GeriSeyahat Türkiye'nin en şirin ve doğal ilçesi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Türkiye'nin en şirin ve doğal ilçesi

Türkiye'nin en şirin ve doğal ilçesi

İlk yerleşimin izleri MÖ 3400 yılarına dayanan, daha sonra İskitler, Asurlular, İyon ve Dorlar, Persler, Helenler, Seleykoslar, Romalılar, Menteşoğulları ve Osmanlılar'ın egemenliğinde yaşamış, Doğu Akdeniz ve Ege'nin kesişim noktasında bulunan Köyceğiz'in tarihi ve turistik yerleri haberimizde...

Efsanelere göre adı; Köyceğiz Gölü’nün alanı üzerinde bulunan bir ovada kurulmuş. Bilinmeyen bir zamanda ovayı sular basmış. Felaketin boyutunu görmeye gelenler: “Bütün şehir batmış, sadece kıyıda bir Köyceğiz kalmış.” sözünden türemiş olan Köyceğiz’in gezilecek yerlerinden bazılarını sizler için derledik…

Köyceğiz’in gezilecek yerleri

Köyceğiz Gölü

Muğla ilinin güneydoğusunda yer alan Köyceğiz Gölü tektonik bir çukurluğun sularla dolması ve Dalaman Çayının getirdiği alüvyonlarla oluşmuş bir göldür. Dalyan Boğazı ile Akdeniz'e bağlanan gölün kapladığı alan 6300 hektar. Boğazın ucunda Sülüngür adlı, tatlı-tuzlu su karışımı küçük bir lagün gölü daha var. Bu göl kefallerin yumurtlama yeri. Deniz kıyısı ise 50 ile 200 metre arasında değişen genişlikte ve 5,5 kilometre uzunluğunda kumsallarla kaplı. Bakir doğası ve 180 kuş çeşidiyle sakinlik arayanların vazgeçemediği yerlerden biri olan Köyceğiz Gölü’nde, 8 ay boyunca su kayağı yapmak mümkün olduğu için bazı kürek takımlarının da uğrak yerlerinden biri. Göldeki küçük adaya yörede Hapishane Adası deniyor. Ada tarihte askeri amaçlarla kullanılmış, sonra hapishane yapılmış. Cenevizlilerden kalma kalenin kalıntıları görülebiliyor. Yörede Aşık Adası da deniyor.

Türkiyenin en şirin ve doğal ilçesi

Sultaniye Kaplıcaları

Sultaniye, Türkiye'nin en yüksek radyoaktivitesi olan kaplıcasıdır. (98.3) 39 derece sıcaklıktaki su kalsiyum klorür, kalsiyum sülfat, kalsiyum sülfür ve radon içermektedir. Romatizma, siyatik yanında cilt ve kadın hastalıklarına da iyi gelmektedir. Ama asıl önemlisi radyoaktivite yüksekliği yoluyla rehabilite edici özelliğinin olmasıdır. Köyceğiz Gölü'nün güney batısında Ölemez Dağı'nın eteklerinde yer alan kaplıcanın, MÖ 100 yıllarında Kaunos'lular tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Bizans Dönemi'nde ise genişletilerek konaklama tesisleri yapılmıştır. Günümüzde Bizans Dönemi'nde yapılan tesisler Köyceğiz Gölü'nün suları altında kalmıştır. Roma Dönemi'nde kapsamlı bir hastane haline getirilen kaplıca, kaynaklara göre hastanenin girişine ‘Tanrılar adına buraya ölüm giremez' diye yazılmıştır. Ölemez Dağı’nın adı da buradan gelmektedir. Büyük banyonun yanından çıkan kaynak suyu da içildiğinde çeşitli iç hastalıklarını iyileştiriyor. Köyceğiz, Dalyan ve Ekincik' ten günübirlik dolmuş motorları ile ulaşabilirsiniz. Tekne turlarının bazıları da kaplıcalara uğruyor ve mola veriyor. Kaplıcalara Köyceğiz ilçesinden de karayolu ile ulaşım sağlanıyor.

Kaunos Antik Kenti

Antik kente ulaşmak için Dalyan üzerinden tekneye binmeniz gerekiyor. Tekneden indikten sonra 10 dakikalık bir yürüyüş mesafesinde olan bu antik kent, Antik Çağ'da ticari açıdan önemli bir liman kenti olarak biliniyor. Kaunos, zamanla denizin alüvyonlarla dolmasıyla liman özelliğini kaybetmiştir. Coğrafyacı Strabon da Kaunos'un tersanesinin ve ağzı kapanabilen bir limanının bulunduğunu yazıyor. Kenti ikiz kızkardeşi ile uygunsuz ilişki kurduğu için sürülen Miletos'un oğlu Kaunos kurmuş. Kaya mezarları ise MÖ 4. yüzyılda yapılmış, daha sonraları Roma Dönemi'nde de kullanılmış. Kentin limanı akropolün aşağısındaki Sülüklü Göl'dü. Akropol 152 metre yükseklikteki tepeye kurulmuştur. Surların kuzey yönünde olanı Orta Çağ'dan kalmadır. Tiyatrosu akropolün eteğindedir. 33 oturma sırası bulunmaktadır. Tiyatronun batı yönündeki yapı kalıntılarından biri bazilika tipi kiliseye aittir. Diğerleri Roma Hamamı ve Tapınağı'na aittir. Aşağıda tamamlanmayan bir daire biçiminde örülmüş ve yivsiz sütunları bulunan yapının arkasında üç basamakla yükseltilmiş podyum bulunuyor. Sülüklü Göl'ün kuzeyinde yapılan kazılarda stoa ortaya çıkarıldı. Çevresinde bir çok heykel kaidesi bulundu, ama heykeller bulunamadı.

Türkiyenin en şirin ve doğal ilçesi

Yuvarlakçay

Köyceğiz ve Ortaca arasında kalan Topgözü Kanyonu’nda bulunan Yuvarlak Çay, yörede yaşayanların yazın bunaltıcı sıcaklarından kurtulmak için önemli kaçış noktalarından biri. Muğla’nın “gizli cenneti” olarak nitelendirilen Yuvarlakçay Vadisi, yemyeşil doğası ile turistlerin uğrak noktası haline geldi. Köyceğiz Gölü’ne dökülen ve yüksek hava sıcaklıklarına rağmen suyu soğuk olan çay, yüzmek isteyenlerle dolup taşıyor. Yuvarlakçay ile ilgili anlatılan bir de hikaye var: Bundan 200 yıl kadar önce, Çiçek Baba Dağı'nın kalbinden Köyceğiz Gölü'ne akan nehir kurur. Yeraltına çekilen nehir, bu sudan beslenen yöre insanını yedi yıl boyunca kuraklık ve fakirlikle terbiye eder. Çaresizlik içindeki yöre halkı ‘Suyungözü' denilen bölgedeki kutsal çınarların altında toplanarak günlerce sürecek suya şükran duasına başlar. Oyunlar oynanır, türküler söylenir, adaklar adanır, dayanışma giderek şölene dönüşür. Günler böylece akıp giderken, topların patlatıldığı ‘Topgözü'nden yeryüzüne çıkarak kendini gösteren sular şırıl şırıl akmaya başlar; beklemekten yorgun düşen halkın canına can katar. Bereket saçarak yuvarlana yuvarlana Köyceğiz Gölü'ne ulaşan sular, burada ‘Yuvarlakçay' adını alır.

Türkiyenin en şirin ve doğal ilçesi

Ekincik

Doğal yat limanı olarak bilinen Ekincik, mavi yolculuğa katılanların uğrak yeri. Köyceğiz’e 40 kilometrelik orman içi yolla bağlanan koyun en ünlü yanı kumsalı. Çadır kurmak ya da karavanıyla gelmek isteyenler için iki kamp bulunuyor.

Türkiyenin en şirin ve doğal ilçesi


Yorumları Göster
Yorumları Gizle