GeriSeyahat Şimdi tam lavanta zamanı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Şimdi tam lavanta zamanı

Şimdi tam lavanta zamanı

Provans’ın tam ismiyle Provence-Alpes-Cotes-d’Azur’un Avrupa’nın hiç bir yerinde göremeyeceğiniz bir çekiciliği var. Sizi ortaçağın içine çekip o zamandan beri gelen asaletini vakur bir şekilde önünüze seriyor. Başta Van Gogh, Cezanne birçok sanatçıya ilham olmuş kasabaları, lavanta tarlaları, görkemli şatoları, üzüm bağları, Akdeniz lezzetleriyle hem taşralı hem de çok stil sahibi. Ve şimdi bunları yaşamanın tam zamanı…

Keşfetmek için en uygun mevsimler bahar ayları da olsa bizim gibi lavantaların peşindeyseniz, o zaman sıcakları göz alıp Temmuz-Ağustos aylarında seyahatinizi planlamalısınız. Provans’ın diğer bölgelerinde lavantalar daha önce açsa da Salon-de-Provans’ta temmuzun ilk haftasından önce yüzünü göstermiyor. İlk durağımız dağın tepesine kayaların içi oyularak inşa edilmiş Fransa’nın en güzel ortaçağ kasabalarından biri olarak kabul edilen Gordes. Marc Chagall, Serge Poliakoff gibi sanatçıların favori mekânı olan kasabanın şatosunu mutlaka gezmelisiniz. Dar sokaklarında arı şeklinde kulübeler dikkati çekiyor. Kasabanın simgesi ise ağustos böceği… Gordes aynı zamanda ‘A Good Year’ filminde birçok sahnenin yer aldığı kasaba. Ayrıca tüm Provans’ın en güzel otellerinden biri La Bastide de Gordes’i de gezmeyi ihmal etmeyin.

Şimdi tam lavanta zamanı


Lavantaların izinde kasabalar arası yol alırken uzakta bir yamaçta gördüğümüz herhangi bir lavanta tarlasına ulaşalım diye yolumuzu da kaybettik, birden önümüze çıkan özel mülk lavanta tarlalarına dalalım diye sahiplerinden bin bir rica izinler de istedik. Ancak lavantaların en güzel hali kesinlikle Abbaye Notre-Dames De Senanque’da seyrediliyor. Gordes kasabasından üç kilometre ileride bir vadide, biraz turist tapınağı olsa da 1148 yılında yapılan Sistiryen özenli lavanta bahçeleriyle gerçek bir görsel şölen sunuyor.

Aix en Provence’ın bana göre ismini söylemesi bile güzel. Paul Cezanne ve Emile Zola’nın doğduğu yemyeşil sanatla dopdolu bir şehir. Organik gıda ve doğaya dostu kent yaşamıyla tüm Fransa’da öne çıkıyor. Cezanne’nin Stüdyosu ve Granet Müzesi mutlaka görülmeli. Les Deux Garcons şehrin en eski restoranlarından biri.1792 yılından beri mönüsünü değiştirmiyor. Provans’ın en geleneksel lezzetlerini burada bulabilirsiniz. (lesdeuxgarcons.com)

Şimdi tam lavanta zamanı


Provans’ın en sevimlisi

Göz alabildiğine giden lavanta tarlaları yemyeşil vadileriyle Provans’ın her komünü ayrı bir güzelse de bana göre Saint-Remy-de-Provence buraların en sevimli kasabası. Nosdtradamus’un doğum yeri. Kasabanın çeşmelerle dolu meydanlarında, bakımlı binaların bulunduğu sokaklarında gezindikten sonra ünlü ressam Van Gogh’un bir süre tedavi gördüğü Saint-Paul-de-Mausole Manastırı’na kadar uzanan ‘Van Gogh Trail’ yolu eserlerinden örnekler izleyerek takip etmelisiniz. Burada, L’Aile ou La Cuisse’de gezi boyunca en güzel yemeklerden birini yedim. Girişte vitrinde sizi cezbedecek tatlılardan benim favorim ise lavantalı ‘Creme Anglais a la Lavande’ lavantalı muhallebiydi. (resturantlaileoulacuisse.fr)

Şimdi tam lavanta zamanı


Les Baux-de-Provence deniz seviyesinden 245 metre yüksekliğe kayalık bir tepenin üzerine kurulan ortaçağdan bugüne aynı kalmış kireçtaşlarıyla nefes kesici görüntüler sunan bir köy. Fransa kralı kasabayı 17.yüzyılda Monaco prensine armağan etmiş. Aşağıda arabanızı otoparka bıraktıktan sonra uzun rampayı yürümeyi göze almalısınız. Sokaklarında süreli düzenlenen sergilerden sonra aynı isimli 9.yüzyıldan kalma şatosunun terasında fotoğraf çekmekle turunuzu bitirebilirsiniz. Yemek saatine denk gelirseniz Şef Jean-Andre Charial’ın iki Michelin yıldızlı L’Oustau de Baumaniere restoranında yenilikçi mutfağını tadın. (baumaniere.com)

Les Baux-de-Provence’dan inerken 1935 yılında kapatılan kireçtaşı ocaklarından dönüştürülen 6000 metrekarelik sergi alanı Carrieres de Lumieres’e mutlaka uğramalısınız. Yıllık düzenlenen sergilerde bu sezon Bosch, Brueghel ve Arcimboldo’nun ‘Fantastik ve Müthiş Dünya’sı isimli sunum var. (carrieres-lumieres.com)

Şimdi tam lavanta zamanı


Ortaçağ’da Akdeniz’in en popüler şehri bugün Avrupa medeniyetleri ile antik şehri bir arada yaşatan İspanyol havalı Arles imiş. Şehrin ortasına 1.yüzyılda inşa edilmiş dev arena, Unesco Dünya Mirasları listesinde yer alan Roma kalıntıları ve Picasso’nun tablolarının yer aldığı Reattu Müzesi görülecekler listenizde yer almalı. Arles’ın en önemli etkinliklerinden biri her yıl temmuz ayında başlayıp eylüle kadar süren Recontres Arles fotoğraf festivali. Festival boyunca şehrin sokakları fotoğrafla doluyor. La Chassagnette bir Michelin yıldızlı Şef Armand Arnal’ın yemek mabedi. Akdeniz karakterli, çeşit çeşit baharatlarla ve kendi bahçesinden organik ürünlerle yeniden yorumladığı rafine yemekleri tatmadan Arles’dan ayrılmayın. Her gün her saat açık olmayabiliyor. Mutlaka rezervasyon yapın. (chassagnette.fr)

Rotamızın en doğu ucu ve son durağı Moustiers-Sainte-Marie falezlerin çevrelediği mavi yeşil Saint Croix Gölünün kenarında tipik huzurlu bir kasaba. Burası aynı zamanda Avrupa’nın en derin kanyonlarından biri. Vaktiniz varsa gölde yüzebilir, kürek kano yapabilirsiniz. Gölün ağzında bulunan Galeta Köprüsü üzerinden geçin manzarayı birde oradan seyredin.
Ünlü şef Alain Ducasse’in Oteli La Bastide de Moustiers’de (bastide-moustiers.com) mutlaka öğlen veya akşam yemek yiyin. Le Treille Muscate kasabadan başka bir provansal mutfak için önerim.
(restaurant-latreillemuscate.fr)

Şimdi tam lavanta zamanı


Nasıl Gezmeli?

Provence-Alpes-Cotes-d’Azur, Fransa’nın güneyinde birçok şehir ve kasaba ile çok geniş bir alan içinde. Bir seferde gezeceğim diye kendinizi hiç yormayın. Kabaca Nice Cannes ve üzeri ve biraz doğusunda bulunan kasabalar bir rota, Marsilya’dan başlayarak Avignon, Aix-en-Provence üçgeninde kalan Salon-de-Provence ayrı, Avignon şehrinden kuzeye devam ederseniz yine ayrı bir rota olarak değerlendirip gezmekte fayda var. Sonuncusu aslında lavantadan çok Route des Vins yani şarap rotası. Biz bu kez Marsilya’yan Salon-de-Provence içerisinde gezindik, lavanta avına çıktık. Bunun için 5-6 gün yeterli, araba kiralamak şart.

False