GeriSeyahat Madrid’i Madridli gibi gezmek…
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Madrid’i Madridli gibi gezmek…

Madrid’i Madridli gibi gezmek…

Avrupa’nın genel tanımı bu şehirde kesinlikle. Düzen, eğlence, ucuzluk ve medeniyet. Hepsi toplanınca Madrid ortaya çıkıyor derse biri ona inanın. Yerinde gördüm, deneyimledim. Üçüncü kez gittiğim Madrid’de artık bir Madridli gibi düşünebiliyorum. Hadi bu güzel başkentte neler var kısa kısa bakalım...

Madrid’de nereleri gezmeli?

Mercado de San Miguel

19.yüzyıldan günümüze kadar gelmiş modern İspanyol pazarı. Demir iskeletli bir binada kurulan pazarda taze yiyeceklerin çoğunu bulabilirsiniz. Madrid’i gezerken ayaküstü atıştırmalık sokak lezzetleri bulabileceğiniz uygun fiyatlı bir mini çarşı.

Madrid’i Madridli gibi gezmek…

Plaza Mayor

Plaza Mayor dini geçitlerin, ayinlerin, törenlerin hatta maça giden taraftarların toplandığı bir bölge. 17. Yüzyıldan kalma bu geniş alan da ayrıca meydanı yaptıran III. Felipe’nin de bir de atlı heykeli bulunuyor. Etkiletici binaların revakları, sivri kuleleri ve pencereleri ile Madrid’e gelen herkesin görmeden geçmemesi gereken bir yer. İster meydandan bu büyüleyici yapıları izleyebilir, ister meydanda bulunan cafelerde birer kahve içebilirsiniz.

Puerta del Sol

Madrid’in kalbi diyebileceğimiz bir meydan. Sürekli kalabalık ve sürekli insanların bir yerden bir yere yürüdüğü veya süs havuzunun başında oturduğu sohbet ettiği, sokak sanatçılarının dolu olduğu bir alan. Puerta del Sol,  trafiği, kalabalığı ve hareketliliğiyle Madrid’e yakışır bir merkez gerçekten. Kentin başlıca buluşma yerlerinden biri olan ve günümüzde büyük bölümü yayalara ayrılmış yarım ay şekilde gözüken bir meydan. Merkezde ayrıca, yılbaşı gecesi saat kulesinin önünde toplanan insanlar gece yarısı olduğunda çanın her vuruşunda bir üzüm tanesi yiyerek yeni yılın kendilerine şans getirmesini diler. Puerta del Sol da ayrıca, İspanya karayolları ağının merkezi sıfır noktası bulunuyor.

Madrid’i Madridli gibi gezmek…

Gran Via

Madrid’de 19.yüzyılın ortalarında gelişen orta sınıf, kentin sınırlarını dışa doğru zorlamaya ve genişleme için yoksul bölgeleri tahrip etmeye başlandığında geniş bulvar Gran Via için kolları sıvamanın zamanı gelmişti. Modern Madrid’in sembolü olacak bulvarlar için karar 1910 yılında verilmiş. Bu cadde üzerinde dünyaca ünlü alışveriş mağazaları ve Madrid’in simgeleri olan binalar bulunuyor. Madrid’in meşhur simge yapılarından Metropolis binası da bu cadde üzerinde yer alıyor.

Plaza de Espana

Madrid’de trafiğin en yoğun olduğu noktalardan birinde yer alan Plaza de Espana, aynı zamanda popüler bir buluşma noktası Madrid halkı için. Meydanın en büyük simgesi 26 katlı Edificio Espana binası. 1953 senesinde bitmiş inşaatı. Sonrasında iki yanına 17şer katlı iki bina daha yapılmış. Fakat nedenini bilmediğim bir sebepten bina şuanda kullanımda değil. Meydanda ayrıca, dev bir dikilitaş var. Dikilitaş önünde ise Cervantes heykelinin hemen altında Don Kişot’u atını sürerken ve Sancho Panza’yı da eşeğinin üzerinde onu takip ederken görebilirsiniz.

Madrid’i Madridli gibi gezmek…

Palacio Real

Rio Manzaneres’e tepeden bakan yüksek bir kayalığın üzerinde yer alıyordu kraliyet kalesi. 1734 yılında çıkan yangın sonrası V. Felipe buraya gerçek bir saray yapılmasını istiyor. Ve şuan da günümüze kadar gelen bu sarayın inşaatına başlıyor. Devlet törenlerinin neredeyse hepsi bu alanda yapılıyor. Bu sarayda neler var peki?

Templo de Debod

Bu tapınaklar Mısır hükümetinin bir hediyesi İspanya’ya. Nil nehri üzerinde bulunan Asuan Barajı’nın suları altında kalan tarihi eserlerin kurtarılması projesinde İspanyol mühendislerin emekleri nedeniyle bir teşekkürler hediyesi.

Madrid’i Madridli gibi gezmek…

Lavapies ve La Latina

Avrupa’nın en güzel yanı sokaklarında oturup keyif yapacağın insanları izleyebileceğin sakin küçük meydanları sanırım. Lavapies Madrid’in sıra dışı mahallesi. Özellikleri akşamları ne yapsak diyenlerin uğrak mekânı. Mekân mekân dolaşabilir, uygun fiyata eğlenebilir, sosyalleşebilirsin.

Retiro Parkı

Madrid’in şık semtlerinden biri Jeronimos’ta yer alan bir park. Madrid’de hafta sonları kendilerini yeşile bırak insanların bol olduğu yer. 17. yüzyılda yalnızca kraliyet ailesi tarafından kullanılan park 1869 yılında tamamiyle halka açılmış. İsterseniz yeşile doyabilir, isterseniz bu manzaranın bir parçası olur ve teknelerle gölde tur atabilirsiniz.

Madrid’i Madridli gibi gezmek…

Madrid’de yemek mekânları önerisi

Madrid yemek mekânları açısından çok çok fazla geniş bir çeşide sahip. Her yer farklı bir mekân her sokak farklı bir lezzet durağına açılıyor. Ben buraya bildiklerimi yazdım ama eminim çok daha iyileri veya güzelleri de vardır.

Chocolateria San Gines
La Ciudad Invisible
Casa Revuelta
Malaspina
Bistrot Maximilian
Camoati
El Abrazo de Vergara
Le Petit Bistrot
Naia
Taberna del Chato

Madrid’i Madridli gibi gezmek…

Madrid kahve mekânları önerisi

Cafe del Jardin SB
Cafe de la Luz
Toma Cafe
Mama Framboise Platea
Cafelito
La Infinito
Salon des Fleurs
Monkee Koffee
İl Tavolo Verde

Madrid’i Madridli gibi gezmek…

 

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle