana giden bir otobüse bindim. 15 dakikalık yolculuğun ardından Aşiyan durağına vardım ve edebiyat yuvasına ulaşmamı sağlayan o uzun yokuşu tırmandım. Çıkacağınız yokuşun biraz uzun olması gözünüzü korkutmasın çünkü sonunda göreceğiniz manzara ve öğreneceğiniz bilgiler o yorgunluğu size anında unutturacak…

Türk şiirinin mabedi: Aşiyan Müzesi


Evin bahçesine adım attığınız anda Göksu deresi ve iki köprüyü gören Boğaz manzarası sizi etkisi altına alacak. Hatta ben bu manzara karşısında bir an buraya ne için geldiğimi bile unuttum. Kendimi o eşsiz görüntüden koparmak ne kadar zor olsa da sonunda kapıdaki zili çalarak içeri adım attım.

Türk şiirinin mabedi: Aşiyan Müzesi

Türk şiirinin mabedi: Aşiyan Müzesi


Girişte bekleyen ilgili bir güvenlik görevlisi bu eşsiz yapı hakkında bana birkaç bilgi verirken aynı zamanda içeride kullanmam üzere bir sesli anlatım cihazı da verdi. Güvenlik görevlisine teşekkürlerimi ileterek Edebiyat Yuvasının kapılarını araladım…

Türk şiirinin mabedi: Aşiyan Müzesi


Farsça ‘kuş yuvası’ anlamına gelen Aşiyan ismini bu yapıya verende ünlü şair Tevfik Fikret. Şair dediğime bakmayın buraya gelip gezdiğinizde Tevfik Fikret in sadece bir şair olmadığını aynı zamanda iyi bir ressamda olduğunu öğreneceksiniz. İçeri girdiğiniz anda ilk dikkatinizi çekecek olan şey sağ taraf da bulunan Tevfik Fikret’e ait balmumu bir heykel olacak.

Tevfik Fikret’i en iyi yansıtan eserlerden biri olan bu heykel müzenin son yenileme çalışmasında yapılmış ve aslını en iyi anlatacak şekilde oluşturulmuş… Sol tarafa döndüğünüzde ise tekrar eşsiz bir eserle karşılaşacaksınız. Göreceğiniz eser Son Halife Abdülmecit tarafından yapılan ‘Sis Tablosu’. Halife Tevfik Fikret’in Sis adlı şiirinden esinlenerek  bu eseri oluşturmuş ve Tevfik Fikret’e hediye etmiş.

Türk şiirinin mabedi: Aşiyan Müzesi

Tablo hakkında önemli olan bir diğer noktaysa bakanların değil görenlerin fark edebileceği İstanbul Silueti...

Tablonun yanındaki oda ise Abdülhak Hamit Tarhan’a ait. Odada Tarhan’ın devlet adamlığını simgeleyen kıyafetler, çalışma masası ve ölmeden önce içtiği son ilacın şişesi bulunuyor.

Türk şiirinin mabedi: Aşiyan Müzesi


Farklı isimler farklı eserler

Aşiyan’da sadece Tevfik Fikret’in değil Edebiyat-ı Cedide’nin önemli şairlerinden Abdülhak Hamit Tarhan, Şair Nigar Hanım ve Recaizade Mahmut Ekrem’e ait eserlerde bulunuyor. İşte o isimlerden birinin odasına giriyorum. Eskimiş bir merdivenden aşağıya indiğinizde sizi  Şair Nigar’ın odası karşılıyor. 1890’lı yıllara adım attığınızı hissettiren bu odada şaire ait eskimiş bir pikap, çalışma masası ve çeşitli kitaplar bulunuyor.

Türk şiirinin mabedi: Aşiyan Müzesi

Şair Nigar’ın ölümünden 50 gün sonra yayınlanan günlüklerinin bilinmeyen kısımları da Aşiyanda bulunuyor.

Şairin odasının tam karşısında neredeyse devrin tüm edebiyatçılarını ağırlamış bir yemek odası bulunuyor. İşte Tevfik Fikret’in ressamlığını en iyi şekilde yansıtan eserlerden birkaçı da burada bulunuyor. Yemek odasının duvarlarını süsleyen bütün tablolar şairin elleri ile yapılmış…

Türk şiirinin mabedi: Aşiyan Müzesi


Az önce indiğim o eski merdivenden çıkarak yukarı katta bulunan Tevfik Fikret’e ait çalışma odasına giriyorum. İçeride Fikret’e ait çeşitli kitaplar ve yağlı boya tablolar bulunuyor.


Müzenin çoğu yerinde olduğu gibi bu odada son düzenleme çalışmasında eski haline sadık kalınacak şekilde yapılmış. Odada en ilgi çeken şeyse duvarda asılı olan doğum belgesi. Tevfik Fikret’e ait olan bu Osmanlıca orijinal doğum belgesi odanın duvarında bulunuyor…

Türk şiirinin mabedi: Aşiyan Müzesi


Birbirinden değerli eserlere ev sahipliği yapan Aşiyan da girmediğim tek bir oda kaldı. Tevfik Fikret’in son nefesini verdiği yatak odası. Odaya girdiğinizde sizi beyaz tüllerle örtülü ahşap bir yatağın yanında Tevfik Fikret’in son nefesinin ardından çekilmiş fotoğrafı karşılıyor. Birçok güzel eserin anıların bulunduğu bu evde insanı üzen tek noktanın da bu olduğunu söyleyebilirim… Odanın en önemli noktalarından biride Göksu manzarasını en net şekilde görebileceğiniz pencere. Gerçekten İstanbul’un kendini izlettirdiği en güzel noktalardan biri diyebilirim…

Müze pazartesi günleri hariç her gün açık, giriş İse ücretsiz…

Fotoğraflar:
Baran Arslan


 

Buraları görmeden "Türkiye'de yaşıyorum" demeyin!


Yorumları Göster
Yorumları Gizle