GeriSeyahat Tanpınar’ın ‘Huzur’u rehberliğinde İstanbul
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Tanpınar’ın ‘Huzur’u rehberliğinde İstanbul

Tanpınar’ın ‘Huzur’u rehberliğinde İstanbul

24 Ocak, Türk edebiyatında modernleşmenin temsilcisi, şair ve romancı Ahmet Hamdi Tanpınar’ın 57’nci ölüm yıldönümüydü. İstanbul araştırmacısı Cengiz Özdemir, bu vesileyle yazarın ‘Huzur’ romanı rehberliğinde İstanbul turuna çıkarıyor bizi. Siz de romanı elinize alıp rotaları izleyerek büyük bir aşka ve onun şahidi olan İstanbul’a yolculuk yapabilirsiniz.

Bundan yaklaşık bir buçuk yıl kadar önce Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Huzur’ romanı izleğinde İstanbul’u gezmeye başlamıştık. Geçen hafta Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne –ki benim de mezunu olduğum okuldur- rektör olarak atanan Prof. Dr. Handan İnci’nin önderliğinde bu gezilere başladığımız zaman, beklemediğimiz bir ilgi ile karşılaştık. Dünyanın birçok metropolünde, o şehirlerle özdeşleşmiş edebiyatçılar, romanlarının kılavuzluğunda yapılan gezilerle okurlarına öldükten sonra bile rehberlik ederler. Lizbon’da Pessoa gezileri, Dublin’de Ulysses ve Joyce gezileri yahut Kafka rehberliğinde yapılan Prag gezileri ilk aklıma gelenler. İstanbul’da bize rehberlik edecek ne çok yazar, ne çok roman var. Orhan Pamuk, Ahmet Hamdi Tanpınar, Oğuz Atay, Salâh Birsel, Abdülhak Şinasi Hisar ve daha niceleri...

Tanpınar ve ‘Huzur’da işimiz çok kolay. Çünkü Handan İnci Hocamızın öncülüğünde açılan Tanpınar Edebiyat Araştırmaları Merkezi’nin internet sitesinde  (www.tanpinarmerkezi.com) ‘Huzur’ rehberliğinde dört rotadan oluşan haritalar size mekân mekân yardımcı oluyor. O mekânlarla ilgili romanda geçen pasajları da bu sitedeki haritalarda bulabilirsiniz.

Öncelikle Tanpınar, ‘Huzur’ ve İstanbul üzerine birkaç konunun altını çizmek isterim. Ahmet Hamdi’nin eserlerinde İstanbul’un özel bir yeri vardır. Gerek ‘Beş Şehir’de gerek ‘Huzur’da İstanbul bir yerden çok metnin asli unsuru olarak karşımıza çıkar. ‘Beş Şehir’de assolist gibi en sona sakladığı İstanbul, eserin de en uzun bölümüdür. Aynı şekilde ‘Huzur’da, sadece Mümtaz ile Nuran’ın aşkları anlatılmaz. Onların İstanbul’a duydukları tutku da romanın her yerine siner.

‘Huzur’ romanı malum, 1939 yılının 5 Mayıs günü Nuran ile Mümtaz’ın tanışması ile başlar ve 1 Eylül 1939 günü biter. Bu tarih sembolik olarak çok önemlidir. 2. Dünya Savaşı’nın başladığı gün roman biter. Nuran ile Mümtaz’ın yaz aşkları dört ay sürer. Birbirine tutku ile bağlı bu iki insanın dışında bir de Suat karakteri vardır ki o da Nuran’a tutku ile bağlıdır. Neticede Suat’ın intiharı ile Mümtaz ile Nuran’ın da aşkı sona erer. Her ne kadar roman bir aşk üçgeni gibi gözükse de İstanbul adeta ana karakterlerinden biri olarak romana hükmeder. Fethi Naci’ye göre ‘Huzur’, Türkçede yazılmış en iyi aşk romanıdır.

Tanpınar’ın ‘Huzur’u rehberliğinde İstanbul

Şimdi romanın rehberliğinde rotalara geçebiliriz.

Birinci Rota: “Mümtaz bu hayattan Mahmutpaşa’nın çığlığı içine çıktığı zaman, bir mahzende cins bir şarapla sarhoş olduktan sonra güneşe çıkanların sarhoşluğunu duyardı...” Bu rota Beyazıt Camii, Beyazıt Meydanı, Küllük, Sahaflar, Çadırcılar, Bitpazarı, Bedesten, Kapalıçarşı, Nuruosmaniye, Mahmutpaşa, Eminönü, Yeni Cami güzergâhında tamamlanıyor. Bu ilk geziyi 5 Mayıs günü yapmanızı tavsiye ederim, çünkü ‘Huzur’un başında Mümtaz ile Nuran ilk kez 5 Mayıs 1939 günü karşılaşıp birbirlerine âşık olurlar. www.tanpinarmerkezi.com/birinci-rota/

İkinci Rota: “İlk önce vapur iskelesinde beklememek için Mihrimah Camii’ni dolaştılar, sonra Üçüncü Ahmed’in annesinin camisine girdiler. Türbeyi, küçük bir meyve içi gibi döşeli camiyi Nuran pek beğendi. Vapuru çoktan kaçırmışlardı. Onun için bir araba ile Atik Valde’ye oradan Orta Valde’ye gittiler...” Üsküdar rotasında Mümtaz ile Nuran’ın“Eski medeniyetimiz” diye ifade ettikleri tüm semboller yan yanadır. Bu rota üzerindeki duraklar III. Ahmet Çeşmesi, Mihrimah Sultan Camii, Yeni Valide Camii, Sultantepe, Aziz Mahmut Hüdai, Rum Mehmet Paşa Camii, Ayazma Camii, Selimiye, Karacaahmet, Atik Valide Camii, Çinili Camii, Çamlıca, Şeyh Selami Efendi Tekkesi, Küçük Çamlıca gibi duraklar vardır. www.tanpinarmerkezi.com/ikinci-rota/

Üçüncü Rota: “Eylül sonlarına doğru lüfer avı, Boğaz’ı tatmak için yeni bir vesile verdi. Bazen akşam yemeklerini Kanlıca’da, bazen de İstinye’deki meyhanede yiyorlar, bazen de sandallarına ötebir alıyorlardı...” “Birbirimizi mi yoksa Boğaz’ı mı daha çok seviyoruz?” sorusuyla başlayan bu rota Mümtaz ile Nuran’ın aşkının adeta cisimleşmiş halidir. Yekpare olarak tüm Boğaz’ı ifade eder. Bu rotayı mümkünse denizden, zaman zaman da karadan takip etmekte fayda var. 1939 yazında Kandilli, Emirgân, Kanlıca, Kavaklar, Büyükdere, Çengelköy, Beylerbeyi ve neredeyse tekmil Boğaziçi’ni hallaç pamuğu gibi atan iki âşığın izleğinde gezmek oldukça keyifli olacaktır. www.tanpinarmerkezi.com/ucuncu-rota/

Dördüncü Rota: “Şehzade Camii’nin avlusundaki ağaçlardan büyük bir karga sürüsü koptu. Keskin bir çığlık ve madeni şakırtılarla başının üstünden geçti...” Bu rota ağırlıklı olarak Aksaray-Kocamustafapaşa-Topkapı hattını kapsar. Mümtaz ile Nuran bu güzergâhta tarihi yarımada içindeki güzelliklere vâkıf olurlar. Sırasıyla Şehzade Camii, Karagöz Mehmet Efendi Camii, Yavuz Selim Camii, Hekimoğlu Ali Paşa Külliyesi, Kocamustafapaşa Camii, Sümbül Efendi Tekkesi, Yedişehitler, Şeyh Sinani Erdibli Türbesi ve son olarak surlar yer alır. www.tanpinarmerkezi.com/dorduncu-rota/

Not: Twitter’da #Huzurunİstanbulu başlığıyla arama yaparsanız bu geziler sırasında yapılmış paylaşımlara ulaşabilirsiniz.

Tanpınar’ın ‘Huzur’u rehberliğinde İstanbul


Yorumları Göster
Yorumları Gizle