GeriSeyahat Klişelere rağmen hâlâ şaşırtıyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Klişelere rağmen  hâlâ şaşırtıyor

Klişelere rağmen hâlâ şaşırtıyor

Rio gezginleri şaşırtacak pek çok özelliğe sahip. Aradığınız adresin kapısına kadar sizi götürenler, köle ticaretinin göz yaşartıcı izleri, Portekiz müziği eşliğinde buz gibi biranın ikram edildiği, şehrin en lezzetli yemeklerini pişiren kaldırım tezgâhları bunlardan bazıları. Rio, kumsallardan müzelere, kiliselerden pazarlara her köşede hakkındaki mitleri çürütüyor. Meraklı gezginleri kendisine çekiyor.

Cuma

15.00
Vejetaryen mönü: Brezilya mutfağında ağırlık et ve deniz ürünlerinde. Buna karşın vejetaryen mutfağı da zengin. Naturalie’de sadece öğlen yemeği servisi yapılıyor. Vegan ve glütensiz ürünlerin ağırlıkta olduğu mönüsünde manyok kökü, hindistancevizi gibi yerel malzemeler en iyi şekilde kullanılıyor. Yahni şeklindeki feijoada’da etin yerini tofu almış. İki kişilik vejetaryen mönü 150 TL.

16.30
Mayoları giyelim: Rio’nun güney bölgesinde kumsallarıyla ilgili iki ünlü semt var: Ipanema ve Copacabana. Ülkenin dikkat çekici bikinileriyle tanınan köklü markalarından Blue Man’den mayonuzu seçin. Tek parçalı, rengârenk meraklı papağan desenli mayo 225 TL. Diğer ünlü Brezilya mayo markası Oskien. Zarif tişörtleri ipek ve ketenden. Firma, Tarsila do Amaral gibi sanatçıların ürettiği desenleri giysi tasarımlarında kullanmaya başladı. Monica Ponde ise birkaç sokak ötede. Mimari öğrenimi gören tasarımcının geometrik desenli gümüş kolyelerinden alın. Alışverişinizi müzikseverlerin mabedi Toca do Vinicius’ta noktalayın. Eski, yeni neredeyse tüm bossa nova ve samba kayıtlarını burada bulabilirsiniz.

Klişelere rağmen  hâlâ şaşırtıyor

19.00
Tavuskuşu ve tavuklar: Pavão Azul (mavi tavuskuşu) akşamı karşılamak için ideal mekân. İş çıkışı gelenler küçük masaların çevresinde buluşuyor. Pataniscas’ıyla ünlü. Morina balığı ve soğan rendesiyle yapılan yiyecek buz gibi birayla servis ediliyor. Sonra güneye yürüyün. Galeto Sat’s hepi topu 12 masalık bir restoran. Şişe geçirilmiş tavuklar kömür ateşinde döndürülüyor. Yemeğe bir sepet sarmısaklı kızartılmış ekmekle başlayın. Üstüne tek lokmalık tavuk yüreği ızgarasından atıştırın. Yemeği ızgara tavukla tamamlayın. İki kişi 180 TL.

 22.00
Samba zamanı: Bip-bip tam 60 yıldır ayakta. İskemlelerinde semt halkı ve müzisyenler oturuyor. İçki mönüsü ortalama Brezilya biraları ve teneke Heineken kutularından oluşuyor. Sahneye çıkan sekiz kişilik gruplar tutkuyla samba, bossa nova söylerken dans da ediyor. Bu tutkuya izleyiciler de danlarıyla, parmaklarını şıklatarak tuttukları ritmle, şarkılara küçük sesle eşlik ederek katılıyor.

Cumartesi

10.00
Liman tarafı: Santiago Calatrava’nın tasarladığı Geleceğin Müzesi (giriş 30 TL) dört yıl önce gösterişli törenle açılmıştı. Koleksiyon ağırlıklı olarak sanal ortamda. Yüzlerce dev ekrandan bazılarında interaktif oyunlar, IMAX türü filmler geçiyor. Konuları toplum yapısı, sürdürülebilirlik, iklimsel felaket tahminleri... Müzenin dış cephesi, bahçesi daha da çekici. Suyun kullanıldığı bölümleri görün; kimilerinin uzay gemisine, kimilerinin timsaha benzettiği yapının mimarını cesareti nedeniyle takdir edin. Sonra karşısındaki Museu de Arte do Rio’ya gidin (giriş 30 TL). Çoğunlukla Brezilyalı sanatçıların eserlerine yer veriliyor. Çatı katına da mutlaka çıkın. Karşıdaki binaya baktığınızda, Portekizli ressam Alexandre Farto’nun betondan fışkıran Vhils adlı portrelerini göreceksiniz.

Klişelere rağmen  hâlâ şaşırtıyor

12.30
Hatırlamak: Afrika kaynaklı köle ticareti ve Brezilya’daki etkileri henüz yeterince araştırılmadı. Fakat ülkenin önemli kültürel mirasları arasında. Birkaç saatinizi bu konuya ayırın. Angu do Gomes’te öğlen yemeğiyle keşif turunuza başlayın. Afrika kökenli et yahnisi, mısır unu ve sütle yapılan polenta ya da benzeri garnitürlerden angu ile servis ediliyor (iki kişi ortalama 230 TL). Buradan UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Valongo Rıhtımı’na yürüyün. Batı ve Orta Afrika’dan gemiyle taşınan milyonlarca köle bu bölgede karaya çıkmıştı. Praça XV, biraz uzakta. Bir zamanlar toplu köle açık artırmaları yapılıyordu. Instituto de Pesquisa e Memória Pretos Novos (saat 11.00-14.00 arası açık, ücretsiz) küçük ve hüzünlü bir müze. Kemiklerin topraktan fışkırdığı bir mezarlığın üzerine kurulmuş.

15.00
Manzara ve içecekler: Pão de Açúcar teleferiğine binmek için sıra beklemek yerine dağın eteklerine yürüyün. Claudio Coutinho parkuru dik yamaçların kıyısından, dallarında maymunların gezindiği ağaçların altından geçiyor. Diğer tarafta dev dalgalar kayaları dövüyor. Daha sonra ister yürüyerek ister taksiyle Bar Urca’ya gidin. Meşhur etli çıtır böreklerini, kremalı karidesini, buzlu birasını, bacalo kızartmasını tadın (iki kişi atıştırmalık ve biralar ortalama 200 TL).

19.00
Zekice hazırlanmış kokteyller, yaratıcı mutfak: Kentin en güzel barlarından, lokantalarından bazıları Leblon’da. Yemek öncesinde bir kadeh içki için Mixxing’e uğrayın. Mönüdeki içkilerin çoğunu barmenler geliştirmiş. Yemeğinizi geçen yıl ikinci Michelin yıldızını alan Oro’de yiyebilirsiniz. Şef Felipe Bronze, modern Brezilya mutfağından tadım mönüsü oluşturmuş. İki kişi 1020 TL.

Klişelere rağmen  hâlâ şaşırtıyor

22.00
Eğlencenin çağrısı: Botafogo semtinde bardan bara gezinerek gecenizi tamamlayın. Wine House’un kaldırıma sıralanmış masalarında yerel şarapları keşfedin. Ardından kafe-bar CoLAB’da butik genç grupların müziği eşliğinde yerel biraları deneyin. Yakınlardaki Comuna, acıkana sandviç, susayanlara içecek, neşeli müşterilerine sahnesinden elektronik müzik sunuyor.

Pazar

10.00
Beyazlara dua saati: Saat 10.00’da 17. yy’dan kalma Mosteiro de Sao Bento’da pazar ayini yapılıyor. Koronun söylediği ilahiler konser gibi de dinlenebilir. Birbirinden çok farklı fiziğe sahip grupların bir arada yaşadığı şehrin kilisesinde tüm büstler beyaz tenli!

 

11.30
Haydi pazara: Paris Park’ın kıyısına pazar sabahları kurulan Feira da Glória şehrin en güzel, en renkli gıda pazarı. Peynir ve sosisli, tapyok unundan böreğinizi, dilimlenmiş ananasınızı, şekerpancarı suyunuzu ya da suşinizi alıp pazarı boydan boya yürüyün, bitpazarına göz atın, yetenekli sokak davulcularını dinleyin.

13.00
Sahile vurmak: Copacabana hâlâ dünyanın en güzel kent plajlarından biri. Kumsaldaki büfelerde soğuk bira eşliğinde manyoktan yapılan çıtır globos satılıyor. Gençler voleybol oynuyor, seyyar satıcılar hediyelikler taşıyor, herkesin keyfi yerinde. Güney yönünde 10 dakika yürüyüp Arpoador Beach’e ulaşabilirsiniz. Burada, sörf tahtalarının üstünde uygun dalgayı bekleyenleri, doğu kıyısındaki kayalara tırmanıp en güzel günbatımı manzarasını yakalamaya çalışanları seyredin.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle