GeriSeyahat Orta Doğu’nun kalbi: Ürdün
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Orta Doğu’nun kalbi: Ürdün

Orta Doğu’nun kalbi: Ürdün

Ürdün, Orta Doğu’nun kalbinde bulunan en güvenli ve modern ülkelerden biridir. Bunun yanında Orta Doğu’nun otantik, kadim ruhunu hissedebileceğiniz bir atmosferin tam ortasına düşersiniz. Bu yanıyla Ürdün, Orta Doğu’yu keşfe başlamak için de en güzel ülkelerden biri. Ürdün ile ilgili güvenlik gibi ön yargılarınızı bir kenara bıraktıysanız ülkede kısa zamanda yaşayacağınız çok farklı deneyimlerin tadını çıkarın.

Bu ülkede Dünyanın 7 harikasından biri olan Petra antik kentini keşfedebilir, dünyadaki en güzel çöllerden biri olan Wadi Rum’da çadırda kalarak bedevi yaşamını tecrübe edebilir, Kızıldeniz’de balıklarla yüzmek ve mercan kayalıklarını görmek için dalış yapabilir. Orta Doğu’nun kalbi: Ürdün
Dünya’nın en alçak noktası olan Ölü Deniz’de suyun üzerinde kendinizi tüy kadar hafif hissedebilirsiniz. 

Dünya’nın en çok ziyaret alan kalıntılarından olan Petra antik kenti, yaklaşık 2000 yıl önce Nebatiler tarafından inşa edilmiş ve günümüze kadar gelmiş bir başkent. Aslında, 1812 yılına kadar batı toplumları tarafından bilinmeyen bu muhteşem kent, sadece bedevilerin yaşadığı bir yermiş. Bu yüzden Petra’ya Kayıp Şehir de deniyor. 1812 yılında İsviçreli bir tarihçinin türlü zorluklarla Bedevi kılığına girip Arapça öğrenerek antik kenti keşfetmesinden bu yana Petra’nın sırları çözülmeye başlamış. Tarihte sırasıyla Nebatiler, Yunanlar, Romalılar, Bizanslılar ve Osmanlılar’ın hüküm sürdüğü bu topraklarda bulunan Petra’da tüm bu uygarlıklardan izler bulunur.

Orta Doğu’nun kalbi: Ürdün

İnsan elinden çıkmış en muhteşem örneklerden biri olan Petra, 1985’de Unesco Dünya Mirasları Listesine alınmış. 2007’de ise Dünyanın Yeni Yedi Harikasından biri olmuş. Petra’yı tam anlamıyla keşfedebilmek için en az bir gününüzü ayırmanız gerekiyor.

Sabah erken saatlerde kalabalık olmadan başlayacağınız Petra gezisinde girişten itibaren bir süre açık alanda yürüdükten sonra MS. 50 yılından kalmış antik baraj ile karşılaşırsınız. Barajın hemen yanında karşılıklı iki dik kayalıktan içeri süzülürsünüz. The Siq adındaki, 200 metre uzunluğundaki kayalıkların arasında kalan yer yer 2 metreye kadar daralan bu kanyon 1.2 kilometre kadar sürüyor. Yılan gibi kıvrıla kıvrıla giden bu büyülü koridor, sonunda görkemli Al Khazneh (Hazine)’ye açılır. Kanyon’da yürürken Hazine’yi görmek için çok acele etmeyin çünkü Petra’nın en özel yerlerinden biri de bu kanyondur. Tarihi çizimler, mezarlar ve şehre su taşıyan boruların kalıntılarını bir bir inceleyin.

Orta Doğu’nun kalbi: Ürdün

Yüzyıllar öncesine ışınlanmış bir halde kanyonda ilerlerken birden güneşin aydınlattığı bir açıklıkta ışıldayan Al Khazneh (The Treasury-Hazine) ile karşılaşırsınız. Kanyonun en büyük sihri işte sonunda karşınızdadır.

Orta Doğu’nun kalbi: Ürdün

Kum taşı kayalıkların yontularak freskler ve sütunlarla süslenmesiyle yapılmış 40 metre yüksekliğinde, 25 metre genişliğindeki bu görkemli yapıyı daha önce Indiana Jones filminde görmüş olmanız muhtemel. Filmde de olduğu gibi o an, bir hazineyi bulmuş kadar müthiş hissedeceksiniz.

Orta Doğu’nun kalbi: Ürdün

Antik şehirde Hazine’den sonra görülmesi gereken 7000 kişililik amfitiyatro, Büyük Tapınak, Manastır ve birçok kalıntı sizi bekliyor. Bunlar içinden 850 basamak tırmanarak ulaşılan Manastır, Hazine’den daha büyük fakat daha az gösterişli olan bir yapı olarak Petra’dan ayrılmadan mutlaka görülmesi gerekenlerden. Gelmişken manzaraya karşı bir Arap kahvesi içmeyi de ihmal etmeyin.

Orta Doğu’nun kalbi: Ürdün

Petra’da yaşayabileceğiniz muhteşem bir deneyim de Petra-by-Night. Pazartesi, çarşamba ve perşembe geceleri düzenlenen bu etkinlikte Hazine’nin önü mumlarla donatılıyor. Bu etkileyici görsel atmosferde üflemeli bir çalgı ezgisinde unutamayacağınız bir gece geçirebilirsiniz.

Orta Doğu’nun kalbi: Ürdün

Wadi Rum

Türkçesi Ay Vadisi olan Ürdün’ün Unesco Dünya mirasları listesindeki çöl vadisi Wadi Rum, Bedevi yaşam tarzını deneyimleyebileceğiniz kırmızı kumu ve ilginç şekillere sahip dağlarıyla kendinizi dünyada değil de Mars’taymış gibi hissedebileceğiniz çok özel bir bölge. Zaten Lawrence of Arabia, Marslı, Star Wars gibi uzay ve fantastik kurgu temalı birçok film Wadi Rum’da çekilmiş. 

Orta Doğu’nun kalbi: Ürdün

Wadi Rum etrafı çevrili, korunaklı bir bölge olduğu için çölü Bedevi bir rehber eşliğinde safari turu ile gezebiliyorsunuz. Wadi Rum’da Bedevi yaşam tarzındaki gibi geleneksel çadırlarda veya Mars’ta bir konaklama tesisine benzetilmiş üstü şeffaf balon çadırlarda kalabilirsiniz. Nerede geceyi geçirirseniz geçirin yerden göğe kadar simsiyah kadife bir çarşafın üzerine dağılmış yüzlerce pırlanta gibi görünen yıldızların büyüsüne kapılacaksınız. Çölde güneşin doğuşunu ve batışını da mutlaka izlemelisiniz.

Orta Doğu’nun kalbi: Ürdün

Çölden ayrılırken Bedevilerin yönlendirdiği develerle çölde seyahat etmeyi de atlamayın. Daha önce deveye başka bir yerde binmiş olsanız dahi Wadi Rum deveyle geçmek için çok güzel bir çöl.

Orta Doğu’nun kalbi: Ürdün

Wadi Rum’dan araçla ayrıldıktan sonra yol üzerinde Osmanlı zamanında 2. Abdulhamit’in hicaz yolu olarak yaptırdığı tren yolunda 1916’den beri duran bir tren bulunuyor. Vagonlar içindeki koltuk ve ekipmanlarla çölün ortasında öylece duruyor. Türk bayrağımız halen trende dalgalanıyor. Buraya mutlaka uğrayın, biraz gezip fotoğraf çektikten sonra yola devam edebilirsiniz.

Orta Doğu’nun kalbi: Ürdün

Akabe

Wadi Rum’dan arabayla bir saatlik bir yol giderseniz Ürdün’ün tek deniz kıyısı olan Akabe körfezine varırsınız. Dalış için en güzel denizlerden biri olan Kızıldeniz’de bir sahil kasabası havasındaki Akabe şehrinde dalış yapabilir ya da altı cam teknelerle deniz altını izleyebilirsiniz. Berrak bir deniz altına sahip Akabe’de mercanlar, rengarenk balıklar ve hatta deniz kaplumbağası bile görebilirsiniz. Bunun için dalış yapmanız bile şart değil şnorkelle de bu zengin canlı çeşitliliğine şahit olabilirsiniz.

Orta Doğu’nun kalbi: Ürdün

Ölü Deniz (Lut Gölü)

Akabe’nin yaklaşık 270 km kuzeyinde bulunan Ölü Deniz (Lut Gölü), yeryüzünün en alçak noktasında bulunan dünyanın en tuzlu 3. gölü. Yani burası aslında büyük bir göl. Bu kadar tuzlu bir suda hiçbir canlı yaşayamadığından Ölü Deniz de deniyor. Ölü Deniz sahili boyunca lüks spa otellerinde konaklayabilirsiniz. Gölün bu kadar tuzlu olmasından dolayı suya girdiğinizde hiç çaba sarfetmeden su üzerinde kalabiliyorsunuz. Bu gölde yüzmek, kendinizi ağırlıksız hissedeceğiniz çok farklı bir tecrübe. Gölün kaldırma kuvvetini fırsat bilip gölde kitabını, gazetesini okuyanlar ve böyle fotoğraf çekenler çok. Gölün içinden çıkan mineral açısından zengin siyah kili de cildinize sürmeden dönmeyin.

Orta Doğu’nun kalbi: Ürdün

Amman

Son olarak Başkent Amman’da da bir gün geçirebilirsiniz. Amman’da lokallerin çok fazla vakit geçirdiği modern alışveriş merkezleri var. Güzel restoranlara sahip bu şehirde Ürdün’ün en meşhur yemeği bizim damak tadımıza uygun, leziz mansafı, maklube ve humusu mutlaka deneyin.

Orta Doğu’nun kalbi: Ürdün

Akşam üzeri güneşin batışını izleme bahanesiyle Amman’ın merkezinde bir tepede bulunan Citadel adındaki Roma ve Bizans dönemlerinden kalan kalıntıları görmeye gidin. Amman şehrini bu tepeden panaromik olarak izleyin.

Orta Doğu’nun kalbi: Ürdün

Fotoğraf: Derya YILMAZ


Yorumları Göster
Yorumları Gizle