GeriSeyahat Portekiz’den davet var
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Portekiz’den davet var

Portekiz’den davet var

Portekiz’in şaraplarıyla ünlü kenti Porto’nun doğusunda yer alan tarihi kalıntılar ve Ortaçağ köyleri, turistlerin yeni gözdesi. Douro Nehri ve vadisindeki üzüm bahçeleri adeta görsel şölen oluşturuyor. Porto’nun dar sokakları, cumbalı evleri ise İstanbul’un tarihi semtlerini hatırlatıyor.

Zifiri karanlıkta gökyüzünü pırlanta gibi aydınlatan binlerce yıldızın altından geçerek toprak yola girdik. Küçük kasabadaki insan ve araç sesleri, yerini Douro Nehri’nden gelen uğultuya bırakmıştı. Çukurlarla dolu toprak yolda arazi aracıyla sallana sallana ilerlerken bir yandan da yıldızları seyrediyorduk. Aracın durmasıyla nehir vadisine geldiğimizi anladık. Karanlık, farların aydınlattığı alan dışında kalan hiçbir yeri görmemize izin vermiyordu.

Arkeoloji parkı sorumlusu Antonio Batarda, farları kapattıktan sonra araçtan inmemizi söyledi. Göz gözü görmeyen karanlıkta nehrin uğultusu, hepimizde ürperti yaratmıştı. “İlk kim inecek” der gibi ekip arkadaşlarımızla bakıştık. Bu sırada Antonio araçtan inerek elindeki feneri yaktı. Yolun kalan kısmını yürüyerek devam etmek zorunda olduğumuzu hatırlattı. İçimizdeki korku ve ürperti duygusunu, nehrin uğultusu ile gece kuşlarının kanat sesleri körüklüyordu. Antonio elindeki fenerin ışığını kapattı ve gökyüzüne bakmamızı söyledi. Bir süre yıldızları izledikten sonra, elindeki feneri sağa sola sallayarak çalılıkların arasında yürüyen Antoio’nun peşinden ilerlemeye başladık.

Portekiz’den davet var


Kayalar bulununca baraj inşaatı durdu

Bir süre sonra üzerinde Paleolitik çağdan kalma at, keçi, sığır resimleri olan binlerce yıllık kayalar çıktı karşımıza. Portekiz’in kuzeydoğusunda bulunan Doura ve Coa nehirlerini birleştiği alan Coa Vadisi olarak adlandırılıyor. Bu alan, Paleolitik çağdan kalma bir açık hava müzesi. M.Ö. 22.000 ila 10.000 yıl öncesine ait at, sığır ve diğer hayvan figürlerinin bulunduğu alan, Coa Nehri vadisindeki bir baraj inşaatı sırasında keşfedildi. Büyük heyecan uyandıran keşfin ardından baraj inşaatı sonlandırıldı. Bölge arkeolojik park alanı olarak ziyaretçilere açıldı. Ardından da Coa kasabasına bir arkeolojik müze inşa edildi. Portekiz ve Avrupa’dan birçok turist, tarihi kalıntıları görmek için bölgeye akın ediyor. Müze yöneticileri, ‘doğallık’ prensibiyle kaya resimlerinin bulunduğu yere gece safari turları düzenliyor. Yol boyunca hiçbir aydınlatma ve yol düzenlemesi dahi yapılmamış. Müze yöneticileri bu yöntemle ziyaretçilere binlerce yıl önce insanların yaşadığı şartları anlatmayı amaçlıyor.

Portekiz’den davet var


Köylerde doğal konaklama alanı

Bölgenin bir diğer özelliği ise doğallığını koruyan taş evlerin muhteşem mimarisi. Coa Vadisi’nde arkeolojik safari turunun ardından bir sonraki durağımız Douro Vadisi’ndeki Marialva Köyü oldu. 15. yy’da inşa edilen eski bir gözetleme kulesinin etrafındaki yaklaşık 50 evden oluşan köyde, bir yatırımcı 11 evi satın alarak restore ettirmiş. Tek katlı taş evler, tarihi çizgileri değiştirilmeden eşyalarla donatılmış. Köyde otel çalışanları ve konaklayanlar hariç 30 kişi yaşıyor. Yerel halkı öğle saatlerinden sonra sokakta görmek imkânsız. Erkenden işlerini tamamlayıp öğleden sonra evlerine çekiliyorlar. Turistler için gürültüden uzak bir doğallık sunan köyde gecelik konaklama ücreti sezonuna göre 150-250 Euro arasında değişiyor.

Portekiz’den davet var

Portekiz’den davet var


Bağlar ve zeytinlikler

Portekiz’de şarap denince akla ilk gelen yer, Atlantik Okyanusu kıyısındaki Porto. ‘Kapı, liman’ anlamına gelen Porto’nun güzelliğini, Doura Nehri tamamlıyor. İspanya’dan doğan ve Porto’dan okyanusa dökülen nehrin etrafı bağlarla çevrili. Bazı bağlarda fıçı şeklinde tasarlanmış turistik konaklama alanları görmek mümkün. Doura Vadisi’nden elde edilen üzümlerle yılda yaklaşık 50 milyon litre şarap üretiliyor. Porto şarabı nehir yoluyla Avrupa’nın içlerine kadar ulaştırılıyor. Şehrin her sokağında şarapevi, mağazası görüyorsunuz. Restoranların birçoğu müşterilerine kendi ürettiği ev şarabını ikram ediyor. Şarabın yanında ikram edilen zeytinyağını da anmak gerek. Ancak Porto’da sabah kahvaltısında zeytin bulmak neredeyse imkânsız, daha çok akşam yemeklerinde ikram ediliyor.

Portekiz’den davet var


Nehirde tekne keyfi

Porto’nun sokakları, bitişik nizam binaları ve balkonlara asılan çamaşırlar size Beyoğlu’nun ara sokaklarını hatırlatacak. Eski binaların duvarları renkli seramik ve çinilerle kaplı. Douro Nehri üzerinde bulunan köprüler ve tepelerdeki kiliseler turistlerin ilgisini çeken noktalar arasında. Atlantik Okyanusu kıyısında ise yılın her mevsimi sörf yapanları görmek mümkün.
Kentte yapılacaklar listesinin üst sırasındakilerden biri de Douro Nehri üzerindeki nostaljik tekne turları. Tekneler Douro Vadisi’nin içlerine kadar ilerleyerek bağları görme fırsatı sunuyor. Nehrin kollarında bot ile gezinti yapmak da mümkün. Yerleşimin olmadığı İspanya sınır hatlarındaki doğal yaşam ise özellikle karavanla seyahat edenlerin ilgisini çekiyor.

Sefer sayısı artırıldı

Portekiz turizm ofisi bu yıl ülkeye Türkiye’den turist çekmek için bir atılım yaptı. Özellikle kültür turizmi için Türkiye vatandaşlarını ülkeye davet ediyorlar. Portekiz’e uçuşlarını artıran Türk Hava Yolları yetkilileri, Porto şehrine haftada karşılıklı olarak 10 sefer yapılmaya başlandığını söylüyor.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle