GeriSeyahat Taraklı’da evler insan nefesiyle yaşar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Taraklı’da evler insan nefesiyle yaşar

Taraklı’da evler insan nefesiyle yaşar

2011 yılında Uluslararası Cittaslow Birliği’ne kabul edilen Taraklı, ülkemizin beşinci sakin beldesi. Taraklı, özellikle tahta kaşık ve tarak yapımıyla ünlenmiş. Son yıllarda kültür ve termal turizmi denilince de ilk akla gelen yerlerden birisi olmuş. Taraklı küçük ve şirin bir ilçe. Öyle sizi saatlerce yoracak büyüklükte bir yer değil. “Taraklı’da evler insan nefesiyle yaşar, teriyle ayakta kalır!”

Tadı damağımızda kalan Göynük seyahatimizi arkada bırakıp, yine Kuzeybatı Anadolu İpek Yolu’nun bir başka durağı Taraklı’ya doğru yol alıyoruz. Bir gün önce meteoroloji verilerine göre yağmurlu bir hava beklentisiyle kıvrımlı yol ve eşsiz bir manzara eşliğinde yol alırken, umulmadık güneş bizi sevindiriyor. Buradaki coğrafya her mevsim ayrı bir güzellik sergiliyor. 30 kilometrelik kısa bir yolculuğun ardından Taraklı tabelasını görür görmez ilçe merkezine yöneliyoruz. Son yıllarda neredeyse birçok yerleşim yerlerine girerken karşımıza çıkan çok katlı, modern betonarme binalara  rastlamayışımız oldukça sevindirici! Sakin bir ilçeye giriş yaptığımızın ilk işaretleri aslında bu durum.

Taraklı’da evler insan nefesiyle yaşar

2011 yılında Uluslararası Cittaslow Birliği’ne kabul edilen Taraklı, ülkemizin beşinci sakin beldesi. Son yıllarda kültür ve termal turizmi denilince de ilk akla gelen yerlerden birisi olmuş. Birkaç yıldır hizmete giren 30.000 kapasiteli termal devremülk, ilçenin, sağlık turizmi açısından da cazibe merkezlerinden biri hâline gelmesinde önemli bir role sahip.

Yaklaşık beş yıl önce de geldiğim Taraklı’nın merkezine gitmeden önce ilk durağımız, Yusuf Bey Mahallesi’ndeki çınar ağacı (doğal anıt) oluyor. Yangın nedeniyle gövdesi oyulmasına rağmen asırlardır dimdik ayakta duruyor devasa çınar ağacı. Tanıtım tabelasında 700 yıllık olduğu belirtilen ağacın altında çayımızı yudumlarken, bu yoldan geçen nice sultanların da burada dinlenmiş olabileceğini hayal ederek, kendimi bir kral gibi hissediyorum.  

Taraklı’da evler insan nefesiyle yaşar

Bir zamanlar “Mümkünlü’de her şey mümkün!” reklam filmiyle de adını duyuran Taraklı; tarihi, kültürel zenginliği ve doğal güzelliğiyle, artık sinema ve TV dizileri için de vazgeçilmez mekânlardan biri hâline gelmiş. Bugünlerde bir TV kanalında dizi film olarak gösterilen Yalaza’nın çekimleri de burada yapılıyor.

Taraklı’da evler insan nefesiyle yaşar

TDK Türkçe Sözlük’te “yalaza”nın anlamı alev olarak gösterilmiştir. Taraklı’da ise “yalaza” bir kültürün ifadesi olarak kullanılıyor. Şöyle ki; Taraklı’da eskiden köylüler bir araya gelir ve belirledikleri bir köylüye şaka hazırlarlarmış. Kısacası “yalaza”, sohbetlerde insanları eğlendirmek amacıyla anlatılan abartılı hikayelere deniyor. Yalaza dizisi de yörenin bu kültüründen esinlenilerek isim almış. Dizi çekimleri bir hayli ilgi çekiyor. Özellikle hafta sonları civar illerden çekimleri izlemeye gelenler küçümsenmeyecek sayıda.

Taraklı’da evler insan nefesiyle yaşar

Dar sokaklara girmeden önce, dev Türk bayrağının dalgalandığı Hisar Tepesi’ne yöneliyoruz. Taraklı’yı kuş bakışı seyretmek ve fotoğraflamak için en güzel noktalardan biri Hisar Tepesi. Aşağıdan baktığınızda çıkmak istemeyebilirsiniz. Gözünüz sakın korkmasın! Öyle sizi fevkalade yoracak bir yokuş değil. Hem spor olur bu tatlı tırmanış sizin için. Tepeye çıktığınızda pişman olmayacaksınız. Zira tepeden Taraklı’nın  panoramik görüntüsü ve silueti büyülüyor seyredenlerini. Son yıllarda, fotoğraf tutkunları için tur ve fotoğraf yarışmalarının vazgeçilmez adreslerinden birisi olmuş Taraklı.

Taraklı’da evler insan nefesiyle yaşar

Artık konaklarıyla, cumbalı evleriyle ünlü Taraklı’nın, dar ve tatlı yokuşlu sokaklarına, Osmanlı çarşılarını anımsatan dükkanların sıralandığı çarşısına inme vaktimiz geliyor. Taraklı küçük ve şirin bir ilçe. Öyle sizi saatlerce yoracak büyüklükte bir yer değil. Sokak sağlıklaştırma çalışmaları önemli ölçüde tamamlanmış. Beş yıl öncesine göre restore edilen evlerin daha da fazlalaştığına şahit oluyorum. Dar sokaklarında yürürken, kim bilir bu kahverengi ahşap pencerelerin ardında ne yaşanmışlıklar, ne hikayeler saklıdır diye hayallere dalıyorum. Bazen, virane bir evin yanından geçerken bedenimi hüzün kaplarken yıllara meydan okuyup da ayakta kalanlar ruhumu aydınlatıyor. Ve ardından yöreye özgü olduğu söylenen o güzel söz aklıma geliyor, “Taraklı’da evler insan nefesiyle yaşar, teriyle ayakta kalır!”

Taraklı’da evler insan nefesiyle yaşar

Osmanlı Dönemi sivil mimari örnekleri bir hayli fazla ilçede. 100’ün üzerinde tescil edilmiş ev ve konak  bulunuyor. Kadirler Konağı, Hanımeli Konağı, Çakırlar Konağı, Hacı Rıfatlar Konağı, en çok ilgi çeken konaklar arasında yer alıyor. Konaklarda dolaşırken, gerek yaşam odaları, gerekse kullanılan eşyalar etkileyici olduğu kadar, dönemi yansıtan hikayelerini dinlerken tarihe de yolculuk yapmanıza vesile oluyor.

Taraklı’da görülebilecek yerler arasında bulunan ve eski bir konak olan Kültür Evi, tam bir müze niteliğinde. Burada ilçenin tarihini ve kültürünü yansıtan objeler sergileniyor. Kumaş dokuma tezgâhları, Romanların yaptıkları demir ve ferforje maketler, Taraklı doğumlu ünlü hattat Saim Özel’in eserleri, yöresel kıyafetler sergilenen eşyalardan bazıları. Kültür Evi’nin bir bölümünde tahta kaşık oymacılığı yapan İsmail Usta’nın tezgahı ilgi çeken bir başka detay olarak karşımıza çıkıyor.  Elinin maharetinin yanı sıra sohbetiyle de ilgi çekiyor İsmail Usta. 

Taraklı’da evler insan nefesiyle yaşar

İlçenin tam da merkezinde, neredeyse çınar ağacın kadar yaşı olan, 1517 yılında yapılmış Yunus Paşa Camisi’ni ve meydanını dolaşıyoruz. Kubbesi kurşunla kaplı olduğundan halk arasında “Kurşunlu Camii” diye anılıyor. Yavuz Sultan Selim’in Ridaniye Seferi’ne giderken, burada konaklayan veziri Yunus Paşa tarafından yaptırıldığı söylenen cami, Taraklı’da gezilebilecek en eski tarihî eser.

Taraklı’da evler insan nefesiyle yaşar

Nice seyyahların duraklarından biri olan Taraklı’ya yolu düşen İbn-i Battuta: “Şirin ve büyük bir köy.” olarak bahsetmiş Taraklı’dan. Evliya Çelebi de doğal güzelliklerini saymakla bitirememiş, ormanlarla kaplı olduğunu ve çok sayıda şimşir ağacının bulunduğunu belirtmiştir. Bu nedenledir ki Taraklı, özellikle tahta kaşık ve tarak yapımıyla ünlenmiştir. Hâlâ da bu geleneksel el sanatı yaşatılmaya çalışılmaktadır. Geleneksel el ürünlerinin, Taraklı evleri maketlerinin, el dokuması Taraklı bezlerinin, artık Taraklı’nın simgesi hâline gelmiş uhut ve köpük helvanın, köylerde yapılmış ekmeklerin, kuru sebze ve baharatların dizi dizi tezgâhlarda sergilendiği çarşı içinde dolaşmak da ayrı bir keyif katıyor gezimize.

Zaman su gibi akıp gidiyor Taraklı’nın dar sokaklarında dolaşırken. Sessiz ve sakinliği bizi sarıp sarmalarken, cumbalı evlerin pencerelerinden her an bir el uzanıp da selam verecekmiş gibi bir hisse kapılıyoruz. Çarşısında, yüzlerinden tebessümün hiç eksilmediği güler yüzlü kadınlar, özellikle tahta kaşığın, tarağın, uhutun, doğal ürünlerin faydalarını sıralarken, hoş sohbetlere kapı açılıyor.  Gönlümüz sohbetlere doymasa da ayaklarımız buradan ayrılmaya mecbur…

Fotoğraflar: Erdoğan Gümüş



Üç turistin çektiği Türkiye videosu izlenme rekorları kırdı

 Skyscanner’ın aşağıdaki arama motorunu kullanarak istediğiniz yere en ucuz uçak biletini bulabilirsiniz. Hemen uçak bileti arayın!

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle