GeriKuzey Kıbrısı Keşfet O havalimanı eminim daha da büyüyecek
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
O havalimanı eminim daha da büyüyecek

O havalimanı eminim daha da büyüyecek

Sefer Levent

Çok gitmişliğim vardır Kuzey Kıbrıs’a. Havalimanından otele, otelden biraz Lefkoşa’ya oradan yine havalimanına. İki bilemedin üç günlük bazen iş bazen tatil amaçlı seyahatlerdi bunlar. Meğer ne çok şey kaçırmışım.

Lefkoşa Büyük Han’da kahvenin tadını, Selimiye Camii’nin ihtişamını, St. Hilarion’un tarihini, Bedesten’i, Suriçi’ni hep ıskalamışım. Hele o Salamis Harabeleri’nin günümüze uzanan heybetini, dünmüş gibi yerinde duruşunu, Girne limanının güzelliğini, Maraş’ın hüznünü, Petek Pastanesi’ndeki tatlıların tadını bilmeyişim...

Kendimi hiç affetmeyeceğim. Dünyanın en uç noktalarına gidip ne varsa araştırıp bildiğim halde neden Kuzey Kıbrıs’a bugüne kadar bu haksızlığı yaptım?

Kıbrıs 5 yıldızlı oteller demek değil, casinolar değil, yeşil hat değil, müzakereler, sorunlar değil... Kuzey Kıbrıs tarih, Kuzey Kıbrıs doğal miras, Kuzey Kıbrıs kültür... Sakın ha, abarttığımı düşünmeyin. Fazlası yoktur, eksiği vardır...

Peki ya neden böyle? Türkiye’den baktığımızda Kuzey Kıbrıs niye olduğundan farklı gözükür? Neden hak ettiği ilgiyi çekmez? Bence siyaset yüzünden. Kuzey Kıbrıs o kadar siyasete boğulmuş durumda ki, tarihini, kültürünü pazarlamayı ihmal ediyor. Biliyorum, ambargolar, izolasyonlar vs. var. Pazarlasan ne olacak diyenler çıkacaktır. Bu konuda öyle çok büyük hayallerim de yok. İşe Kuzey Kıbrıs’ı tarihi, kültürel yönleriyle Türkiye’ye iyi anlatarak başlamalıyız. Bunun için hepimize görev düşüyor. İkinci hedef ise Azerbaycan olmalı. Yeni müzakereler nasıl sonuçlanır, Ada’ya kalıcı bir çözüm gelir mi bilmiyorum. Ancak yeni görüşmelerin bir referanduma dönüşmesi durumunda ve Annan planında olduğu gibi Rum tarafınca kabul görmemesi halinde ise artık Kuzey Kıbrıs’ın bazı kazanımları olmalı.

Tam da bu sebepten Azerbaycan diyorum. Azerbaycan hala resmen tanımış durumda değil Kuzey Kıbrıs’ı. Hatırlar mısınız bilmiyorum. 2004 yılında Annan Planı doğrultusunda Kıbrıs’ta yapılan referandum sonrasında Azerbaycan ve KKTC ilişkilerinde gelişme ve atılım yaşanmıştı. Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev, 2004 yılında adanın ikiye bölünmüşlüğünü sona erdirmek için yapılan Annan Planı’nda Türk tarafının “evet”, Rum tarafının ise “hayır” demesi durumunda Azerbaycan’ın KKTC’yi tanıyabileceğini söylemişti.

Azerbaycan, 2005 yılında KKTC pasaportlarını tanıyacağını duyurup KKTC’nin 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’na resmî temsilcilerini göndermişti. 27 Temmuz’da 100 kişilik Azeri iş insanlarını taşıyan Azerbaycan’daki Imair Havayolları’na ait uçak Bakü’den KKTC’ye doğrudan uçuş yapmıştı. Bu, KKTC’ye Türkiye dışında bir devletin yaptığı ilk doğrudan uçuş oldu. Sonrasında Rumların protestosu düzenli yapılması beklenen uçuşları bir başka bahara bıraktı. O bahar da bir türlü gelmek bilmedi. Türkiye topraklarına değmeden hiçbir uçak gitmiyor, gidemiyor Kuzey Kıbrıs’a...

Şimdi diyorum, tam zamanı değil mi? Yeni bir referandum ihtimalinde bir tarafın kabul diğer tarafın reddetmesinin de bir yaptırımı olması gerekmiyor mu? Azerbaycan’ın Kuzey Kıbrıs’ı tanıması, Azerbaycanlılara ve diğer bazı ülkelere Kuzey Kıbrıs’ın yolunu açacak politikaların şimdiden oluşturulması şart değil mi?

Türkiye’den Kuzey Kıbrıs’a giden ve milyonlarca liralık bir yeni havalimanına soyunan Taş Yapı’nın patronu Emrullah Turanlı’nın hayalleri çok büyük. Kuzey Kıbrıs’ta bize ev sahipliği yapan Turanlı’yı artık iyi tanıdığımızı düşünüyorum.

Eminim ki Kuzey Kıbrıs’ın geleceğine inanmasa böyle bir yatırıma girişmezdi. Yıllık kapasitesi 5 milyon kişi olacak havalimanının daha da büyüyeceği günleri görmemize kaç yıl var bilmiyorum. Bildiğim bir şey var. Kuzey Kıbrıs çok ama çok daha fazlasını hak ediyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle