« Hürriyet.com.tr

Lezzetli bayram kaçamağı

Bayram demek, kentten kaçmak demekle eş anlamlı oldu artık. Hükümet uzatmasa da, çalışanlar bir yolunu bulup, tatilin önüne arkasına birkaç gün ekleyerek tatili uzatıyor. Tatil ise yolculuk demek… Bu hafta size İznik-Bozburun arası lezzetli bir bayram rotası önereceğim. Hele bu uzun ve sıcak günlerde oruç tuttuysanız, bu rotayı hak ettiniz demektir. Eğer önerilerime uyarsanız, yolculuğunuzun çok lezzetli olacağından emin olun ve porsiyonlar konusunda dikkat edin.

Mehmet YAŞİN
Mehmet YAŞİN
Mehmet YAŞİNSeyahat Yazarı

    Yolculuğumuz İznik’ten başlıyor. Burada hem lezzet hem tarih hem doğa iç içe. Yani bir taşla üç kuş birden vuracaksınız. Burada önereceğim lezzet duraklarından biri, ‘Köfteci Yusuf’ olacak. Bölgenin en iyi köftecilerinden biri… Diğer lezzet durağı ise ‘Çardak Lokantası’. Burada İznik Gölü’nü seyrederek, yayın balığı tava veya sazan balığı şiş yiyebilirsiniz. İkisi de çok lezzetli. Hele yanında, bahçede yetişen yeşilliklerden yapılan salata varsa, değmeyin keyfinize.

    Lezzetli bayram kaçamağı


    Rotanın üstündeki önemli noktalardan biri de Bursa. Burada seçenek çok fazla! Öncelikle ‘İskender kebabı’ yemeden gitmek olmaz. Bu muhteşem kebap için eski garajdaki Uludağ Kebapçısı benim favorim. Bir de ‘Kayhan Köftesi’nin tadına bakmadan Bursa’yı sakın terk etmeyin. Yolculuğun bu noktasında bir tatlı molası vermek gerekir. Tabii ki hedefiniz ‘Kemalpaşa tatlısı’ olacak. Kasabanın içinde bu çok özel tatlıyı yapan birçok mekân var. Ben genellikle, Balıkesir yolu üstündeki ‘Emrah’a giderim.

    Ramazanda zamanı unutturan iftarlarRamazan'da zamanı unutturan iftarlar


    Tatlının tadı hala damağınızdayken, bir başka lezzet noktasına geleceksiniz. Burası, tostu ve köpüklü ayranı ile meşhur olan Susurluk. Özel ekmek ve ‘Mihaliç peyniri’ ile yapılan çok özel tostu yemeden buradan geçilmez. Ayran da çok lezzetlidir ama uykunuzu getirebilir. Onun için küçük bir bardakla yetinmenizi öneriyorum.

    Susurluk’tan ayrıldıktan biraz sonra karşınıza kavun satan tezgâhlar çıkacak. Bunlar Türkiye’nin en lezzetli ‘Kırkağaç’ kavunlarıdır. Baklava gibi tadı vardır bu kavunların. Bagajınıza bir kaç tane atmanızı öneririm. Evinize döndüğünüzde bu geziyi anarak afiyetle yersiniz.

    Lezzetli bayram kaçamağı


    Bir süre sonra önünüze, bir başka köfte diyarı olan Akhisar çıkacak. Burada da lezzetli köfte yemek için alternatif fazla. ‘Köfteci Hünkâr’ ile ‘Ramiz’ bunlardan iki tanesi. Ama değişik bir şey yemek istiyorsanız ‘Gülbeyaz-ı Ziyafet’i öneririm. Burada yapılan kuzu çevirmeni tadı dillere destandır. Akhisar’dan sonraki Manisa’da sizi muhteşem bir kebap ziyafeti bekliyor. Küçük şişlerde, ızgarada pişen, pidelerin üstüne çekildikten sonra üstüne cızır cızır erimiş tereyağı gezdirilen bu kebap, tam damakları çatlatacak cinsten. Bu kebap için ‘Gülcemal’i veya ‘Manisaspor’ kebapçılarını öneririm.

    Lezzetli bayram kaçamağı


    İzmir bir iki gün ister

    Bir sonraki durağımız olan İzmir’i hemen geçip gitmek olmaz. Hatta bir iki gün lezzet molası vermek gerekir. Sabahın erken saatinde önce Alsancak’taki ‘Dostlar Fırını’na uğramalısınız. Burada sıcak boyoz ile güne başlangıç yapmak gerekir. Boyoz, Musevi asıllı bir tür poğaça. Dostlar Fırını, 1983 yılından beri boyoz yapıyor. Patateslisi, patlıcanlısı, patates ve peynirlisi, ıspanaklısı... Hepsi birbirinden lezzetli… Parmak yedirtecek cinsten.

    Bu restoranda yemek yemek isteyenler soyunmak zorundaBu restoranda yemek yemek isteyenler soyunmak zorunda



    Boyozun yanında yumurta yemek adetten. Bu yumurtalar bir kutunun içinde, 140 derecede 8 saatte pişiyor. Yumurtaları ortadan ikiye bölmek için misina kullanılıyor. Boyozun yanında, bilenler ‘Subya’ içiyor. Bu içecek, kavun çekirdeklerinin sıkılması ile elde ediliyor. İkinci durağınız bir ‘gevrek’ fırını olacak. İzmirliler, simide gevrek diyor. Bu işin ustası da Zeynel Ergin… Kendisi 83 yaşında ve hala işinin başında. Koca İzmir’de ondan daha iyi gevrek yapan yok. Gevrekleri pişirdiği Alsancak’taki fırın ise tam 150 yıllık. Gevrek hamuru, pekmezli suda kaynatılıyor ve burgusuz yapılıyor. Fırının adı yok. Kimisi Rum fırını, kimisi tarihi fırın, kimisi de mavili fırın diyor.

    Lezzetli bayram kaçamağı


    Sıra geldi tarihi Kemeraltı Çarşısı’na. Çarşı’nın simgelerinden biri olan 67 yıllık ‘Gül Kebap’ta yiyeceğiniz döner kebabın tadını sanırım uzun yıllar anlatıp durursunuz. Bakır sahanda sunulan kebap, döner, yağda kızarmış köfte, kemik suyuyla ıslatılmış ekmek, domates sosu ve ince kıyılmış maydanozdan oluşuyor.

    Kemeraltı Çarşısı’nın Kızlarağası Hanı tarafındaki ‘Bizim Lokanta’da, çarşının önemli lezzet duraklarından biri. Özellikle öğle saatlerinde önünde sürekli kuyruk oluyor. Ama beklemeye değer. Tek tehlike yemeklerin tükenmesinde! Özellikle balık çorbası, kaz ve ördek etli tavuk çorbası, nohutlu işkembesi, zeytinyağlı yaprak sarması mutlaka tadılmalı.  Benim gibi kokoreç sevenlerdenseniz, ya Asım Usta’yı, ya Baki Usta’yı, ya da Akın Usta’yı öneririm.

    Lezzetli bayram kaçamağı


    Sırada ‘Söğüşçü Niğdeli Muammer Usta’nın üç kişilik büfesi var. Söğüş, İzmir dışında pek bilinmez. Haşlanmış kellenin etleri, ince ince kıyılıp, dürüme sarılıyor. Bunun adı söğüş dürüm. Aşırı lezzetli bir yiyecek, haberiniz olsun. “Tatlısız bu gezi bitmez” derseniz, Kemeraltı Çarşısı’ndaki ‘Hisarönü Şambali’ tatlıcısını öneririm. İki kişinin zor sığdığı bir dükkân burası… Müşteriler kapının önünde sıraya giriyor. Bir dilim şambaliyi alan çarşının kalabalığına karışıyor. Tatlının malzemesi irmik, şeker, fıstık. Bakır tepside, odun ateşinin üstünde kızarıyor. 1942 yılından beri İzmirlilerin damağını şenlendiriyor bu muhteşem tatlı. Eğer İzmir’de bir akşam kalalım derseniz, Eşrefpaşa Konak’taki ‘Meyhane 1923- Akif Baba’da felekten bir akşam çalabilirsiniz.

    İzmir gezilerinde çiçekler açar
    İzmir gezilerinde çiçekler açar


    İzmir’den sonra Urla’ya doğru bir dönüş yapıp, ‘Beğendik Abi’de ünlü ‘Urla güvecinin’ tadına bakabilirsiniz. Bu yemekten sonra damağınızın şenlendiğini göreceksiniz. Selçuk sapağına geldiğinizde üşenmeyin, bir de Tire’ye uğrayın. Çünkü burada yapılan Tire Köftesi damağınızı şaşırtacak cinsten. Burada ‘Hacı Baba’ benim favorim. Ortaklardan geçerken tabii ki çöp şişin tadına bakacaksınız. Bu şiş kebabı insan yemeye doyamıyor. Yedikçe canı daha da yemek istiyor. Buradaki önerilerim ise ‘Somuncu Baba’ ile ‘Babanın Yeri’ olacak. Ama diğerlerinin de lezzet konusunda buralardan aşağıya kalan yanları yok.

    Lezzetli bayram kaçamağı


    Tabii Aydın’ı geçtikten sonra karşınıza çıkacak olan Çine’de köfte molası vermeden olmaz. Ben, ‘Köfteci Dede’ veya ‘Enişteler’i tercih ederim ama diğerlerinin de lezzetli olduğuna inanıyorum. Sakar’ı indiniz, Marmaris’e doğru döndünüz. Çetibeli’de, jandarma kontrolünden hemen sonra ‘Şelale Lokantası’ var. Hiç tereddüt etmeden bir domates soslu karışık kızartma söyleyin. Bir de onların yaptıkları taze ekmekten isteyin. Taze ekmeği domates sosuna batıra batıra yiyeceğiniz bu basit yemeğin tadını uzun süre unutamayacaksınız.

    Marmaris’te ‘Liman Lokantası’na uğramadan, burada bir buğulama yemeden yolculuğun tadı tuzu olmaz. Rotamızın son durağında ise Bozburun, Söğüt Köyü’ndeki ‘Deniz Kızı Restoran’ var. Muhammed Usta, deniz manzaralı bir ziyafet için dört gözle sizi bekliyor.

    Kaynak: Mehmet YAŞİN