GeriSeyahat Selçuklu tarihini yaşatan şehir: Sivas
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Selçuklu tarihini yaşatan şehir: Sivas

Selçuklu tarihini yaşatan şehir: Sivas

Sivas gezilecek yerler: Binlerce yıllık tarihiyle Sivas ve gezilecek yerleri…Sivas’ın gezilecek ve görülecek tarihi ve turistik yerleri hakkında aradığınız çok şeyi bu haberimizde bulabileceksiniz. Kurtuluş Savaşı’ndaki rolü, Hititlere kadar giden tarihi geçmişi ile Türkiye coğrafyasının kalbinde yer alan Sivas'ın gezilecek ve tarihe ışık tutacak yerlerini Sivas gezi rehberinde sizler için derledik...

Sivas’ın gezilecek tarihi ve turistik yerleri dikkat çekiyor. İşte renkli, kimi zaman trajik bir geçmişe ve şimdiye kadar yapılmış en iyi Selçuklu yapılarına sahip Sivas ve gezilecek yerleri…

Buruciye medresesi

1271 yılında Selçuklu SultanI III. Gıyasettin Keyhüsrev zamanında İranlı Hibetullah Burucerdioğlu Muzaffer Bey tarafından yaptırılmıştır. Pozitif bilimlerin öğretilmesi amacıyla yaptırılan medrese, devrin Selçuklu taş oymacılığının en güzel örneklerindendir. Mimarı belli olmayan yapı, açık avlulu ve kesme taştan örülmüştür. Dört eyvanlı ve iki katlıdır. Günümüzde avlu iç mekânları genellikle sergiler için yaz aylarında ise çay bahçesi olarak kullanılır.

 Sivas kongre binası

Sivas Valisi Mehmet Mazlum Bey tarafından 1892 yılında yaptırılmıştır. Bina aslında bir lise binasıydı. 4 Eylül-12 Eylül 1919 tarihleri arasında, Kuvayı Milliye tarafından Türk Kurtuluş Savaşı'nın hazırlanmasında bir kongre merkezi olarak kullanılmıştır. Kongre sonrasında Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları 18 Aralık 1919'a kadar bu binada kaldılar. 1930'da bina bakımdan geçti. 1984 yılında cumhurbaşkanı Kenan Evren'in talimatıyla, lise binası Kültür Bakanlığı tarafından satın alındı. Restorasyon sürecinden sonra 1990 yılında Kongre müzesi olarak açılmıştır.

Selçuklu tarihini yaşatan şehir: Sivas

 Ulu Camii

Anadolu’nun en eski camilerinden biri olan Ulu Camii, Anadolu Selçuklu Dönemi'nde inşa edilen camilerin en görkemli örneğidir. 1955 yılında yapılan onarım çalışmaları sırasında bulunan kitabesine göre 1196-97 yıllarında Kutbettin Melikşah döneminde Kızılarslan bin İbrahim tarafından Kul Ahi’ye yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Sanat tarihçileri ve Anadolu Türk mimarisi uzmanları, mimari özelliklerinden dolayı caminin Dânişmendliler tarafından 12. yüzyıldan daha önce yapıldığını kabul etmektedirler. Caminin dekorasyonundaki her figür, eşsiz bir sanat, mimarlık ve mühendislik harikasıdır. 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası listesinde yer almıştır.

Çifte minareli medrese

1271 yılında İlhanlılar Veziri Şemseddin Cüveyni tarafından Kösedağ savaşında Selçukluları yendikten sonra yaptırılmıştır. Medresenin doğu girişi ve iki minareli süs tuğla ve kiremit duvarının muazzam taş cephesi dikkat çekicidir.

Selçuklu tarihini yaşatan şehir: Sivas

Şifaiye medresesi

1218 yılında Selçuklu Sultanı I.İzzeddin Keykavus tarafından yaptırılan en önemli tıp okullarından biriydi ve bir zamanlar Anadolu'nun en önemli hastanesiydi. Ama sadece hastalara yardım etmek için yapılmadı. Mimari ve estetik açıdan da güzel görünmek için inşa edildi. 800 yıl sonra bile hala etkileyici. Dekorasyonda stilize güneş, aslan ve ay, boğa motifleri, mavi Azeri çini eserleri ve sultanın yazdığı Arapça bir şiir bulunmaktadır. 1220'de I. İzzetttin Keykâvus'un buraya gömülmesiyle birlikte güney eyvanı türbeye dönüştürülmüştür. Günümüzde avlusu, içinde çayevi bulunan bir bloktur ve çevredeki eyvanlar (tonozlu salonlar) hatıra eşya satan tezgâhlara ev sahipliği yapmaktadır.

Gök medrese

III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde Vezir Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından, 1271 yılında yaptırılan Gök Medrese, 1926 yılında müzeye dönüştürüldü. 2006 yılında başlatılan restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından Selçuklu Sanatları Müzesi olarak hizmete açılması planlanmaktadır. Duvarları yontma kalker taşından yapılan medresenin minareleri 25 metre uzunluğundadır. Gök Medrese açık avlulu dört eyvan şemasının uygulandığı iki katlı bir medresedir. Taç kapıda kullanılan mermer malzeme nedeniyle ışık gölge oyunları muhteşemdir.

Sivas'ın kısa tarihi

Topraktepe Höyüğü'nde yapılan kazılar, yöredeki Hitit yerleşimlerine işaret etmesine rağmen, üçüncü yüzyılın sonlarına doğru, Romalı İmparator Diocletian'ın egemenliği altındaki Ermenistan'ın başkenti Sebastea kenti olarak ortaya çıkmasından önce Sivas'ın tarihi hakkında hiçbir şey bilinmemektedir.

11'inci yüzyılın sonlarında Türklerin bölgeye yerleşmesine kadar başkent olarak görevini sürdürdü. Türkmen Derviş beyliği, Sivas'ı 1080-1090 yıllarında ele geçirdi. 1172'de Selçuklular tarafından fethedilene kadar beyliğin başkenti oldu. Selçuklular döneminde, Sivas refah seviyesinin doruklarına ulaştı. Anadolu'nun önemli şehirleri; 1400 yılında Timur tarafından yağmalandığında, Sivas'ın 150 binden fazla nüfusu olduğu söyleniyordu.

Eski refahını hiçbir zaman geri kazanmamış olmasına rağmen, Sivas Osmanlı İmparatorluğu döneminde önemli bir eyalet başkentiydi ve Eylül 1919'da, Türkiye'nin ilk cumhurbaşkanı olan Mustafa Kemal Atatürk'ün çağrısıyla ikinci ulusal kongrenin yapıldığı şehir oldu. Bu kongre; Avrupalı işgal güçleriyle birlikte Osmanlı İmparatorluğunun da sonu oldu ve cumhuriyetin kurulmasına yol açtı.

Sivas, 13. yüzyıl Selçuklu mimarisinin en güzel kalıntılarından bazılarını barındırmaktadır. Bunlardan medreseler özellikle dikkat çekicidir. Gök (Mavi) Medrese (1271), Şifaiye Medresesi (1217-1218), Çifte Minare Medresesi, Ulu Camii en önemli eserlerdir.

Selçuklu tarihini yaşatan şehir: Sivas

Yorumları Göster
Yorumları Gizle