GeriSeyahat Özgürlükler şehrinde müziğin peşinde / Amsterdam
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Özgürlükler şehrinde müziğin peşinde / Amsterdam

Özgürlükler şehrinde müziğin peşinde / Amsterdam

Hollanda’nın en büyük kış etkinliği olan Buz Heykel Festivali’nde -10 derecede gezdim, müziğin peşinde Amsterdam sokaklarını dolaştım. Bu yılın teması ‘Music Inpires’ yani ‘Müzik İlham Verir’. Amsterdam'a gitmek isteyene iyi haber: Buz Heykel Festivali 5 Şubat’a kadar sürüyor.

Amsterdam’ın birkaç bilinen turistik meydanından biri Rembrandtplein’den alışveriş caddesine doğru yola devam ederken şehrin kendine özgü en önemli plak ve müzik dükkânı olan Concerto’yu buldum. Burası 1955’ten beri açık, oldukça büyük ve birbirine bağlı birkaç binadan oluşuyor. Resmen cenneteyim. Plak, CD ve DVD satılıyor. Eski, yeni ne varsa her şeyi karıştırıp dinleyebiliyor ve mola vermek isterseniz de kahve içip tatlı yiyebiliyorsunuz. Listeler, öneriler ve bölümlere bakan uzmanlarla bu dükkânda zamanın nasıl geçtiğini anlamadım.

Özgürlükler şehrinde müziğin peşinde / Amsterdam

Concerto alışverişimden sonra Hollanda Buz Heykel Festivali’ne devam ettim. Hollanda’nın en önemli kış etkinliği bu yıl ilk kez Amsterdam’da gerçekleşiyor. 3000 metrekarelik bir alanda -10 derecede muhteşem bir atmosfer yaratılmış. Dünyadan 42 buz heykel sanatçısı 500 bin kg. buz kullanarak ‘Music Inspires’ (Müzik İlham Verir) temasıyla dev heykeller yapmış.

Özgürlükler şehrinde müziğin peşinde / Amsterdam


Farklı müzik türlerinin ya da ünlü müzisyenlerin heykellerini görmek için birkaç kez girip çıktım. Çünkü çok soğuk ve ısınmak için sıcak içecek alıp tekrar geri dönmek gerekiyor. Her heykel standının ününde temaya uygun müzikler çalıyor. Ortam loş ve heykeller renkli ışıklarla aydınlatılmış. Bu dev şeffaf heykellerin içinden geçen ışık ortamı büyülü hale getiriyor.

Özgürlükler şehrinde müziğin peşinde / Amsterdam


Biraz müziğin, biraz soğuğun etkisiyle dans edip ısınmaya çalıştım. Ve çıkışta Ajax’ın maçına gelen büyük bir kalabalığın içinden geçip şehre döndüm. Festival 5 Şubat’a kadar devam ediyor. 

Özgürlükler şehrinde müziğin peşinde / Amsterdam

Hazır yolunuz düşmüşken
Şehirde her yerde görülen 3X (XXX) yangın, sel ve vebaya karşı şehrin korunmasının simgesi. Kraliyet armalarında, binalarda, yollarda, banklarda her yerde var. Yel değirmenlerini ve klompen yapımını görmek isteyen turistler Zaanda nehri kıyısındaki Zaanse Schans’a gidiyor. Anne Frank evi önünde hep kuyruk var. 2. Dünya Savaşı’nda 2 yıl bu kanal evinin gizli odalarında saklanan bir ailenin küçük kızının tuttuğu günlüğü ve odası görülebiliyor. Jordaan tasarım butikleri, küçük ve tarz kafeleri, bit ve antika pazarı ile yerli halkın ve gençlerin vakit geçirdiği en keyifli yer. Eğlence hayatı renkli! En ünlü konser mekânı Paradiso. Amsterdam’ın en eski evlerini ve otantik mahalle ortamını görmek  için Begijnhof’a gidin.

Özgürlükler şehrinde müziğin peşinde / Amsterdam


Yürürken mutlaka müzik dinleyin. Benim en çok dinlediklerimi şarkıları Allianz Motto Müzik’in Spotify hesabındaki Hayat Bana Güzel Amsterdam listesinde bulabilirsiniz. Van Gogh’suz ve Rembrandt’sız bir Amsterdam düşünülemez. Van Gogh Müzesine ve Rembrant’ın evine mutlaka gidin. Rembrandt Meydanı’nda ressamın ünlü tablosu ‘Gece Nöbeti’nin 3 boyutlu heykelleri arasında dolaşıp fotoğraf çektirmeyi unutmayın. Gece Nöbeti’nin orijinali ve daha pek çok ünlü sanatçının eseri Reijk Müzesi’nde görülebilir. Red Light’ta muhteşem vitrayları ve dev orgu ile çarpıcı Oude Kerk Kilisesi’ni görün. Çok eski ve güncel sanat sergilerine ev sahipliği yapıyor. Ice Bar her turistik rehberde önünüze çıkıyor. Kanmayın boşa para harcamayın.

Özgürlükler şehrinde müziğin peşinde / Amsterdam

Müzeler
Amsterdam’a boşuna müzeler şehri demiyorlar. 40 kadar irili ufaklı müze var. Sadece sanat ve tarih değil;  lale, pipo, çanta, geleneksel Hollanda kostümleri, çikolata, bira, pırlanta ve daha neler neler. Şehrin en turistik noktalarından  Bloemenmarkt’ta (Çiçek Pazarı) yolum düşüyor.  Mevsim kış olunca laleleri pek göremesem de adım başı şehrin diğer bir simgesi olan gouda ve çeşitli Hollanda peyniri satan mağaza görüyorum. Ve elbette peynir ve şarküteri ürünleri ile güzel ekmekler satan pek çok dükkan. İsterseniz sandviç yaptırıp yola devam edebilirsiniz.

Yılda 75 bin bisiklet çalınıyor
Bisiklilerin acemi yayalara tahammülleri yok. Sinyal vermek için kollarını kullanıyor, uyarmak için “Dülülülülü” ya da “blıling blıling” gibi sesler çıkartıyorlar. Kanal ve köprülerin etrafı yüzlerce eski bisiklet ile dolu. Şehirde 2 milyon bisiklet var ve her yıl ortalama 75 bin bisiklet çalındığı için yeni ve güzel bisiklet görmek mümkün değil. Siz de bisikletleri saatlik veya günlük olarak kiralayabilirsiniz, fakat sigorta yaptırmanızda fayda var.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle